AI Summary & Key Takeaways
AI InsightThe results suggest that burnout is an important mediating process in the development of employees’ turnover intention and that AI-related anxieties create an indirect effect in this process.
📌 3 Key Takeaways
Abstract
The aim of this study is to examine the effect of artificial intelligence anxiety on turnover intention and to reveal the mediating role of burnout in this relationship. The research model is grounded in Conservation of Resources theory and the Job Demands–Resources model. The research was conducted on SME employees operating in the province of Kırşehir, and data were collected from a total of 396 participants through a survey method. In the study, scales measuring artificial intelligence anxiety, burnout, and turnover intention were used. The obtained data were analyzed using the Partial Least Squares Structural Equation Modeling (PLS-SEM) method, and the analyses were carried out through the SmartPLS program. The Bootstrap method was employed to test the mediation effect. The results of the analyses indicated that artificial intelligence anxiety had a significant and positive effect on burnout, while burnout had a significant and positive effect on turnover intention. However, the direct effect of artificial intelligence anxiety on turnover intention was found to be statistically insignificant. The mediation analysis suggests that the effect of artificial intelligence anxiety on turnover intention is transmitted largely through burnout and that burnout may play a full mediating role in this relationship. The results suggest that burnout is an important mediating process in the development of employees’ turnover intention and that AI-related anxieties create an indirect effect in this process. In this regard, developing organizational practices aimed at reducing employees’ burnout levels may help to reduce turnover intention.
Özet
Bu araştırmanın amacı, yapay zekâ kaygısının işten ayrılma niyeti üzerindeki etkisini incelemek ve bu etkide tükenmişliğin aracı rolünü ortaya koymaktır. Araştırma modeli, Kaynakların Korunması Teorisi ve İş Talepleri-Kaynakları Modeli çerçevesinde temellendirilmiştir. Araştırma, Kırşehir ilinde faaliyet gösteren KOBİ çalışanları üzerinde gerçekleştirilmiş olup, toplam 396 katılımcıdan anket yöntemiyle veri toplanmıştır. Çalışmada yapay zekâ kaygısı, tükenmişlik ve işten ayrılma niyeti değişkenlerini ölçmeye yönelik ölçekler kullanılmıştır. Elde edilen veriler, kısmi en küçük kareler yapısal eşitlik modeli (PLS-SEM) yöntemiyle analiz edilmiş ve analizler SmartPLS programı aracılığıyla gerçekleştirilmiştir. Aracılık etkisinin test edilmesinde Bootstrap yöntemi kullanılmıştır. Analiz sonuçları, yapay zekâ kaygısının tükenmişlik üzerinde anlamlı ve pozitif bir etkiye sahip olduğunu, tükenmişliğin ise işten ayrılma niyeti üzerinde anlamlı ve pozitif etkisinin bulunduğunu göstermektedir. Buna karşın yapay zekâ kaygısının işten ayrılma niyeti üzerindeki doğrudan etkisinin istatistiksel olarak anlamlı olmadığı belirlenmiştir. Aracılık analizi bulguları, yapay zekâ kaygısının işten ayrılma niyeti üzerindeki etkisinin ağırlıklı olarak tükenmişlik üzerinden gerçekleştiğine ve tükenmişliğin bu ilişkide tam aracılık rolü üstlenebileceğine işaret etmektedir. Araştırma sonuçları, çalışanların işten ayrılma niyetinin oluşumunda tükenmişliğin önemli bir aracı süreç olduğunu ve yapay zekâ kaynaklı kaygıların bu süreçte dolaylı bir etki yarattığını düşündürmektedir. Bu doğrultuda örgütlerde çalışanların tükenmişlik düzeylerinin azaltılmasına yönelik uygulamaların geliştirilmesinin, işten ayrılma niyetinin azaltılmasına katkı sağlayabileceği düşünülmektedir.