AI Summary & Key Takeaways
AI InsightIn this respect, it can be stated that Tarsusizade Münif is the earliest voice of republican discourses in the Turkish press and literary world.
📌 3 Key Takeaways
Abstract
As a branch of fine arts, literature centers upon humanity as its primary subject, and human beings have inevitably reflected issues concerning themselves in literary works. When literary works containing social content are taken into focus in particular, enlightenment and democratization movements emerge among these reflections. Following debates over the monarchical system of governance that endured for centuries in the Turkic world, the concept of “republic” came onto the agenda on the path toward democratization. Introduced to the Turkic intelligentsia later in comparison to the West, the “republic” sought to manifest itself within the realm of literature, even as it remained in the shadow of “constitutionalism”. In this article, following the definition of the republic as a concept, the historical development of republican efforts in the Turkic world and the initial republicanbased attempts established prior to the Republic of Türkiye are evaluated. Subsequently, the first book published under the title Cumhuriyet in the Turkish press is examined. Tarsusizade Münif ’s Cumhuriyet, published in Geneva in 1903, is analyzed through a descriptive method. Furthermore, by focusing on the poem titled “Sadâ-yı Millet: Cumhuriyet” in Tarsusizade’s book İnkılap – under which the date 1902 is inscribed – it is established that his republican endeavors ought to be dated back to 1902. As a result of the study, contrary to the general tendency of the Committee of Union and Progress, which advocated liberty/democracy before the founding of the Republic of Türkiye, to defend constitutionalism, it is observed that Tarsusizade Münif – himself a Unionist – embraced the idea of “republic” rather than constitutionalism in accordance with the true meaning of the concept. In this respect, it can be stated that Tarsusizade Münif is the earliest voice of republican discourses in the Turkish press and literary world.
Özet
Güzel sanatların bir dalı olan edebiyatın öznesi insandır ve insan, kendine dair meseleleri kaçınılmaz olarak edebî eserlere yansıtmıştır. Özellikle topluma yönelik içerik barındıran edebî eserler odağa alındığında aydınlanma-demokratikleşme hareketlerinin bu yansımalar arasında olduğu görülmektedir. Türk dünyasında asırlarca süren monarşik yönetim sisteminin tartışılmasıyla demokratikleşme yolunda “cumhuriyet” gündeme gelmiştir. Batı’ya kıyasla Türk aydını tarafından daha geç tanınan “cumhuriyet”, “meşrutiyet”in gölgesinde kalmakla beraber edebiyat sahasında varlık bulmaya çalışmıştır. Bu makalede kavram olarak cumhuriyetin tanımı yapıldıktan sonra, Türk dünyasındaki cumhuriyetçilik çabalarının tarihî gelişimi ve Türkiye Cumhuriyeti’nden önce kurulan cumhuriyete dayalı ilk teşebbüsler değerlendirilmiştir. Ardından Türk matbuatında Cumhuriyet adıyla yayımlanan ilk kitap incelenmiştir. Tarsusizade Münif ’in 1903’te Cenevre’de yayımladığı Cumhuriyet betimsel yöntemle değerlendirilmiştir. Ayrıca Tarsusizade’nin İnkılap adlı kitabındaki “Sadâ-yı Millet: Cumhuriyet” başlıklı ve altına 1902 tarihi düşülen şiiri üzerinde durularak cumhuriyetçiliğe dair gayretinin 1902’de başlatılması gerektiği tespit edilmiştir. Çalışmanın sonucunda Türkiye Cumhuriyeti kurulmadan evvel hürriyetçiliği/demokrasiyi savunan İttihat ve Terakki’nin genel olarak meşrutiyeti savunma eğiliminin aksine kendisi de İttihatçı olan Tarsusizade’nin meşrutiyetten ziyade “cumhuriyet” fikrini, kavramın gerçek anlamına uygun şekilde benimsediği görülmüştür. Bu yönüyle Tarsusizade’nin Türk matbuat ve edebiyat dünyasındaki cumhuriyet söylemlerinin en erken sesi olduğu söylenebilir.