AI Summary & Key Takeaways
AI InsightPatients with high Tp-e/QT ratios should be closely monitored after spinal anesthesia.
📌 3 Key Takeaways
Abstract
Aim: A high Tp-e/QT ratio on electrocardiography is associated with adverse cardiovascular events. A prolonged QT interval is associated with mortality, while a prolonged Tp-e interval is associated with serious arrhythmias. The most significant undesirable events related to spinal anesthesia are bradycardia and hypotension. In this study, we investigated whether there is a relationship between a high preoperative Tp-e/QT ratio and cardiovascular adverse events related to spinal anesthesia. Methods: This prospective observational cohort study enrolled 249 adult patients who underwent spinal anesthesia. Preoperative Tp-e and QT intervals were measured manually, and the Tp-e/QT ratio was calculated. After spinal anesthesia, noninvasive mean arterial pressure (MAP) and heart rate (HR) were monitored at predetermined intervals. Results: Median Tp-e/QT ratios did not differ by sex (p = 0.336). An increase in the Tp-e/QT ratio was statistically significantly associated with decreases in MAP at the 1st, 5th, and 10th minutes (p = 0.007, p < 0.001, and p = 0.015, respectively). A statistically significant association was also found between the increase in the Tp-e/QT ratio and the decrease in HR at the 1st and 5th minutes (p = 0.011 and p < 0.001, respectively). Additionally, a statistically significant positive association was observed between increased Tp-e/QT ratios and ephedrine and atropine consumption (p = 0.018 and p < 0.001, respectively). Conclusion: This study demonstrated that patients with a high preoperative Tp-e/QT ratio may have a higher risk of developing hypotension and bradycardia following spinal anesthesia. Patients with high Tp-e/QT ratios should be closely monitored after spinal anesthesia.
Özet
Amaç: Elektrokardiyografide yüksek Tp-e/QT oranının kardiyovasküler advers olaylarla ilişkili olduğu bildirilmiştir. Uzun QT aralığının mortalite ile ilişkili olduğu, uzun Tp-e aralığının ise ciddi aritmilerle ilişkili olduğu bilinmektedir. Spinal anestezi ile ilgili en önemli istenmeyen olaylar bradikardi ve hipotansiyondur. Bu çalışmada, yüksek preoperatif Tp-e/QT oranı ile spinal anestezi ile ilişkili kardiyovasküler advers olaylar arasında bir ilişki olup olmadığını araştırdık. Yöntemler: Bu prospektif gözlemsel kohort çalışma, spinal anestezi uygulanan 249 yetişkin hasta üzerinde gerçekleştirildi. Preoperatif Tp-e ve QT aralıkları manuel olarak ölçüldü ve Tp-e/QT oranı hesaplandı. Spinal anesteziden sonra, önceden belirlenmiş aralıklarla noninvaziv ortalama arteriyel basınç (MAP) ve kalp hızı (HR) izlendi. Bulgular: Medyan Tp-e/QT oranları cinsiyete göre farklılık göstermedi (p=0.336). Tp-e/QT oranındaki artışın, 1., 5. ve 10. dakikalarda MAP'taki azalmayla istatistiksel olarak anlamlı bir şekilde ilişkili olduğu bulundu (sırasıyla p=0.007, p<0.001 ve p=0.015). Ayrıca, Tp-e/QT oranındaki artış ile 1. ve 5. dakikalarda HR'deki azalma arasında da istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki bulundu (p=0.011 ve p<0.001). Ek olarak, Tp-e/QT oranındaki artış ile efedrin ve atropin tüketimi arasında pozitif ve istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki gözlendi (p=0.018 ve p<0.001). Sonuç: Bu çalışma, ameliyat öncesi yüksek Tp-e/QT oranına sahip hastalarda spinal anestezi sonrası hipotansiyon ve bradikardi gelişme riskinin daha yüksek olabileceğini göstermiştir. Yüksek Tp-e/QT oranına sahip hastaların, spinal anestezi sonrası daha yakından izlenmesi uygun olacaktır.