AI Summary & Key Takeaways
AI InsightKey Words: Color in Turkic Culture, The Concept of Color in Turkic Culture, Turkish Mythology, Sembols in Turkish Culture
📌 3 Key Takeaways
Abstract
ABSTRACT In Turkish mythology, colors are not merely visual or aesthetic preferences; rather, they emerge as symbolic reflections of cosmological conceptions of the order of the universe, belief systems, and political structures. Within the Turkish worldview, colors function as carriers of meaning that articulate the relationship between the sacred and the profane, while simultaneously rendering social hierarchy and perceptions of power visible. In this context, color symbolism operates as a determining element across a wide spectrum, ranging from mythological narratives to state organization, from ritual practices to everyday life. Studies conducted by Western Turkologists since the late nineteenth century have demonstrated that black, white, red (al), blue/green, and yellow constitute the principal and most widespread symbolic colors in Turkish culture. Scholars such as Annemarie von Gabain, Alföldi, and Laude-Cirtautas have emphasized that colors in Turkish cosmology are not employed arbitrarily but are structured within a specific cosmic order and directional system (Genç, 1997: 1075). In Turkish cosmological thought, the universe is perceived as a hierarchical structure extending from the center toward the periphery; this cosmic order is concretized through the association of the four cardinal directions with specific colors. Accordingly, north is symbolized by black, south by red, east by blue, and west by white, while yellow is accepted as the symbol of the center, representing both cosmic and political sovereignty. Yellow, and particularly golden yellow, is associated within the framework of Shamanistic belief with the celestial throne and palace of the deity Ülgen, thereby representing the concept of the sacred center. This centrally positioned color signifies not only the cosmic order but also serves as a visual expression of the legitimacy of the state and the khagan. Indeed, in early Turkic state tradition, the khagan’s possession of kut is directly linked to the belief that central authority is divinely sanctioned, with yellow functioning as the symbolic counterpart of this sacred legitimacy. The color white is identified in Turkish mythology and cultural memory with notions of purity, cleanliness, justice, and legitimacy. Expressions such as “white khagan,” “white tent,” and “white-bearded sage” clearly reveal the positive and exalted semantic field of this color. By contrast, black is generally associated with darkness, the underworld, chaos, and negative forces. However, it should be noted that black does not invariably signify absolute evil; in certain contexts, it also conveys meanings of power, seriousness, and latent strength. This demonstrates that symbols in Turkish mythology are not monolithic but possess a multilayered structure that varies according to context. The color al or red is directly connected to fire and solar cults. Red represents a sacred force with both life-giving and destructive aspects. Its association with war, blood, sacrifice, and heroism has positioned this color at the center of ritual and mythological narratives. The frequent use of red in banners, martial attire, and ceremonial elements further reinforces its connection with sanctity and power. Blue and green, on the other hand, are associated with divine order, loyalty, and nature. Blue, as a direct reflection of the Sky God (Gök Tanrı) belief, symbolizes the celestial order, divine will, and cosmic balance, whereas green signifies fertility, rebirth, and continuity. In this context, the motif of the Tree of Life stands as one of the most significant mythological elements that concretizes the transformative role of green within the cycle of life and death. This study aims to examine the cosmological, mythological, and cultural contexts of colors in Turkish mythology from a multidimensional perspective, thereby revealing the central role of color symbolism in the Turkish intellectual world. It will demonstrate that colors function not only within mythological narratives but also play a decisive role in the construction of political legitimacy, the shaping of collective memory, and the maintenance of cultural continuity. Key Words: Color in Turkic Culture, The Concept of Color in Turkic Culture, Turkish Mythology, Sembols in Turkish Culture
Özet
DEDE KORKUT HİKÂYELERİNDEN ÖRNEKLER İLE TÜRK MİTOLOJİSİNDE RENK SİMGECİLİĞİ ÖZ Türk mitolojisinde renkler, yalnızca görsel ya da estetik tercihlerden ibaret olmayıp, evrenin düzenine ilişkin kozmolojik tasavvurların, inanç sistemlerinin ve siyasal yapılanmanın sembolik birer yansıması olarak karşımıza çıkmaktadır. Renkler, Türk düşünce dünyasında hem kutsal ile dünyevi olan arasındaki ilişkiyi açıklayan hem de toplumsal hiyerarşi ve iktidar algısını görünür kılan anlam taşıyıcılarıdır. Bu bağlamda renk sembolizmi, mitolojik anlatılardan devlet teşkilatlanmasına, ritüellerden gündelik yaşama kadar uzanan geniş bir alanda belirleyici bir işleve sahiptir. Batılı Türkologların XIX. yüzyılın sonlarından itibaren gerçekleştirdikleri çalışmalar, Türk kültüründe kara, ak, kızıl (al), gök/yeşil ve sarı renklerinin temel ve yaygın semboller olduğunu ortaya koymuştur. Özellikle Annemarie von Gabain, Alföldi ve Laude-Cirtautas gibi araştırmacılar, renklerin Türk kozmolojisinde rastlantısal değil, belirli bir kozmik düzen ve yön anlayışı çerçevesinde anlamlandırıldığını vurgulamışlardır (Genç, 1997: 1075). Türk kozmolojisinde evren, merkezden çevreye doğru hiyerarşik bir yapı içerisinde algılanmış; dört ana yön belirli renklerle ifade edilerek bu kozmik düzen somutlaştırılmıştır. Buna göre kuzey kara, güney kızıl, doğu gök, batı ak renk ile simgelenmiş; sarı renk ise merkezin, yani kozmik ve siyasal hâkimiyetin sembolü olarak kabul edilmiştir. Sarı ve özellikle altın sarısı renk, Şamanist inanç sistemi içerisinde Tanrı Ülgen’in göksel tahtı ve sarayı ile ilişkilendirilmiş, bu yönüyle kutsal merkez kavramını temsil etmiştir. Merkezde yer alan bu renk, yalnızca kozmik düzenin değil, aynı zamanda devletin ve kağanın meşruiyetinin de görsel bir ifadesi olarak değerlendirilmiştir. Nitekim eski Türk devlet geleneğinde kağanın “kut” sahibi oluşu, merkezî iktidarın ilahi kaynaklı olduğuna dair inançla doğrudan bağlantılıdır ve sarı renk bu kutsallığın sembolik karşılığıdır. Ak renk, Türk mitolojisinde ve kültürel belleğinde temizlik, saflık, adalet ve meşruiyet kavramlarıyla özdeşleştirilmiştir. “Ak kağan”, “ak otağ”, “aksakallı bilge” gibi ifadeler, ak rengin olumlu ve yüceltici anlam dünyasını açıkça ortaya koymaktadır. Buna karşılık kara renk, genellikle karanlık, yeraltı, kaos ve olumsuz güçlerle ilişkilendirilmiştir. Ancak kara rengin her zaman mutlak kötülüğü temsil etmediği; kimi bağlamlarda güç, ciddiyet ve gizil kudret anlamları da taşıdığı göz önünde bulundurulmalıdır. Bu durum, Türk mitolojisinde sembollerin tek katmanlı değil, bağlama göre değişen çok katmanlı bir yapıya sahip olduğunu göstermektedir. Al ya da kızıl renk, ateş ve güneş kültüyle doğrudan bağlantılıdır. Kızıl, hem yaşam verici hem de yok edici yönleriyle kutsal bir gücü temsil eder. Savaş, kan, fedakârlık ve kahramanlıkla ilişkilendirilmesi, bu rengin ritüel ve mitolojik anlatılarda merkezi bir yer edinmesine neden olmuştur. Özellikle sancaklar, savaş giysileri ve tören unsurlarında kızıl rengin tercih edilmesi, onun kutsallık ve güçle olan bağını pekiştirmektedir. Gök ve yeşil renkler ise ilahi düzen, sadakat ve doğa ile ilişkilendirilmiştir. Gök renk, Gök Tanrı inancının doğrudan bir yansıması olarak semavi düzeni, ilahi iradeyi ve kozmik dengeyi temsil ederken; yeşil renk doğurganlık, yeniden doğuş ve süreklilik kavramlarını simgelemiştir. Bu bağlamda Hayat Ağacı motifi, yeşil rengin yaşam-ölüm döngüsü içerisindeki dönüştürücü rolünü somutlaştıran en önemli mitolojik unsurlardan biri olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu çalışma, Türk mitolojisinde renklerin kozmolojik, mitolojik ve kültürel bağlamlarını çok yönlü bir perspektifle ele alarak, renk sembolizminin Türk düşünce dünyasındaki merkezi rolünü ortaya koymayı amaçlamaktadır. Renklerin yalnızca mitolojik anlatılarda değil, siyasal meşruiyetin kurulmasında, toplumsal hafızanın şekillenmesinde ve kültürel sürekliliğin sağlanmasında da belirleyici bir unsur olduğu ortaya konulacaktır. Anahtar Kelimeler: Türklerde Renk, Türklere Renk Kavramı, Türk Mitolojisi, Türk Kültüründe Sembol