AI Summary & Key Takeaways
AI InsightOverall, this study provides a comprehensive overview of the scientific development of rumination research by identifying current trends and research gaps, thereby offering valuable guidance for future studies and contributing to the development of preventive and clinical interventions targeting repetitive negative thinking processes.
📌 3 Key Takeaways
Abstract
Rumination is defined as a pattern of repetitive, passive, and maladaptive thinking that focuses on an individual's negative emotional state. The present study aimed to examine the bibliometric characteristics of scientific publications on rumination in the field of psychology and to identify major research trends, thematic structures, and gaps in the existing literature. Publications indexed in the Scopus database between January 2014 and April 2025 were included in the analysis. Bibliometric data were retrieved from Scopus, analyzed using VOSviewer and RStudio (Bibliometrix), and visualized through the Python programming language. The keyword co-occurrence analysis indicated that rumination research has primarily focused on depression, emotion regulation, repetitive negative thinking, cognitive reappraisal, distancing, suppression, and perseverative thinking. The United States, China, and the United Kingdom were identified as the leading contributors to the scientific literature on rumination. The findings demonstrate that although the literature on depression and emotion regulation is well established, important research gaps remain in areas such as personal development, adolescence, and adverse childhood experiences. Overall, this study provides a comprehensive overview of the scientific development of rumination research by identifying current trends and research gaps, thereby offering valuable guidance for future studies and contributing to the development of preventive and clinical interventions targeting repetitive negative thinking processes.
Özet
Ruminasyon, bireyin olumsuz duygu durumuna odaklanmasına neden olan, tekrarlayıcı, pasif ve işlevsel olmayan düşünce süreçleri olarak tanımlanmaktadır. Bu araştırmanın amacı, psikoloji alanında ruminasyon konusuna ilişkin yayımlanan bilimsel çalışmaların bibliyometrik özelliklerini inceleyerek alandaki araştırma eğilimlerini, tematik yapıyı ve bilgi boşluklarını ortaya koymaktır. Araştırma kapsamında, Scopus veri tabanında Ocak 2014-Nisan 2025 tarihleri arasında indekslenen yayınlar analiz edilmiştir. Bibliyometrik veriler Scopus veri tabanından elde edilmiş; analizler VOSviewer ve RStudio (Bibliometrix) yazılımları kullanılarak gerçekleştirilmiş, ağ görselleştirmeleri ise Python programlama dili aracılığıyla oluşturulmuştur. Anahtar kelime eş-oluşum analizleri, ruminasyon araştırmalarının ağırlıklı olarak depresyon, duygu düzenleme, tekrarlayıcı olumsuz düşünme, bilişsel yeniden değerlendirme, uzaklaşma, baskılama ve perseveratif düşünme temaları etrafında yoğunlaştığını göstermektedir. Ülke bazında değerlendirildiğinde, ruminasyon literatürüne en fazla bilimsel katkıyı Amerika Birleşik Devletleri, Çin ve Birleşik Krallık'ın sağladığı belirlenmiştir. Bulgular, depresyon ve duygu düzenleme alanlarında kapsamlı bir bilgi birikimi bulunduğunu; buna karşın kişisel gelişim, ergenlik dönemi ve çocukluk çağı olumsuz yaşantıları gibi konuların görece sınırlı düzeyde araştırıldığını ortaya koymaktadır. Sonuç olarak bu çalışma, ruminasyon literatürünün bilimsel gelişimini bütüncül bir bakış açısıyla değerlendirerek alandaki güncel eğilimleri ve araştırma boşluklarını ortaya koymakta; gelecekte yürütülecek araştırmalara yön göstermenin yanı sıra, tekrarlayıcı olumsuz düşünme süreçlerine yönelik önleyici ve klinik müdahalelerin geliştirilmesine katkı sağlayabilecek kapsamlı bir çerçeve sunmaktadır.