AI Summary & Key Takeaways
AI InsightThe results indicate that weft density is a strong determinant of both warp and weft crimp, while reed emptiness significantly increases fabric width.
📌 3 Key Takeaways
Abstract
This study investigates the structural effects of irregular denting arrangements in the reed—formed by intentionally left empty dents—on fabric width, warp crimp, and weft crimp, in interaction with different weave types and weft densities. In hybrid woven fabrics constructed using five weave structures and three weft densities, the proportion of empty dents in the reed was systematically varied and yarn crimp behavior was quantitatively analyzed. The results indicate that weft density is a strong determinant of both warp and weft crimp, while reed emptiness significantly increases fabric width. Weave type emerged as a dominant factor particularly for warp crimp: leno-based structures exhibited higher crimp values, whereas plain and straight-draft structures produced lower crimp levels. Overall, the findings demonstrate that irregular reed denting, in combination with weave structure and yarn density, substantially alters fabric geometry. Thus, reed design is identified as a strategic parameter for controlling fabric width and crimp behavior in woven production. In this respect, the study provides a novel contribution to the limited literature on irregular reed denting.
Özet
Bu çalışmada, tarakta kasıtlı olarak boş bırakılan dişlerden oluşturulan düzensiz tarak taharlarının, farklı örgü yapıları ve atkı sıklıkları ile etkileşim hâlinde kumaş genişliği, çözgü kıvrımı ve atkı kıvrımı üzerindeki etkileri araştırılmıştır. Beş farklı örgü yapısı ve üç farklı atkı sıklığında üretilen hibrit dokuma kumaşlarda, tarak taharındaki boş diş oranı sistematik olarak değiştirilmiş ve iplik kıvrım davranışı nicel olarak analiz edilmiştir. Elde edilen bulgular, atkı sıklığının hem çözgü hem de atkı kıvrımı üzerinde belirleyici bir etkiye sahip olduğunu, buna karşılık tarak taharındaki boş diş oranının artmasının kumaş genişliğini anlamlı düzeyde artırdığını göstermiştir. Ayrıca, örgü yapısının özellikle çözgü kıvrımı üzerinde baskın bir etkiye sahip olduğu belirlenmiş; leno esaslı yapılar daha yüksek kıvrım değerleri sergilerken, bezayağı ve düz floteli yapılar daha düşük kıvrım seviyeleri göstermiştir. Genel olarak sonuçlar, düzensiz tarak taharının örgü yapısı ve iplik sıklığı ile birlikte kumaş geometrisini önemli ölçüde değiştirdiğini ortaya koymuştur. Bu doğrultuda, tarak taharının dokuma üretiminde kumaş genişliği ve iplik kıvrım davranışının kontrolünde stratejik bir tasarım parametresi olduğu belirlenmiştir. Ayrıca çalışma, düzensiz tarak taharlarının kumaş geometrisi üzerindeki etkilerini sistematik olarak ortaya koyarak bu alandaki sınırlı literatüre özgün bir katkı sunmaktadır.