AI Summary & Key Takeaways
AI InsightFurther large-scale studies, including both newly diagnosed and treated MS populations, are warranted to clarify the potential role of PIV in monitoring MS disease activity.
📌 3 Key Takeaways
Abstract
Introduction: Given the involvement of monocytes in multiple sclerosis (MS) pathogenesis, we aimed to compare the pan-immune-inflammation value (PIV) with the systemic immune-inflammation index (SII) in differentiating MS patients from healthy controls and in detecting relapse (attack) periods of disease activity. Methods: This case–control study included 43 newly diagnosed, treatment-naïve MS patients and 44 healthy controls. Blood neutrophil, lymphocyte, platelet, and monocyte counts were measured, and the SII and PIV values were calculated. Samples from patients with MS were collected during both the relapse and remission phases. SII and PIV were then compared between the patient and control groups and between relapse and remission states in the MS cohort. Results: Neither SII nor PIV differed significantly between patients with MS and healthy controls or between the relapse and remission phases (p>0.05 for all comparisons). In contrast, the median Expanded Disability Status Scale (EDSS) score was significantly higher during relapses than during remission (median 2.5 vs. 1.0, p<0.001), confirming greater disability during attack periods. Notably, although statistically non-significant, PIV yielded lower p-values than SII, which may indicate a weak trend requiring further study in larger samples. in the relapse vs remission comparison (PIV, p=0.261; SII, p=0.819). Conclusion: Hemogram-derived inflammatory indices, such as SII and PIV, appear insufficient for diagnosing MS or distinguishing relapses from remission. However, the consistently lower p-values observed with PIV suggest that it may be a slightly more sensitive marker than SII. Further large-scale studies, including both newly diagnosed and treated MS populations, are warranted to clarify the potential role of PIV in monitoring MS disease activity.
Özet
Giriş: Sistemik immün-inflamasyon indeksi (SII) gibi sistemik inflamasyon göstergeleri, multipl skleroz (MS)’te potansiyel biyobelirteçler olarak araştırılmış olmakla birlikte, sonuçlar tutarsızdır. Buna karşılık, onkoloji ve romatoloji alanlarında geçerliliği gösterilen pan-immün inflamasyon değeri (PIV) ise MS’te daha önce incelenmemiştir. Bu çalışma, PIV ile SII’nin MS hastalarını sağlıklı kontrollerden ayırmadaki ve atak-dinlenme dönemlerini ayırt etmedeki performansını karşılaştırmayı amaçlamaktadır. Yöntemler: Bu olgu–kontrol çalışmasına, yeni tanı almış ve tedavi-naif 43 relapsing–remitting MS (RRMS) hastası ile yaş ve cinsiyet açısından eşleştirilmiş 44 sağlıklı kontrol dahil edildi. Kan örnekleri, semptom başlangıcından sonraki ilk 72 saat içinde ve remisyon döneminde tekrar alındı. Yakın dönemde steroid kullanımı, otoimmün komorbidite veya malignitesi olan hastalar dışlandı. PIV ve SII tam kan sayımından hesaplandı. İstatistiksel analizlerde Mann–Whitney U, Kruskal–Wallis (Dunn–Bonferroni düzeltmeli), Wilcoxon işaretli sıralar ve Ki-kare testleri kullanıldı. Örneklem büyüklüğü, önceden yapılan güç analizine göre belirlendi. İstatistiksel anlamlılık p<0.05 olarak kabul edildi. Bulgular: SII ve PIV düzeyleri, MS hastaları ile sağlıklı kontroller arasında anlamlı farklılık göstermedi (sırasıyla p=0.333 ve p=0.946). Atak ve remisyon dönemleri arasında da her iki indeks için anlamlı fark saptanmadı (p=0.819 ve p=0.261). Atak döneminde EDSS skorlarında anlamlı artış izlendi (p<0.001), ancak EDSS ile bu indeksler arasında korelasyon bulunmadı. Cinsiyet, sigara ve alkol kullanımına göre yapılan alt grup analizlerinde de anlamlı farklılık saptanmadı. Sonuç: PIV, istatistiksel olarak anlamlı ilişki göstermemekle birlikte, SII’ye kıyasla daha düşük p-değerleri ile potansiyel bir sinyal işareti barındırabilir. Çalışmanın güçlü yönleri arasında yeni tanı almış ve tedavi-naif RRMS hastalarının dahil edilmesi, steroid tedavisi öncesi standartlaştırılmış kan örnekleme protokolü ve iyi eşleştirilmiş kontrol grubu sayılabilir. Başlıca kısıtlılıklar ise güç analizine dayalı planlamaya rağmen örneklem büyüklüğünün görece sınırlı olması ve görüntüleme ya da BOS belirteçlerinin değerlendirilmemesidir. PIV’in MS’te biyobelirteç olarak potansiyel rolünü netleştirmek için daha geniş örneklemli, prospektif ve multimodal çalışmalar gereklidir.