AI Summary & Key Takeaways
AI InsightThe rate of benefit from ICD treatment is higher in patients in the NYHA class III group.
📌 3 Key Takeaways
Abstract
Introduction: Left ventricular ejection fraction (EF) is an important parameter for determining the frequency of ventricular arrhythmia episodes in patients treated with implantable cardioverter defibrillators (ICD). However, the relationship between heart failure and ICD episode frequency is controversial. This study aimed to evaluate the relationship between ICD episode frequency and functional capacity in patients classified according to the New York Heart Association (NYHA). Methods: The frequency of ventricular arrhythmia episodes was examined in patients who had a ICD implanted between January 1998 and April 2004. Seventy consecutive patients were retrospectively reviewed. Class I-II, II, and II-III patients were grouped into Group A, and Class III patients were grouped into Group B. The patients' demographic data, echocardiography findings, EFs, NYHA clinical status, indications for ICD implantation, and ICD episodes were examined. Results: The mean follow-up period for patients was 3.08±1.31 years. Two patients were NYHA class I-II, 15 patients were NYHA class II, 41 patients were NYHA class II-III, and 12 patients were NYHA class III. A total of 791 appropriately treated episodes of sustained ventricular tachycardia or ventricular fibrillation were observed in 70 patients. When these episodes were analyzed according to NYHA group, the frequency of ventricular arrhythmia episodes was higher in the Group B patient group (8.36±21.18 vs 25.33±27.63, p=0.019). Conclusions: NYHA class III heart failure is an easily assessable clinical measure and an important risk factor for the need for ICD treatment of ventricular arrhythmias. The rate of benefit from ICD treatment is higher in patients in the NYHA class III group.
Özet
Giriş: Sol ventrikül ejeksiyon fraksiyonu (EF), takılabilir kardiyoverter defibrilatör (ICD) ile tedavi edilen hastalarda ventriküler aritmi epizot sıklığını tespit etmede önemli bir parametredir. Ancak kalp yetmezliği ile ICD epizot sıklığı arasındaki ilişki tartışmalıdır. Bu çalışmada ICD epizot sıklığının New York Heart Association (NYHA)’a göre sınıflandırılmış hastalarda fonksiyonel kapasite ile ilişkisini değerlendirmek amaçlandı. Yöntem: Ocak 1998 ve Nisan 2004 yılları arasında ICD takılan hastalarda ventriküler aritmi epizot sıklığı incelendi. Ardışık 70 hasta retrospektif olarak incelendi. Sınıf I-II, II ve II-III hastalar Grup A, Sınıf III hastalar Grup B olarak gruplandırıldı. Hastaların demografik verileri, ekokardiyografi bulguları, EF’ları, NYHA klinik durumları, ICD takılma endikasyonları ve ICD epizotları incelendi. Bulgular: Hastaların ortalama takip süresi 3.08±1.31 yıl idi. 2 hasta NYHA sınıf I-II, 15 hasta NYHA sınıf II, 41 hasta NYHA sınıf II-III, 12 hasta NYHA sınıf III idi. 70 hastada toplam 791 adet uygun olarak tedavi edilen sustained ventriküler taşikardi ya da ventriküler fibrilasyon atağı vardı. Bu epizotlar NYHA grubuna göre incelendiğinde Grup B’deki hasta grubunda ventriküler aritmi epizot sıklığı daha fazla olarak görüldü. (8.36±21.18 vs 25.33±27.63, p=0.019). Sonuç: NYHA sınıf III kalp yetmezliği kolay değerlendirilebilen bir klinik ölçümdür ve ventriküler aritmilerin ICD ile tedavi gereksiniminde önemli bir risk faktörüdür. ICD tedavisinden yarar görme oranı NYHA sınıf III grubunda olan hastalarda daha fazladır.