AI Summary & Key Takeaways
AI InsightLarger prospective studies are needed to clarify the relationship between antiepileptic therapy and pregnancy outcomes.
📌 3 Key Takeaways
Abstract
Introduction: Epilepsy is a chronic neurological disorder affecting approximately 0.3–0.8% of the obstetric population. Pregnant women with epilepsy are at increased risk of preterm labor, fetal growth restriction, and higher cesarean delivery rates. Physiological changes during pregnancy alter antiepileptic drug pharmacokinetics, potentially lowering the seizure threshold. This study aimed to evaluate the impact of antiepileptic drug use on perinatal and early neonatal outcomes in pregnant women with epilepsy. Methods: This retrospective observational study included 97 pregnant women with epilepsy who delivered at the Ankara Bilkent Perinatology Clinic between January 2021 and October 2023. Patients were categorized into three groups: no medication (n=17), monotherapy (n=73), and polytherapy (n=7). Demographic characteristics, 1- and 5-minute APGAR scores, umbilical cord blood gas parameters, early neonatal complications, and NICU admissions rates were analyzed. Results: Maternal age (p=0.021) and umbilical cord pH values (p=0.031) differed significantly between the groups. The polytherapy group demonstrated a higher median cord pH. No significant differences were observed in birth weight, gestational age, APGAR scores, or neonatal complications. The cesarean delivery rate was higher in the polytherapy group (p<0.001). Conclusion: The impact of antiepileptic drug use on perinatal and early neonatal outcomes appears limited in this study. Higher cord pH values and increased cesarean rates in the polytherapy group may reflect closer monitoring or preventive clinical decision making. Given the retrospective design of the study and the limited sample size, these findings should be interpreted with caution. Larger prospective studies are needed to clarify the relationship between antiepileptic therapy and pregnancy outcomes.
Özet
Giriş: Epilepsi, gebelikte obstetrik popülasyonun yaklaşık %0,3–0,8’ini etkileyen kronik bir nörolojik hastalıktır. Epilepsi tanılı gebelerde erken doğum tehdidi, fetal gelişim kısıtlılığı ve sezaryen oranlarının arttığı bildirilmiştir. Gebelik süresince değişen farmakokinetik özellikler antiepileptik ilaç düzeylerini etkileyerek nöbet eşiğini düşürebilir. Bu çalışmada epilepsi tanılı gebelerde antiepileptik ilaç kullanımının perinatal ve erken neonatal sonuçlara etkisinin değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Yöntemler: Bu retrospektif gözlemsel çalışma, Ocak 2021–Ekim 2023 arasında Ankara Bilkent Perinatoloji Kliniği’nde doğum yapan 97 epilepsi tanılı gebe üzerinde gerçekleştirildi. Çalışmaya ilaç kullanmayan (n=17), tekli antiepileptik tedavi alan (n=73) ve çoklu antiepileptik tedavi alan (n=7) gebeler dahil edildi. Demografik veriler, 1. ve 5. dakika APGAR skorları, umbilikal kordon kan gazı parametreleri, erken neonatal komplikasyonlar ve YDYBU’ne yatış oranları incelendi. Bulgular: Üç grup arasında anne yaşı (p=0.021) ve umbilikal kordon pH düzeyleri (p=0.031) açısından anlamlı fark saptandı. Çoklu ilaç kullanılan grupta kordon pH medyan değeri daha yüksekti. Doğum ağırlığı, gebelik haftası, APGAR skorları ve neonatal komplikasyonlar açısından anlamlı fark bulunmadı. Çoklu tedavi grubunda sezaryen oranı daha yüksekti (p<0.001). Sonuç: Antiepileptik ilaç kullanımının perinatal ve erken neonatal sonuçlar üzerindeki etkisi sınırlı görünmektedir. Çoklu ilaç kullanımının daha yüksek kordon pH değeri ve sezaryen oranları ile ilişkili olması, bu gebelerin klinik yönetiminde daha titizlikle takip edildiğini düşündürmektedir. Daha geniş örneklemli prospektif çalışmalar antiepileptik tedavinin gebelik sonuçları üzerindeki etkisini daha net ortaya koyacaktır.