AI Summary & Key Takeaways
AI InsightOverall, mehr-i muaccel emerges as a flexible practice shaped by economic capacity, social status, and cultural norms.
📌 3 Key Takeaways
Abstract
Marriage in late Ottoman society functioned not only as a union between individuals but also as a key institution for reproducing economic, social, and cultural relations. This study examines the practices of mehr-i muaccel (prompt dower) and mehr-i müeccel (deferred dower) within the framework of marriage economy, material culture, and social stratification. Based on 84 marriage records (1892–1894) from register no. 41 of the şer‘iyye sicil of Hacıoğlupazarcığı, the analysis shows that marriage payments served both legal and socio-economic functions, facilitating resource redistribution and status representation. Bridal garments constituted around 66% of mehr-i muaccel expenditures, indicating their dual economic and symbolic importance. Price clustering between 300–600 kuruş, with 500 kuruş as a common benchmark, suggests partial standardization in marriage practices, while mehr-i müeccel remained more fixed and formalized. Variations in cases involving widowed women reveal the negotiable nature of payments. Overall, mehr-i muaccel emerges as a flexible practice shaped by economic capacity, social status, and cultural norms.
Özet
Evlilik, tarihsel olarak yalnızca iki birey arasındaki bir birliktelik değil, aynı zamanda ekonomik, sosyal ve kültürel ilişkilerin yeniden üretildiği temel bir toplumsal kurumdur. Bu çalışma, geç Osmanlı toplumunda mehr-i muaccel ve mehr-i müeccel uygulamalarını evlilik ekonomisi, maddi kültür ve toplumsal tabakalaşma bağlamında analiz etmektedir. Hacıoğlupazarcığı’na ait 41 numaralı şer‘iyye sicilinden 1892-1894 yılları arasını kapsayan 84 evlilik kaydı üzerinden yapılan inceleme, evlilik ödemelerinin yalnızca hukuki bir yükümlülük olmadığını, aynı zamanda ekonomik kaynakların yeniden dağıtımı ve toplumsal statünün temsili açısından önemli bir işlev gördüğünü ortaya koymaktadır. Gelin elbisesinin mehr-i muaccel harcamalarının yaklaşık %66’sını oluşturması, bu kalemin hem ekonomik hem de sembolik bir tüketim unsuru olduğunu göstermektedir. 300-600 kuruş aralığındaki fiyat yoğunlaşması ve 500 kuruşun normatif bir eşik olarak belirginleşmesi, kısmi bir ekonomik standardizasyona işaret etmektedir. Buna karşılık mehr-i müeccelin daha sınırlı değişkenlik göstermesi, onun daha çok hukuki ve formel bir yapıya sahip olduğunu düşündürmektedir. Dul kadınlara yönelik esneklikler ise evlilik ödemelerinin müzakereye açık, bağlamsal bir niteliğe sahip olduğunu göstermektedir. Bu çerçevede mehr-i muaccel, ekonomik kapasite ve toplumsal statüyle şekillenen çok katmanlı bir sosyal pratik olarak değerlendirilmektedir.