AI Summary & Key Takeaways
AI InsightThe findings revealed six main themes: initial reactions following spousal loss, the impact of loss on daily life, sources of social support, the continuity and adequacy of this support, emotional changes throughout the grieving process, and meaning-making after the loss.
📌 3 Key Takeaways
Abstract
From birth, individuals form bonds that give meaning to life, making the loss of a spouse in old age a deeply transformative experience. This study examines the life experiences of older adults who have lost their spouses, focusing on their coping strategies, social support, and available psychosocial support during the grieving process. A qualitative research design based on the descriptive phenomenological method was employed. The study sample consisted of 15 individuals aged 65 and over who experienced spousal loss, selected through purposive sampling. Data were collected through semi-structured interviews exploring participants’ lived experiences and were analyzed using a thematic analysis. The findings revealed six main themes: initial reactions following spousal loss, the impact of loss on daily life, sources of social support, the continuity and adequacy of this support, emotional changes throughout the grieving process, and meaning-making after the loss. Participants commonly reported shock, denial, and intense grief, identifying spousal loss as a profound emotional experience. Although social support was generally present, its quality and sufficiency varied. The grieving process was found to be individual and natural, often leading to personal growth. The study also highlights the inadequacy of professional support services and emphasizes the need for strengthened psychosocial, material, and emotional support systems for bereaved older adults.
Özet
İnsan doğduğu andan itibaren farklı yaşam dönemlerinde farklı bağlar kuran ve bu bağlar ile hayatını anlamlandıran bir varlıktır. Bu nedenle sevilen bir kişinin, özellikle eşin kaybı bireyin yaşamında pek çok değişime neden olur. Bu çalışma, yaşlılık döneminde eşini kaybetmiş yas sürecindeki bireylerin yaşam deneyimlerini, başa çıkma stratejilerini, sosyal çevrelerinden almış oldukları destekleri, psikososyal destek seçeneklerini incelemektedir. Çalışmada nitel araştırma yöntemlerinden biri olan betimleyici fenomenolojik yöntem kullanılmıştır. Araştırmada yaşlılık döneminde eşini kaybetmiş 65 yaş ve üzeri olan 15/ on beş katılımcı amaçlı örneklem yöntemiyle seçilmiş, katılımcılarla yarı yapılandırılmış görüşme formu ile yaşam deneyimleri üzerine görüşmeler yapılmıştır. Elde edilen bulgular tematik analiz yöntemi ile analiz edilmiştir. Araştırma bulguları incelendiğinde, eş kaybının ardından ortaya çıkan ilk yaşantısal tepkiler, eş kaybının günlük yaşam düzenine yansımaları, eş kaybı sonrasında deneyimlenen sosyal destek kaynakları, algılanan sosyal desteğin sürekliliği ve yeterliliğine ilişkin yaşantılar, yas süreci boyunca duygusal yaşantının dönüşümü, eş kaybı sonrasında yaşama ilişkin anlamlandırmalar olarak altı tema elde edilmiştir. Bulgular, eş kaybı yaşayan bireyin ölüm gerçekleştikten sonra şok, inkâr ve üzüntü gibi tepkiler verdiği, yaşlıların kaybın ardından en büyük etkiyi duygusal olarak yaşadığı ancak sosyal çevrelerinden farklı alanlarda destek aldığı, bu desteklerin bazı durumlarda nitelik bakımında yetersiz kalabildiği sonucuna ulaşılmıştır. Ayrıca yas sürecinin herkesin kendi özelinde doğal bir süreci olduğu ve bu süreçte bireylerin yaşamsal anlamlandırmalarda bulunduğu tespit edilmiştir. Son olarak, konu ile ilgili profesyonel meslek gruplarının yetersizliği dikkat çekmektedir. Bu bağlamda, yaşlılık döneminde eş kaybı yaşamış ve yas sürecinde olan yaşlı bireyler için bireysel ve kurumsal bazda bilgilendirmeler yapılmalı, geride kalan yaşlı birey için maddi/manevi destek sistemleri geliştirilmelidir.