AI Summary & Key Takeaways
AI InsightIn this context, the study does not propose Brutalism as a design model for new developments, but rather highlights its value as an important layer of twentieth-century architectural heritage that requires documentation and conservation.
📌 3 Key Takeaways
Abstract
Brutalist architecture emerged as a significant architectural movement between the 1960s and 1980s, characterized by the expressive use of exposed concrete, monumental forms, and structural clarity. Although many Brutalist buildings were constructed during the mid-twentieth century, in recent decades these structures have increasingly been recognized as an important component of modern architectural heritage. However, rapid urban transformation processes and changing urban policies have led to the demolition or alteration of many Brutalist buildings, particularly in large metropolitan cities. This study examines Brutalist architecture through a comparative analysis of selected buildings in Tashkent and Istanbul within the framework of the Tashkent Modernism Project. Buildings such as the Alisher Navoi Cinema and Chorsu Hotel in Tashkent, and the Atatürk Cultural Center (AKM) and the former Tercüman Newspaper Building in Istanbul, are analyzed in order to identify common architectural characteristics and contextual differences. The architectural features observed in the Tashkent examples are used as analytical criteria to evaluate the Istanbul cases. In this context, the study does not propose Brutalism as a design model for new developments, but rather highlights its value as an important layer of twentieth-century architectural heritage that requires documentation and conservation.
Özet
Brütalist mimari, 1960–1980 yılları arasında ortaya çıkan ve özellikle brüt beton kullanımı, anıtsal kütle düzeni ve yapısal ifadeyi öne çıkaran önemli bir mimari akımdır. Ancak bu yapılar günümüzde yalnızca belirli bir dönemin mimari üretimi olarak değil, aynı zamanda modern mimari mirasın önemli bir parçası olarak değerlendirilmektedir. Buna karşın, hızlı kentsel dönüşüm süreçleri ve değişen kent politikaları, birçok Brütalist yapının yıkılması ya da özgün karakterini kaybetmesi gibi sorunlara yol açmaktadır. Bu çalışma, Taşkent Modernizm Projesi çerçevesinde Taşkent ve İstanbul’daki seçilmiş yapılar üzerinden Brütalist mimariyi karşılaştırmalı bir yaklaşımla incelemektedir. Bu kapsamda Taşkent’teki Alişer Nevai Sineması ve Chorsu Oteli, İstanbul’daki Atatürk Kültür Merkezi (AKM) ve yıkılmış olan Tercüman Gazetesi Binası analiz edilerek mimari özellikler ve bağlamsal farklılıklar ortaya konmuştur. Taşkent örneklerinde belirlenen mimari özellikler karşılaştırma kriterleri olarak kullanılmış ve İstanbul’daki yapılar bu kriterler doğrultusunda değerlendirilmiştir. Bu bağlamda çalışma, Brütalizmi yeni bir mimari tasarım modeli olarak önermek yerine, modern mimari mirasın korunması gereken bir katmanı olarak ele almaktadır.