AI Summary & Key Takeaways
AI InsightThese findings contribute valuable data to the limited literature on epiphrenic oesophageal diverticulum.
📌 3 Key Takeaways
Abstract
Aims: The objective of this study is to examine the demographic, laboratory, and histopathological characteristics of epiphrenic oesophageal diverticulum in a large cohort, with the aim of developing a deeper understanding of its demographic distribution, biochemical profile, and endoscopic biopsy results. Methods: A retrospective analysis was conducted on 111 patients, including 36 with epiphrenic oesophageal diverticulum and 75 without. Demographic characteristics, laboratory findings (leukocyte count, haemoglobin, platelet count, and others), and histopathological data from gastric antrum biopsies (gastric atrophy, Helicobacter pylori (H. pylori) infection, and intestinal metaplasia) were evaluated. The comparisons between the two groups were made using the Mann-Whitney U test, Chi-square test and independent sample T test, p 0.05). Laboratory analyses revealed no significant differences in leukocyte, mean corpuscular volume, platelet, lymphocyte, neutrophil, monocyte, glucose, urea, creatinine, alanine aminotransferase, aspartate aminotransferase, sodium, potassium, and C-reactive protein values between the groups (p>0.05). However, there were significant differences in haemoglobin and calcium levels, which were lower in the epiphrenic oesophageal diverticulum group (p 0.05). Conclusion: The largest case series of epiphrenic oesophageal diverticulum demonstrates that patients with and without the condition have similar characteristics and profiles. Further investigation may help explain why haemoglobin and calcium levels are reduced among those with diverticula. These findings contribute valuable data to the limited literature on epiphrenic oesophageal diverticulum.
Özet
Amaç: Bu çalışmanın amacı, geniş bir hasta sayısında özofageal divertikülün klinik, laboratuvar ve histopatolojik özelliklerini inceleyerek; bu durumun demografik dağılımı, biyokimyasal profili ve endoskopik biyopsi sonuçları hakkında daha derin bir anlayış geliştirmektir. Yöntem: Çalışmada, 36'sı özofageal divertikül tanılı ve 75'i divertikül olmayan toplam 111 hasta retrospektif olarak analiz edilmiştir. Demografik özellikler, laboratuvar bulguları (lökosit sayısı, hemoglobin, trombosit sayısı ve diğer parametreler) ile gastrik antrum biyopsilerinden elde edilen histopatolojik veriler (gastrik atrofi, Helicobacter pylori enfeksiyonu ve intestinal metaplazi) değerlendirilmiştir. İki grup arasındaki karşılaştırmalar Mann-Whitney U testi, Ki-kare testi ve Bağımsız Örneklem T testi kullanılarak yapılmış; p 0,05). Laboratuvar analizlerinde; lökosit, ortalama eritrosit hacmi (MCV), trombosit, lenfosit, nötrofil, monosit, glukoz, üre, kreatinin, alanin aminotransferaz (ALT), aspartat aminotransferaz (AST), sodyum, potasyum ve C-reaktif protein (CRP) düzeyleri açısından gruplar arasında anlamlı fark bulunmamıştır (p>0,05). Ancak, hemoglobin ve kalsiyum düzeyleri özofageal divertikül grubunda anlamlı derecede daha düşük bulunmuştur (p 0,05). Sonuç: En büyük özofageal divertikül olgu serisi olan bu çalışma, divertikül bulunan ve bulunmayan hastaların benzer klinik ve laboratuvar profillere sahip olduğunu ortaya koymaktadır. Divertikülü olan hastalarda hemoglobin ve kalsiyum düzeylerinin neden düşük olduğunun açıklanabilmesi için ileri çalışmalara ihtiyaç vardır. Bu bulgular, özofageal divertikül ile ilgili sınırlı literatüre değerli katkılar sağlamaktadır.