AI Summary & Key Takeaways
AI InsightThese findings highlight the importance of individualized treatment planning and reflect the diversity in contemporary clinical practice.
📌 3 Key Takeaways
Abstract
Aims: The aim of this study was to evaluate the clinical approaches of orthodontists practicing in Turkiye regarding the distalization of maxillary first molars, as well as the factors influencing their treatment preferences. Methods: This descriptive and cross-sectional survey study included responses from 132 orthodontists who are members of the Turkish Orthodontic Society. The questionnaire, delivered via Google Forms, comprised 37 items covering demographic data, distalization techniques, the use of clear aligners, and retention protocols. Data were analyzed using SPSS version 22.0. Relationships between variables were assessed using the Chi-square test, supported by Monte Carlo simulation where appropriate. A significance level of p<0.05 was considered. Ethical approval for this survey-based study was obtained from the İnönü University Scientific Researches and Publication Ethics Committee (Date: 24.09.2024, Decision No: 2024/6452). Results: All participants reported utilizing maxillary molar distalization in their clinical practice. A total of 84.8% preferred skeletal anchorage-supported intraoral systems, and 62.9% reported placing miniscrews in the infrazygomatic crest region. According to the respondents, distalization was most frequently performed in adolescent patients (78.0%). In class II camouflage cases, 63.6% of orthodontists indicated a preference for premolar extraction. Clear aligner-based distalization was reported by 67.4% of participants, with Invisalign (Align Technology Inc., San Jose, CA, USA) being the most commonly used brand (56.8%) in this subgroup. The average duration of distalization was reported to be between 6 and 9 months by 43.9% of respondents. The most frequently encountered complication was miniscrew loosening (71.2%). In the post-treatment retention phase, 72.0% of clinicians reported using a combination of Essix and lingual retainers. Conclusion: Maxillary molar distalization is widely employed among orthodontists in Turkiye, with notable variability in techniques and materials used based on clinician preference. These findings highlight the importance of individualized treatment planning and reflect the diversity in contemporary clinical practice.
Özet
Amaç: Bu çalışmanın amacı, Türkiye'de görev yapan ortodontistlerin üst birinci molar dişlerin distalizasyonuna yönelik klinik yaklaşımlarını ve bu tercihler üzerinde etkili olan faktörleri değerlendirmektir. Yöntem: Bu tanımlayıcı ve kesitsel anket çalışmasına, Türk Ortodonti Derneği’ne üye olan toplam 132 ortodontist katılmıştır. Google Forms aracılığıyla iletilen anket formu; demografik veriler, distalizasyon teknikleri, şeffaf plak kullanımı ve retansiyon protokollerini içeren 37 sorudan oluşmaktadır. Veriler SPSS sürüm 22.0 programı ile analiz edilmiştir. Değişkenler arasındaki ilişkiler Ki-kare testi ile değerlendirilmiş, uygun durumlarda Monte Carlo simülasyonu ile desteklenmiştir. Bulgular: Katılımcıların tamamı, klinik uygulamalarında maksiller molar distalizasyonunu kullandıklarını belirtmiştir. Katılımcıların %84,8’i iskeletsel ankraj destekli intraoral sistemleri tercih ettiğini, %62,9’u ise mini vidaları infrazigomatik krista bölgesine yerleştirdiğini bildirmiştir. Distalizasyonun en sık olarak ergen bireylerde uygulandığı (%78,0) belirtilmiştir. Sınıf II kamuflaj vakalarında ortodontistlerin %63,6’sı premolar çekimini tercih ettiklerini ifade etmiştir. Katılımcıların %67,4’ü şeffaf plaklarla distalizasyon uyguladıklarını bildirmiş olup, bu grupta en sık tercih edilen markanın %56,8 ile Invisalign olduğu görülmüştür. Distalizasyon süresi, %43,9 oranında 6 ila 9 ay arasında olarak bildirilmiştir. En sık karşılaşılan komplikasyonun ise %71,2 oranında mini vida gevşemesi olduğu belirtilmiştir. Tedavi sonrası retansiyon aşamasında, katılımcıların %72,0’si Essix ve lingual retainer kombinasyonunu kullandıklarını ifade etmiştir. Sonuç: Türkiye’deki ortodontistler arasında maksiller molar distalizasyon yaygın olarak uygulanmakta olup, kullanılan teknikler ve materyaller klinisyenin tercihlerine göre farklılık göstermektedir. Bu bulgular, bireyselleştirilmiş tedavi planlamasının önemini ve güncel klinik uygulamalardaki çeşitliliği ortaya koymaktadır.