AI Summary & Key Takeaways
AI InsightConclusion: Monitoring HAIs, causative microorganisms and antibiotic resistance rates in intensive care units is of great importance for both infection prevention and the rational use of antibiotics.
📌 3 Key Takeaways
Abstract
Aim: The aim of this study was to determine the healthcare-associated infections (HAIs), causative microorganisms and antibiotic resistance profiles in the tertiary intensive care unit of our hospital and, based on the results, to contribute to the rational administration of antibiotics. Material and Method: The study included patients who were followed up in the tertiary intensive care unit between January 2023 and December 2023 and were diagnosed with HAI. Patient data were obtained retrospectively from infection control nurse records and patient files. Results: During the study period, 107 HAI episodes were identified in 99 of 2296 patients. The incidence rate of HAI was 4.7% and the incidence density was 5.2 per thousand. Central line-associated bloodstream infections (43%) were the most common HAI associated with invasive devices. The next most common were ventilator-associated pneumonia (42%) and catheter-associated urinary tract infection (15%). Gram negative bacteria were isolated in 83.2%, fungi in 10.3%, and gram positive bacteria in 6.5% of patients diagnosed with HAI. The most common gram negative bacteria were Acinetobacter baumannii (34.6%) and Pseudomonas aeruginosa (19.6%). A colistin resistance rate of 8.1% was determined for Acinetobacter baumannii. Carbapenem resistance was 91.9% for Acinetobacter baumannii and 76.2% for Pseudomonas aeruginosa. Methicillin resistance was found in 66.7% of Staphylococcus aureus, the most commonly isolated gram positive bacterium. Conclusion: Monitoring HAIs, causative microorganisms and antibiotic resistance rates in intensive care units is of great importance for both infection prevention and the rational use of antibiotics.
Özet
Amaç: Bu çalışmada, hastanemizin üçüncü basamak yoğun bakım ünitesinde gelişen sağlık hizmetiyle ilişkili enfeksiyonların (SHİE), etken mikroorganizmaların ve antibiyotik direnç profillerinin belirlenmesi ve bulgular ışığında akılcı antibiyotik uygulanmasına katkı sağlanması amaçlanmıştır. Gereç ve Yöntem: Çalışmaya Ocak 2023-Aralık 2023 tarihleri arasında üçüncü basamak yoğun bakım ünitesinde takip edilen ve SHİE tanısı koyular hastalar dahil edilmiştir. Hasta verileri, enfeksiyon kontrol hemşireleri tarafından tutulan kayıtlardan ve hasta dosyalarından retrospektif olarak elde edilmiştir. Bulgular: Çalışma boyunca 2296 hastanın 99’unda 107 SHİE epizodu tanımlanmıştır. SHİE insidans hızı %4.7, insidans dansitesi binde 5.2 olarak olarak saptanmıştır. İnvazif araçla ilişkili SHİE içerisinde santral venöz kateter ilişkili kan dolaşımı enfeksiyonu (%43) ilk sırada yer almıştır. İkinci sıklıkta ventilatör ilişkili pnömoni (%42) ve sonrasında kateter ilişkili üriner sistem enfeksiyonu (%15) saptanmıştır. SHİE tanısı alan hastalardan %83.2’sinde gram negatif bakteriler, %10.3’ünde funguslar, %6.5’inde gram pozitif bakteriler izole edilmiştir. Gram negatif bakterilerden en sık Acinetobacter baumannii (%34.6) ve Pseudomonas aeruginosa (%19.6) saptanmıştır. Acinetobacter baumannii için kolistin direnci %8.1 olarak bulunmuştur. Karbapenem direnci Acinetobacter baumannii için %91.9, Pseudomonas aeruginosa için %76.2 olarak saptanmıştır. En sık izole edilen gram pozitif bakteri olan Staphylococcus aureus'un %66,7'sinde metisilin direnci tespit edilmiştir. Sonuç: Yoğun bakım ünitelerinde SHİE’lerin, etken mikroorganizmaların ve antibiyotik direnç oranlarının takip edilmesi ve hem enfeksiyonların önlenmesi hem de akılcı antibiyotik kullanımı açısından büyük önem taşımaktadır.