Journals / Folklor Akademi Dergisi / 2023 / Cilt: 6 Sayı: 3

OSMANLI TÜRKÇESİ

Şahin Baranoğlu(ADNAN MENDERES ÜNİVERSİTESİ)0000-0002-5653-6766
Pages
1378–1389
Publication Date
2023-12-27
🏛️Bibliographic metadata and full text access for this article are provided via DergiPark.
DergiPark Record ↗
✨

AI Summary & Key Takeaways

AI Insight
⚡ TL;DR(Too Long; Didn't Read)

Dil tartışmalarında söz konusu bütünleyici dağılımı göz ardı etmemeliyiz; zira biz Osmanlı, Türk, Türkmen, Tatar gibi kelimeler üzerinde bir türlü anlaşamasak da Doğu’da ve Batı’da Türk ve Müslüman için aynı kelimeler kullanılmakta: Hui hui, Crescent.

📌 3 Key Takeaways

🎯
Objective & Hypothesis:Yakın geçmişte ülkemizde ortaöğretimde Osmanlıca dersinin okutulması tartışmaları yaşandı.
📊
Key Findings & Data:Dilimizin bir döneminin adı olarak Osmanlıca teriminin kullanılışı, 1850’lerde Ahmet Cevdet Paşalarla başlamıştır ki daha önceleri dilimiz için Türkçe veya Türkî denmiştir.
💡
Conclusion & Impact:Dil tartışmalarında söz konusu bütünleyici dağılımı göz ardı etmemeliyiz; zira biz Osmanlı, Türk, Türkmen, Tatar gibi kelimeler üzerinde bir türlü anlaşamasak da Doğu’da ve Batı’da Türk ve Müslüman için aynı kelimeler kullanılmakta: Hui hui, Crescent.
🔬Design:Araştırma Makalesi
📍Scope:Comprehensive Sample
⚙️Variables:Türkçe · Osmanlıca · dil

Özet

Yakın geçmişte ülkemizde ortaöğretimde Osmanlıca dersinin okutulması tartışmaları yaşandı. Dilimizin bir döneminin adı olarak Osmanlıca teriminin kullanılışı, 1850’lerde Ahmet Cevdet Paşalarla başlamıştır ki daha önceleri dilimiz için Türkçe veya Türkî denmiştir. Bu çalışmada söz konusu tartışmanın yaşandığı günlerin lehte ve aleyhteki görüşleri karşılaştırılıp tıpkı Özleştirmecilik tartışmaları gibi Osmanlıca tartışmalarının da dilimize zarar verdiği görüşü işlenecektir. Bu durum sadece Osmanlı Türkçesine has değil bütünüyle dil ve kültür tarihimizin özelliğidir. Türk adı bin yıldır hepimizi temsil ettiği hâlde Fatih Kanunnamesi’nde türk, köylü anlamındadır. Divânü Lugâti't-Türk’te ise “Türklerin ‘mün’ dediğine Oğuz, Kıpçak, Suvarlar ‘bün’ derler.” ifadesi vardır. Batı Türkçesinin eserlerinde bile Oğuz’un kelime anlamı ebleh’tir. Söz konusu farklılık, zenginlik ve derinlik çok kültürlü çok milletli çok dinli bir yapı olan Osmanlı’da zirveye ulaşmıştır. Araplar Sami dillerinden, Farslar Hint Avrupa, Türkler Ural Altay ve hepsi Osmanlı’nın içinde! Yani dünya kültürünün neredeyse tamamı var Osmanlı Türkçesinin içinde. Osmanlı’nın harflerinden hatta dilinden önce öğrenmemiz gereken gerçek bu! En ağdalı beyitlerin yüklemleri hep Türkçedir. Hâlbuki kelimesini oluşturan yapıların dilleri, çok zaman onu anlayamadığımız için üzerinde kavga ettiğimiz Osmanlı Türkçesinin üniversal özelliğinin sembolüdür. Yine bu çalışmada Osmanlı Türkçesinin özellikle yüklem ve kelime grubu teşkilinde görülen bu ifade gücünün asıl kaynağının Türkçe olduğu, anlam örgüsünün Türkçenin kurallarıyla oluştuğu ortaya konulup söz konusu durum, değişik yüzyıllarda eser vermiş şairlerden ve günümüz sanatçılarından örneklerle ortaya konacaktır. Yer yer günümüz Türkçesi gibi konuşan Tonyukuk’tan, Kutadgu Bilig’de yüzüng açık tut tabirini muhatabına sıcak davran anlamında kullanan Yusuf Has Hacib’den ve isig öz (hayat), et öz (vücut), öz yaş (ömür), tüş et öz (ebedî vücut), ulug suv (deniz), yir suv (dünya) gibi yapıları eserlerinde ve gündelik hayatlarında kullanan Uygurlara kadar uzanacak bu kullanım örnekleriyle Osmanlı Türkçesi ve dolayısıyla günümüz Türkçesindeki binlerce yıllık birikim açıklanacaktır. Dil tartışmalarında söz konusu bütünleyici dağılımı göz ardı etmemeliyiz; zira biz Osmanlı, Türk, Türkmen, Tatar gibi kelimeler üzerinde bir türlü anlaşamasak da Doğu’da ve Batı’da Türk ve Müslüman için aynı kelimeler kullanılmakta: Hui hui, Crescent.

🔖

Cite This Article

Baranoğlu, Ş. (2023). OSMANLI TÜRKÇESİ. Folklor Akademi Dergisi, Cilt: 6 Sayı: 3, 1378–1389. https://doi.org/10.55666/folklor.1375418

📄 Full Text PDF Viewer

📄

PDF görüntüleyici hazırlanıyor...

References (17)

  1. AKYÜZ SİZGEN, B. (2014). “Ayla Kutlu’nun İki Romanında Dünya Savaşları” Yeni Türk Edebiyatı Araştırmaları, S. 12, Temmuz - Aralık 2014, s. 197-213.
  2. ARAT, R. R. (1991). Kutadgu Bilig I Metin, TDK Yay., Ankara.
  3. ARAT, R. R.- BANG W. Gabain -A. (1934). Türkische Turfan-Texte VI. Berlin.
  4. ATALAY, B. (1986). Divanü Lugati’t-Türk Tercümesi I, TDK Yay., Ankara.
  5. BARANOĞLU, Ş. (2011). Se-Zebân - Şeyh Ahmed-i Antakî, Kanyılmaz Matbaası, İzmir.
  6. CİBRAN, H. (2015): Ermiş, çev. Ayşe Berktay, Türkiye İş bankası Yay., İstanbul.
  7. COŞKUN, V. (2012): “Türkçede Ses-Söz Dizimi İlişkisinin İletişime Etkisi”, Ege Bölgesi Dilcileri Sürekli Çalıştayı II, Adnan Menderes Üniversitesi, 27-28 Nisan.
  8. ERDEM, M. D. - KARATAŞ, M.- HİRİK, E. (2015): Yeni Türk Dili, Maarif Mektepleri Yay., Ankara.
  9. ERGİN, M. (1994): Dede Korkut Kitabı I, TDK Yay., Ankara.
  10. ERGİN, M. (2007) Orhun Abideleri, Boğaziçi Yay., İstanbul.
  11. KAPLAN, F. (2014) “Şeyh Galip’in Aşk Redifli Gazellerinde Aşk Anlayışı”, I. Uluslararası Türk Kültürü Kongresi, 13-14 Ekim.
  12. KARAAĞAÇ, G. (2009): “Alıntı Kelimeler Üzerine Düşünceler”, Dil Tarih ve İnsan, Kesit Yay., İstanbul.
  13. LEWIS, B. (1984). Modern Türkiye’nin Doğuşu, çev. Metin Kıratlı, Türk Tarih Kurumu Yay., Ankara.
  14. MİRDUHİZÂDE ABDURRAHMAN SÜREYYA (1299): Talikat-ı Belâgat-i Osmaniye,Ceride-i Askeriye Matbaası, İstanbul.
  15. ECKMANN, J. (2004): Nehcü’l-Feradis, TDK Yay., Ankara.
  16. PARLATIR, İ. - ÇETİN, N. (1999). Genç Kalemler Dergisi, TDK Yay., Ankara. Türkçe Sözlük, TDK Yay., Ankara 1998.
  17. YAPICI, A. İ. (2022): Aydın ve Yöresi Ağızları (İnceleme-Metin-Sözlük), Grafiker Yay., Ankara.