AI Summary & Key Takeaways
AI InsightHowever, further research is needed to enhance their applicability under field conditions and their integration into selection programs.
📌 3 Key Takeaways
Abstract
This review addresses fertility-related phenotypic traits developed to improve reproductive efficiency in dairy cattle. Traditional fertility parameters have shown limited success in genetic selection programs due to their low heritability and high susceptibility to environmental factors. Therefore, novel traits that more accurately reflect the biological basis of fertility and exhibit moderate to high heritability have gained increasing attention. In this context, phenotypes such as antral follicle count (AFC), anti-Müllerian hormone (AMH), ovarian size, uterine position score (UPS), anogenital distance (AGD), insulin-like growth factor-1 (IGF-1), progesterone-based measurements, and estrus-related behaviors are examined in detail. The relationships of these traits with fertility, as well as their potential for use in genetic selection programs, are evaluated. The present review indicates that these novel fertility phenotypes can more effectively reveal genetic variation among individuals and contribute significantly to improving reproductive efficiency at the herd level. However, further research is needed to enhance their applicability under field conditions and their integration into selection programs.
Özet
Bu derlemede, süt sığırcılığında reprodüktif verimliliği arttırmaya yönelik geliştirilen fertiliteye ait fenotipik özellikler ele alınmıştır. Geleneksel fertilite parametrelerinin, düşük kalıtım derecelerine sahip olmaları ve çevresel faktörlerden yüksek düzeyde etkilenebilir olamaları nedeniyle genetik seleksiyon programlarında başarıları sınırlı kalmıştır. Bu nedenle, fertilitenin biyolokik olarak altyapısını daha doğru şekilde yansıtan, orta ve yüksek kalıtım derecelerine sahip yeni özellikler ön plana çıkmıştır. Bu kapsamda antral folikül sayısı (AFC), Anti-Müllerian hormon (AMH), ovaryum büyüklüğü, uterus pozisyon skoru (UPS), anogenital mesafe (AGD), insülin benzeri büyüme faktörü-1 (IGF-1), progesteron temelli ölçümler ve östrüs davranışları gibi fenotipler detaylı olarak incelenmiştir. Bu özelliklerin hem fertilite ile olan ilişkileri hem de genetik seleksiyon açısından taşıdıkları potansiyel değerlendirilmiştir. Mevcut çalışma, bu yeni nesil fertilite fenotiplerinin bireyler arasındaki genetik farklılıkları daha etkin şekilde ortaya koyduğunu ve sürü düzeyinde reprodüktif verimliliğin artırılmasında önemli katkılar sağlayabileceğini göstermektedir. Ancak bu fenotiplerin saha koşullarında uygulanabilirliği ve seleksiyon programlarına dahil edilebilmesi için daha fazla araştırmaya ihtiyaç duyulmaktadır.