AI Summary & Key Takeaways
AI InsightStandardised thresholds and consensus guidelines specific to prediabetes are required for routine clinical use.
📌 3 Key Takeaways
Abstract
This review aims to synthesise evidence on the risk assessment and clinical applicability of continuous glucose monitoring (CGM) metrics in prediabetes to develop monitoring, risk stratification, and management strategies for preventing progression to type 2 diabetes. The narrative review of CGM studies in prediabetes includes metrics such as data acquisition principles, time in range/above/below, mean glucose, glucose management index, and glycaemic variability indices (standard deviation, coefficient of variation, mean amplitude glycaemic excursions). Clinical challenges, normative data, and the predictive value of dysglycaemia are highlighted. Prediabetes is characterised by increased postprandial excursions and glycaemic variability that can be missed by traditional tests. Compared to normoglycaemia, time spent within the tight range (70-140 mg/dL) is reduced in prediabetes and is associated with insulin resistance. Glycaemic variability indices predict diabetes progression independently of HbA1c. CGM reveals individual glucotypes; practical issues such as sensor wear and data gaps are resolved with extended monitoring. CGM metrics provide comprehensive insights into prediabetic dysglycaemia, surpassing intermittent testing for early diagnosis and intervention. Standardised thresholds and consensus guidelines specific to prediabetes are required for routine clinical use.
Özet
Bu derleme, prediyabette sürekli glukoz izleme (CGM) metriklerinin risk değerlendirmesi ve klinik uygulanabilirliğine dair kanıtları sentezleyerek tip 2 diyabet progresyonunu önlemeye yönelik izlem, risk sınıflandırması ve yönetim stratejilerini geliştirmeyi amaçlamaktadır. Prediyabette CGM çalışmalarının anlatısal derlemesi, veri edinim prensipleri, zaman aralığında/üstünde/altında kalma, ortalama glukoz, glukoz yönetim indeksi ve glisemik değişkenlik indeksleri (standart sapma, varyasyon katsayısı, ortalama amplitüdlü glisemik eksürsiyonlar) gibi metrikleri içermektedir. Klinik zorluklar, normatif veriler ve disgliseminin prediktif değeri vurgulanmıştır. Prediyabet, geleneksel testlerle kaçabilen artmış postprandiyal eksürsiyonlar ve glisemik değişkenlik ile karakterizedir. Normoglisemiye göre prediyabette sıkı zaman aralığında kalma (70-140 mg/dL) azalmıştır ve insülin direnci ile ilişkilidir. Glisemik değişkenlik indeksleri, HbA1c'den bağımsız diyabet progresyonunu öngörür. CGM, bireysel glukotipleri ortaya çıkarır; sensör giyimi ve veri boşlukları gibi pratik sorunlar uzatılmış izlem ile çözülür. CGM metrikleri, prediyabet disglisemisine dair kapsamlı içgörüler sunarak erken tanı ve müdahale için aralıklı testleri aşar. Rutin klinik kullanım için prediyabete özgü standartlaştırılmış eşikler ve konsensüs kılavuzları gereklidir.