AI Summary & Key Takeaways
AI InsightSuch review is essential for constitutional legitimacy and the protection of fundamental rights.
📌 3 Key Takeaways
Abstract
This article examines the status of the Constitutional Court’s Internal Regulation within the constitutional order and its possible judicial review. According to the Constitution, the Regulation is limited to organizing the Court’s internal working procedures. In practice, however, relying on Law No. 6216, the Regulation also sets rules of procedure, which is unconstitutional for at least three reasons. First, procedural rules can only be enacted by law; doing so by regulation violates the constitutional principle that courts’ powers must be prescribed by statute. Second, regulating procedures through the Internal Regulation restricts the right of individual application, which is a fundamental right, and thus breaches Article 13 of the Constitution. Third, adopting provisions that require a law through an internal regulation contradicts the principle of the non-delegability of legislative power. Therefore, the Regulation’s provisions on judicial procedures must be subject to review by the Council of State. Such review is essential for constitutional legitimacy and the protection of fundamental rights.
Özet
Bu makale, Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü’nün anayasal düzen içindeki konumunu ve yargısal denetime tabi olup olamayacağını incelemektedir. Anayasa’ya göre içtüzük, mahkemenin kendi çalışma usullerini belirlemekle sınırlı bir düzenleyici işlemdir. Ancak uygulamada, 6216 sayılı Kanun’a dayanılarak yapılan içtüzük, yargılama usullerini de düzenlemekte ve bu durum en az üç gerekçeyle Anayasa’ya aykırılık doğurmaktadır: Evvela içtüzükle yargılama usulleri belirlenmesi, mahkemelerin yetkilerinin kanunla belirleneceğine dair Anayasal ilkeye aykırılık teşkil eder. Bu durum aynı zamanda bir temel hak olan bireysel başvuru hakkının sınırlandırılması bağlamında Anayasa’nın 13. maddesinde de aykırıdır. Son olarak ancak kanunla yapılabilecek bir düzenlemenin içtüzükle yapılması yasama yetkisinin devredilmezliği ilkesiyle bağdaşmaz. Öte yandan hukuk devletinin bir gereği olarak içtüzüğün yargılama usullerine ilişkin hükümlerinin mutlaka yargısal denetime açık olması gerekir. Bu denetimin adresi Danıştay olmalı; içtüzüğün yargılama usullerini düzenleyen ve bu sebeple içtüzük sınırlarını aşan kuralları iptal davasına konu edilebilmelidir. Böyle bir denetim, hem anayasal meşruiyeti hem de temel hakların güvencesini sağlamanın ön koşuludur.