AI Summary & Key Takeaways
AI InsightIncorporating unipolar voltage assessment into routine practice may enhance procedural efficacy and optimize ablation outcomes.
📌 3 Key Takeaways
Abstract
Objective: Cavotricuspid isthmus (CTI) ablation is an established treatment for typical atrial flutter, with the procedural endpoint being the achievement of bidirectional CTI block. However, reliable intraprocedural markers reflecting lesion quality and predicting conduction delay are limited. This study aimed to evaluate the relationship between unipolar voltage reduction after radiofrequency ablation and prolongation of CTI block time. Material and Methods: In this single-center retrospective study, 51 patients who underwent radiofrequency CTI ablation for typical atrial flutter were included. Pre- and post-ablation unipolar voltage ratio, bipolar voltage reduction, and impedance drop were analyzed. The primary endpoint was defined as significant CTI block time prolongation, expressed as a CTI block time ratio >2. Correlation, multivariable regression, and ROC analyses were performed. Results: A significant positive correlation was observed between unipolar voltage reduction and CTI block time ratio (r=0.531, p<0.001). In contrast, no significant association was found between bipolar voltage reduction and CTI block time (p>0.05). In multivariable analysis, unipolar voltage reduction was identified as an independent predictor of CTI block time prolongation (β=0.583, p<0.001). ROC analysis demonstrated excellent discriminative ability of unipolar voltage reduction in predicting significant CTI block time prolongation (area under the curve=0.97, 95% confidence interval: 0.92-1.00). The optimal cutoff value was ≥61.7%, with a sensitivity of 91.3% and specificity of 100%. Conclusion: Unipolar voltage reduction is a strong and independent predictor of CTI block time prolongation and may serve as a reliable intraprocedural marker for assessing lesion quality during CTI ablation. Incorporating unipolar voltage assessment into routine practice may enhance procedural efficacy and optimize ablation outcomes.
Özet
Amaç: Kavotriküspit istmus (CTI) ablasyonu, tipik atriyal flutter tedavisinde yerleşik bir yöntem olup, işlemin sonlanım noktası çift yönlü CTI blok elde edilmesidir. Bununla birlikte, lezyon kalitesini yansıtan ve iletim gecikmesini öngören güvenilir intraprocedürel belirteçler sınırlıdır. Bu çalışmada, radyofrekans ablasyon sonrası unipolar voltaj azalması ile CTI blok süresi uzaması arasındaki ilişkinin değerlendirilmesi amaçlandı. Gereç ve Yöntemler: Bu tek merkezli retrospektif çalışmaya, tipik atriyal flutter nedeniyle radyofrekans CTI ablasyonu uygulanan 51 hasta dahil edildi. Ablasyon öncesi ve sonrası unipolar voltaj oranı, bipolar voltaj azalması ve empedans düşüşü analiz edildi. Birincil sonlanım noktası, CTI blok süresi oranının >2 olması ile tanımlanan anlamlı CTI blok süresi uzamasıydı. Korelasyon, çok değişkenli regresyon ve ROC analizleri gerçekleştirildi. Bulgular: Unipolar voltaj azalması ile CTI blok süresi oranı arasında anlamlı pozitif korelasyon saptandı (r=0,531, p<0,001). Buna karşılık, bipolar voltaj azalması ile CTI blok süresi arasında anlamlı ilişki bulunmadı (p>0,05). Çok değişkenli analizde, unipolar voltaj azalması CTI blok süresi uzamasının bağımsız bir belirleyicisi olarak saptandı (β=0,583, p<0,001). ROC analizinde, unipolar voltaj azalmasının anlamlı CTI blok süresi artışını öngörmede mükemmel ayırt edici güce sahip olduğu gösterildi (eğri altında kalan alan=0,97, %95 güven aralığı: 0,92-1,00). En uygun kesim değeri ≥%61,7 olup, duyarlılık %91,3 ve özgüllük %100 olarak bulundu. Sonuç: Unipolar voltaj azalması, CTI blok süresi uzamasının güçlü ve bağımsız bir belirleyicisidir ve CTI ablasyonu sırasında lezyon kalitesini değerlendirmede güvenilir bir intraprocedürel belirteç olarak kullanılabilir. Unipolar voltaj değerlendirmesinin rutin uygulamaya dahil edilmesi, işlem etkinliğini artırabilir ve ablasyon sonuçlarını optimize edebilir.