AI Summary & Key Takeaways
AI InsightThe study concludes that religion-based anti-communist discourse in Turkey emerged through the interaction of the global ideological climate of the Cold War with the country’s local political and social dynamics.
📌 3 Key Takeaways
Abstract
This study examines the role of religion in anti-communist discourse in Turkey during the Cold War. It explores how religion-based anti-communist discourse was constructed through the interaction between the international ideological rivalry of the Cold War and Turkey’s historical and political dynamics. The study is based on the works of leading anti-communist authors, publications of the Associations for the Struggle Against Communism, conservative periodicals, and the rhetoric used in anti-communist rallies. Employing qualitative discourse analysis, the research identifies recurring discursive patterns and ideological themes within these texts. The findings demonstrate that communism was constructed as an ontological enemy characterized by atheism and as a threat to moral and social values, while religion functioned as an ideological instrument for social mobilization and for legitimizing criticisms of secularism. The study concludes that religion-based anti-communist discourse in Turkey emerged through the interaction of the global ideological climate of the Cold War with the country’s local political and social dynamics.
Özet
Bu çalışma, Soğuk Savaş dönemi Türkiye’sinde dinin antikomünist söylem içerisindeki işlevini incelemeyi amaçlamaktadır. Araştırmada, Türkiye’de din eksenli antikomünist söylemin, Soğuk Savaş’ın uluslararası ideolojik rekabeti ile ülkenin tarihsel ve siyasal dinamiklerinin etkileşimi içerisinde nasıl şekillendiği değerlendirilmiştir. Çalışmanın veri kaynaklarını dönemin önde gelen antikomünist yazarlarının eserleri, Komünizmle Mücadele Dernekleri’nin yayınları, muhafazakâr süreli yayınlar ve miting söylemleri oluşturmaktadır. Nitel söylem analizi yöntemiyle gerçekleştirilen araştırmada, metinlerde tekrar eden söylem kalıpları ve ideolojik temalar incelenmiştir. Bulgular, komünizmin din karşıtı, ahlaki ve toplumsal değerleri tehdit eden ontolojik bir düşman olarak kurgulandığını; dinin ise toplumsal mobilizasyon sağlayan ve laiklik politikalarına yönelik eleştirileri meşrulaştıran ideolojik bir araç olarak kullanıldığını göstermektedir. Sonuç olarak çalışma, Türkiye’de din merkezli antikomünist söylemin küresel Soğuk Savaş atmosferi ile yerel siyasal ve toplumsal dinamiklerin etkileşimi içerisinde şekillendiğini ortaya koymaktadır.