AI Summary & Key Takeaways
AI InsightIrradiation was conducted at doses of 150, 174, and 200 Gray to generate the M1 generation for the Heavri variety.
📌 3 Key Takeaways
Abstract
The problems caused by climate change have begun to significantly affect all areas of agricultural production. In particular, the increase in temperature and the resulting drought have become major issues for crop species, leading to an increase in annual yield losses. The advantages of millets (such as their nutritional value and high adaptability) are currently being considered in many countries as an alternative to crops that require more irrigation, especially due to the growing problem of drought. Various methods (classical breeding and biotechnological approaches) are being applied for millet breeding worldwide, and among these techniques, mutation breeding is one method that deserves particular attention. Countries that play an important role in millet production have initiated mutation breeding programs at the national and regional levels to increase nutrient content and enhance disease tolerance. In the present study, the effective mutation dose was determined as a preliminary step to initiate mutation breeding research for pearl millet (Pennisetum glaucum L. cv. Heavri), which has been agronomically examined in Türkiye. For this purpose, millet seeds with 8% moisture content were irradiated with cesium-137 gamma rays, a physical mutagenic source, at seven different doses (0, 50, 100, 200, 300, 400, and 500 Gray). As a result of the plant measurements taken three weeks after irradiation and the linear regression analysis, 174 Gy was determined to be the effective mutation dose. The negative effects of increasing gamma ray doses on plant development were clearly determined on both shoot length and fresh plant weight, and the resulting difference was determined to be statistically important. The 10% lower and upper limits of the effective mutation dose were defined. Irradiation was conducted at doses of 150, 174, and 200 Gray to generate the M1 generation for the Heavri variety.
Özet
İklim değişikliğinin yarattığı sorunlar tarımsal üretimin her alanında kendini önemli ölçüde hissettirmeye başlamıştır. Özellikle sıcaklık artışı ile beraberinde gelen kuraklık tarla bitkileri içinde yer alan türler için de önemli bir sorun oluşturmakta ve yıllık ürün kayıpları günden güne artmaktadır. Darı sahip olduğu avantajlar (besin değeri, yüksek adaptasyon kabiliyeti gibi) sonucunda bugün pek çok ülkede özellikle kuraklık sorunu nedeni ile son yıllarda sulama isteği fazla olan türlere alternatif olarak ele alınan bir türdür. Dünyada darı ıslahı konusunda farklı yöntemlerin (klasik ıslah ve biyoteknolojik yaklaşımlar) uygulaması söz konusu olup bu teknikler içinde yer alan mutasyon ıslahı tekniği üzerinde durulması gereken yöntemlerden bir tanesidir. Bugün darı üretiminde önemli yere sahip olan ülkeler bu amaçla gerek besin içeriğini artırmak gerekse hastalıklara tolerans sağlamak üzere mutasyon ıslahı programlarını ülkesel ve bölgesel düzeyde hayata geçirmiş durumdadır. Burada sonuçları sunulan araştırmada; ülkemizde üretimi yapılmak üzere agronomik gözlemleri tamamlanan inci darı (Pennisetum glaucum L. cv. Heavri) için mutasyon ıslahı çalışması başlatmak üzere ön aşama olan etkili mutasyon dozu belirlenmiştir. Bu amaçla yedi farklı dozda (0, 50, 100, 200, 300, 400, 500 Gray) fiziksel mutagen kaynağı olan sezyum 137 gama ışın kaynağı ile nem oranı %8 olan darı tohumları ışınlanmıştır. Işınlamadan üç hafta sonra yapılan bitkisel ölçümler ve lineer regresyon analizi sonucunda 174 Gray etkili mutasyon dozu olarak belirlenmiştir. Artan gama ışını dozlarının bitki gelişimine yönelik yaptığı olumsuz etki gerek sürgün uzunluğu gerekse yaş bitki ağırlığı üzerinde net bir şekilde belirlenerek istatistiki olarak ortaya çıkan farkın önemli olduğu saptanmıştır. Etkili mutasyon dozunun %10 alt ve üst sınırı belirlenerek 150, 174 ve 200 Gray dozlarında Heavri çeşidi için M1 generasyonunu oluşturulmak üzere ışınlama yapılmıştır.