AI Summary & Key Takeaways
AI InsightThis suggests a potential role for probiotics in modulating allergic responses and inflammation, providing a promising adjunctive therapy for managing AR, particularly in individuals with co-existing gastrointestinal conditions.
📌 3 Key Takeaways
Abstract
Aim: This study aimed to investigate the effect of short-term (3-6 months) probiotic use on patients with recurrent allergic rhinitis (AR) and irritable bowel syndrome (IBS), focusing on changes in inflammation indices and hospital admission frequency. Material and Methods: This retrospective study included patients diagnosed with IBS and AR between 2020 and 2021, who used probiotic supplements for 3 to 6 months. Clinical data, including demographic characteristics, systemic inflammation index (SII), neutrophil-to-lymphocyte ratio (NLR) and platelet-to-lymphocyte ratio (PLR), hemograms before and after probiotic use, and AR-related admission numbers, were collected. The probiotic intervention was compared to a control group receiving standard IBS treatment without probiotics. Results: Of the 135 patients evaluated, a significant reduction in AR-related hospital admission frequency was observed in the probiotic-treated group compared to the control group (p 0.05). Conclusion: Probiotic use for at least 3 months in patients with IBS and AR demonstrated improvements in inflammation indices and a reduction in disease-related hospital admission frequency. This suggests a potential role for probiotics in modulating allergic responses and inflammation, providing a promising adjunctive therapy for managing AR, particularly in individuals with co-existing gastrointestinal conditions.
Özet
Amaç: Bu çalışma, tekrarlayan alerjik rinit (AR) ve irritabl bağırsak sendromu (IBS) olan hastalarda kısa süreli (3-6 ay) probiyotik kullanımının etkisini, özellikle inflamasyon indekslerindeki değişikliklere odaklanarak incelemeyi amaçlamıştır. Gereç ve Yöntemler: Bu retrospektif çalışmaya 2020-2021 yılları arasında IBS ve AR tanısı almış ve 3-6 ay süreyle probiyotik takviyesi kullanan hastalar dahil edildi. Demografik özellikler, sistemik inflamasyon indeksi (SII), nötrofil-lenfosit oranı (NLR) ve trombosit-lenfosit oranı (PLR) gibi klinik veriler ile probiyotik kullanımı öncesi ve sonrası hemogram sonuçları ve AR ile ilişkili başvuru sayıları toplandı. Probiyotik müdahalesi, probiyotik içermeyen standart IBS tedavisi alan kontrol grubu ile karşılaştırıldı. Bulgular: Değerlendirilen 135 hasta arasında, probiyotik tedavisi alan grupta kontrol grubuna kıyasla AR ile ilişkili hastane başvuru sıklığında anlamlı bir azalma gözlendi (p 0.05). Sonuçlar: IBS ve AR hastalarında en az 3 ay boyunca probiyotik kullanımı, inflamasyon indekslerinde iyileşme ve hastalıkla ilişkili hastane başvuru sıklığında azalma sağladı. Bu, probiyotiklerin alerjik yanıtları ve inflamasyonu modüle etmede potansiyel bir rol oynayabileceğini ve özellikle gastrointestinal bozuklukları olan bireylerde AR yönetimi için umut verici bir yardımcı tedavi olabileceğini göstermektedir.