AI Summary & Key Takeaways
AI InsightTargeted health-education programs for immigrant communities from high-prevalence countries are recommended as a primary, non-medical strategy to reduce the practice and its complications.
📌 3 Key Takeaways
Abstract
Background: Female genital mutilation (FGM) includes all non-medical procedures that involve partial or complete removal of the external female genitalia, or any injury to the female genital organs. The World Health Organization (WHO) classifies FGM into four types and recognizes it as an internationally condemned violation of the human rights of girls and women. Objective: To synthesize recent evidence on the classification, global epidemiology, health consequences and primary-care implications of FGM, with particular attention to family physicians, midwives and primary-care nurses caring for immigrant women and girls living in Türkiye. Methods: Narrative review of articles published in English or Turkish between January 2000 and January 2026, identified through PubMed/MEDLINE, Web of Science, Scopus, Google Scholar, the Cochrane Library and DergiPark. Reports and guidelines from WHO, UNICEF and the United Nations Population Fund (UNFPA) were hand-searched for additional grey literature. Emphasis was placed on systematic reviews, meta-analyses, guidelines and policy documents published between 2020 and 2025. Results: Over 230 million girls and women alive today have undergone FGM. The practice is concentrated in approximately 30 countries and is increasingly relevant in host countries because of migration. Recent evidence confirms associations between FGM and obstetric, urological, sexual, psychological and other long-term health complications. Evidence for an association with infertility is suggestive but not definitive. Health-education interventions delivered through trusted community and primary-care channels may reduce the intention to perform FGM in future generations. Conclusion: Although FGM is not part of Türkiye's traditional culture and nationally representative prevalence data are unavailable, primary-care physicians in Türkiye may encounter affected women and girls because of migration from high-prevalence countries. Family physicians, midwives and primary-care nurses are therefore essential to case identification, trauma-informed and culturally sensitive counseling, appropriate referral, and community-level prevention. Targeted health-education programs for immigrant communities from high-prevalence countries are recommended as a primary, non-medical strategy to reduce the practice and its complications.
Özet
Arka plan: Kadın genital mutilasyonu (KGM; kadın sünneti), kadın dış genital organlarının kısmen veya tamamen çıkarılmasını ya da kadın genital organlarına herhangi bir zarar verilmesini içeren tüm tıbbi olmayan işlemleri kapsar. Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), KGM’yi dört türe ayırmakta ve bunu kız çocukları ile kadınların insan haklarına yönelik, uluslararası alanda kınanan bir ihlal olarak tanımlamaktadır. Amaç: Türkiye’de yaşayan göçmen kadın ve kız çocuklarına bakım sağlayan aile hekimleri, ebeler ve birinci basamak hemşirelerine özel önem vererek, KGM’nin sınıflandırılması, küresel epidemiyolojisi, sağlık sonuçları ve birinci basamak sağlık hizmetleri üzerindeki etkilerine ilişkin güncel kanıtları sentezlemek. Yöntemler: Ocak 2000 ile Ocak 2026 tarihleri arasında İngilizce veya Türkçe olarak yayınlanan ve PubMed/MEDLINE, Web of Science, Scopus, Google Scholar, Cochrane Library ve DergiPark aracılığıyla tespit edilen makalelerin anlatımsal derlemesi. Ek gri literatür için DSÖ, UNICEF ve Birleşmiş Milletler Nüfus Fonu’nun (UNFPA) raporları ve kılavuzları elle taranmıştır. 2020 ile 2025 yılları arasında yayınlanan sistematik derlemeler, meta-analizler, kılavuzlar ve politika belgelerine ağırlık verilmiştir. Bulgular: Günümüzde hayatta olan 230 milyondan fazla kadın ve kız çocuğu KGM’ye maruz kalmıştır. Bu uygulama yaklaşık 30 ülkede yoğunlaşmaktadır ve göç nedeniyle ev sahibi ülkelerde giderek daha fazla önem kazanmaktadır. Son kanıtlar, KGM ile obstetrik, ürolojik, cinsel, psikolojik ve diğer uzun vadeli sağlık komplikasyonları arasındaki ilişkiyi doğrulamaktadır. İnfertilite ile ilişki olduğuna dair kanıtlar düşündürücüdür ancak kesin değildir. Güvenilir topluluk ve birinci basamak sağlık hizmetleri kanalları aracılığıyla sunulan sağlık eğitimi müdahaleleri, gelecek nesillerde KGM uygulama niyetini azaltabilir. Sonuç: KGM, Türkiye’nin geleneksel kültürünün bir parçası olmamasına ve ülke çapında temsil edici yaygınlık verilerinin bulunmamasına rağmen, Türkiye’deki birinci basamak hekimleri, yaygınlığın yüksek olduğu ülkelerden gelen göç nedeniyle bu uygulamadan etkilenen kadın ve kız çocuklarıyla karşılaşabilir. Bu nedenle aile hekimleri, ebeler ve birinci basamak hemşireleri, vakaların tespit edilmesi, travma odaklı ve kültürel açıdan duyarlı danışmanlık, uygun sevk ve toplum düzeyinde önleme açısından hayati öneme sahiptir. Yüksek yaygınlık gösteren ülkelerden gelen göçmen topluluklara yönelik hedefli sağlık eğitimi programları, bu uygulamayı ve komplikasyonlarını azaltmak için birincil, tıbbi olmayan bir strateji olarak önerilmektedir.