AI Summary & Key Takeaways
AI InsightUltimately, the integration of AI acts as a strategic force multiplier while simultaneously introducing systemic vulnerabilities, reinforcing the need for balanced strategies that combine technological innovation with accountability and security governance.
📌 3 Key Takeaways
Abstract
Artificial intelligence (AI) has become closely intertwined with modern weapon systems, shaping international peace, security, and military competition. Autonomous systems and AI technologies are transforming warfare by redefining operational capabilities and defence strategies. The United Arab Emirates (UAE) stands as a pioneering actor in the Middle East, integrating AI into military operations through advanced platforms that enhance intelligence, surveillance, targeting, and cybersecurity. This study aims to examine the role and effectiveness of AI-enabled autonomous weapon systems within the UAE’s defence strategy. It employs a neorealist framework to analyse how AI integration serves as a tool for survival and power maximization in an anarchic regional order. The analysis focuses on the UAE’s investments in autonomous drones, AI-assisted decision-making, and electronic warfare, highlighting their potential to increase efficiency and overcome manpower constraints. Findings suggest that while AI enhances military effectiveness, it also generates significant risks, including operational reliability and cybersecurity vulnerabilities. The study concludes that the UAE’s AI-driven defence modernization reflects a neorealist balancing behavior, reshaping its military posture and contributing to broader regional transformations. Ultimately, the integration of AI acts as a strategic force multiplier while simultaneously introducing systemic vulnerabilities, reinforcing the need for balanced strategies that combine technological innovation with accountability and security governance.
Özet
Yapay zekâ (AI), modern silah sistemleriyle giderek daha fazla bütünleşerek uluslararası barış, güvenlik ve askerî rekabetin yapısını dönüştürmektedir. Otonom sistemler ve yapay zekâ temelli teknolojiler, operasyonel kabiliyetleri ve savunma stratejilerini yeniden tanımlamakta; savaşın icra biçimini köklü biçimde değiştirmektedir. Bu bağlamda Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), istihbarat, gözetleme, hedefleme ve siber güvenlik alanlarında gelişmiş yapay zekâ tabanlı platformları askerî operasyonlarına entegre ederek Orta Doğu’da öncü bir aktör olarak öne çıkmaktadır. Bu çalışma, BAE’nin savunma stratejisi çerçevesinde yapay zekâ destekli otonom silah sistemlerinin rolünü ve etkinliğini incelemektedir. Neorealist bir perspektiften hareketle, yapay zekâ entegrasyonunun anarşik bölgesel güvenlik ortamında hayatta kalma ve göreli gücü maksimize etme aracı olarak nasıl işlev gördüğü analiz edilmektedir. Çalışma, BAE’nin otonom insansız hava araçları, yapay zekâ destekli karar alma mekanizmaları ve elektronik harp kapasitesine yaptığı yatırımlara odaklanarak, bu unsurların operasyonel verimliliği artırma ve insan gücü kısıtlarını telafi etme potansiyelini ortaya koymaktadır. Bulgular, yapay zekânın askerî etkinliği önemli ölçüde artırdığını; ancak operasyonel güvenilirlik, altyapı bağımlılığı ve siber güvenlik açıkları gibi ciddi riskleri de beraberinde getirdiğini göstermektedir. Sonuç olarak çalışma, BAE’nin yapay zekâ odaklı savunma modernizasyonunun, askerî duruşunu yeniden şekillendiren ve bölgesel güç dengelerine etki eden neorealist bir dengeleme davranışını yansıttığını; teknolojik yenilik ile hesap verebilirlik ve güvenlik yönetişimi arasında denge kuran bütüncül stratejilere duyulan ihtiyacı pekiştirdiğini savunmaktadır