AI Summary & Key Takeaways
AI InsightMagnetic resonance imaging -driven downgrade appears safe and may help avoid unnecessary biopsies in selected cases.
📌 3 Key Takeaways
Abstract
Objective: To assess the contribution of magnetic resonance imaging to Breast Imaging Reporting and Data System (BI-RADS) reclassification and biopsy decision making in patients with non-mass breast lesions identified on ultrasound. Material and Methods: This retrospective study included 392 patients who underwent breast magnetic resonance imaging following the identification of non-mass breast lesions on ultrasound; 135 had histopathologic verification and were analyzed. BI-RADS categories on ultrasound and magnetic resonance imaging were compared, and reclassification patterns were defined as upgrade (ultrasound <4 to magnetic resonance imaging ≥4), downgrade (ultrasound ≥4 to magnetic resonance imaging <4), or stable. Diagnostic accuracy metrics were calculated using BI-RADS ≥4 as the threshold for clinically significant disease. Results: Among 135 patients with pathology, of the lesions 64.4% were benign, 5.9% were high-risk, and 29.6% were malignant. Using BI-RADS ≥4, magnetic resonance imaging demonstrated higher sensitivity and negative predictive value (95.5% and 90.0%) than ultrasound (61.4% and 77.9%) but substantially reduced specificity (21.2% vs. 70.6%). Magnetic resonance imaging upgraded 48.8% of lesions and downgraded 4.7%. High-risk/malignant disease was detected in 23.8% of upgraded lesions, while all downgraded lesions were benign. Conclusion: Magnetic resonance imaging meaningfully influences BI-RADS reclassification in non-mass breast lesions by improving lesion exclusion confidence but at the cost of lower specificity and reduced biopsy yield. Magnetic resonance imaging -driven downgrade appears safe and may help avoid unnecessary biopsies in selected cases.
Özet
Amaç: Ultrasonografide kitlesel olmayan meme lezyonu saptanan hastalarda manyetik rezonans görüntülemenin Breast Imaging Reporting and Data System (BI-RADS) yeniden sınıflandırma sürecine ve biyopsi gerekliliğine etkisini değerlendirmek. Gereç ve Yöntemler: Ultrasonografide kitlesel olmayan lezyon saptanan ve ardından manyetik rezonans görüntüleme yapılan toplam 392 hasta incelendi; histopatolojik doğrulaması bulunan 135 hasta analize dahil edildi. Ultrason ve manyetik rezonans görüntüleme (BI-RADS) kategorileri karşılaştırıldı ve yeniden sınıflandırma (kategori yükselmesi, kategori düşmesi veya stabil olarak) yapıldı. BI-RADS ≥4 klinik anlamlı hastalık eşiği olarak kabul edilerek tanısal doğruluk ölçütleri hesaplandı. Bulgular: Patoloji doğrulaması olan hastalarda lezyonların %64,4’ü benign, %5,9’u yüksek riskli ve %29,6’sı malign bulundu. BI-RADS ≥4 eşik değeri kullanıldığında manyetik rezonans görüntüleme duyarlılık ve negatif prediktif değer açısından ultrasondan daha yüksek performans gösterdi (%95,5 ve %90,0), ancak özgüllük belirgin şekilde düşüktü (%21,2). Manyetik rezonans görüntüleme, olguların %48,8’inin kategorisini yükseltirken, %4,7’sini düşürdü. Kategorisi yükselen olguların %23,8’i yüksek riskli/malign iken, kategorisi düşürülen tüm olgular benign idi. Sonuç: Manyetik rezonans görüntüleme, kitlesel olmayan lezyonlarda BI-RADS yeniden sınıflandırmayı anlamlı ölçüde etkilemekte ve maligniteyi dışlamada yüksek tanısal güven sağlamaktadır. Bununla birlikte, spesifitedeki düşüş nedeniyle biyopsi veriminde belirgin iyileşme sağlamamakta; kategorisi düşen olgularda gereksiz biyopsileri güvenle azaltma potansiyeli sunmaktadır.