AI Summary & Key Takeaways
AI InsightIn conclusion, the limited treatment options in the 0-45 age range and the lack of empirical treatment options with advancing age (46 years and older) are worrying.
📌 3 Key Takeaways
Abstract
Urinary tract infections can be of community and hospital origin. Klebsiella pneumoniae is among the most common bacteria causing urinary tract infections. Its increasing resistance to antimicrobials is a concern. The aim of this study was to evaluate the antimicrobial resistance patterns of hospital and community-acquired K. pneumoniae strains isolated from urine cultures. The antibiotic susceptibilities of samples with ≥ 104 cfu/ml K. pneumoniae growth in urine cultures sent to the microbiology laboratory between 23.05.2021-23.05.2024 were evaluated retrospectively. Bacterial identification was performed by BD Phoenix 100 bacterial identification automated system and matrix assisted laser desorption ionisation time of flight mass spectrometry (MALDI-TOF MS). Antibiotic susceptibilities were determined by Kirby Bauer disc diffusion method and evaluated according to the recommendations of ‘The European Committee on Antimicrobial Susceptibility Testing’ (EUCAST). The study included 1991 K. pneumoniae isolates. The lowest antimicrobial resistance was observed against amikacin (12.4%), imipenem (16%), meropenem (16.8%); and the highest antimicrobial resistance was observed against piperacillin (74.2%), ampicillin/sulbactam (67.8%), cefazolin (64.7%). When antimicrobial resistance rates were compared according to age groups, resistance rates were higher in patients aged 46 years and older (p˂0.05). Resistance rates to all antimicrobials except aztreonam were higher in hospital-acquired samples (p˂0.05). Resistance to all antimicrobials except piperacillin and cefepime was high in isolates from intensive care unit (p˂0.05). Multidrug-resistance (MDR) was detected in 667 (33.5%) and extensively drug-resistance (XDR) was detected in 485 (24.4%) of the isolates. MDR and XDR rates were higher in intensive care isolates compared to inpatient ward and outpatient clinic isolates (p=0.0001). The rates of MDR and XDR were statistically significantly higher in hospital-acquired isolates compared to community-acquired isolates (p=0.0001). In conclusion, the limited treatment options in the 0-45 age range and the lack of empirical treatment options with advancing age (46 years and older) are worrying. Another worrying situation is the higher MDR and XDR rates of intensive care isolates and hospital-acquired isolates.
Özet
İdrar yolu enfeksiyonları toplum ve hastane kökenli olabilmektedir. Klebsiella pneumoniae idrar yolu enfeksiyonuna en sık neden olan bakteriler arasındadır. Antimikrobiyallere karşı artan direnci kaygı vericidir. Çalışmamızda; idrar kültüründen izole edilen hastane ve toplum kökenli K. pneumoniae izolatlarının antimikrobiyal direnç paternlerinin değerlendirilmesi amaçlandı. Mikrobiyoloji laboratuvarına 23.05.2021-23.05.2024 tarihleri arasında gönderilen idrar kültürlerinde ≥ 104 cfu/ml K. pneumoniae üremesi olan örneklerin antibiyotik duyarlılıkları retrospektif olarak değerlendirildi. Bakteri tanımlanması; BD Phoenix 100 Bakteri identifikasyon otomatize sistemi ve matriks destekli lazer desorpsiyon iyonizasyon uçuş zamanlı kütle spektrometresi (MALDI-TOF MS) ile yapıldı. Antibiyotik duyarlılıkları Kirby Bauer disk difüzyon yöntemiyle saptandı ve “The European Committee on Antimicrobial Susceptibility Testing” (EUCAST) önerilerine uyularak değerlendirildi. Çalışmaya 1991 K. pneumoniae izolatı dahil edilmiştir. Çalışmamızda en düşük antimikrobiyal direnç amikasin (%12.4), imipenem (%16), meropeneme (%16.8) karşı, en yüksek antimikrobiyal direnç ise piperasilin (%74.2), ampisilin/sulbaktam (%67.8) ve sefazoline (%64.7) karşı görülmüştür. Yaş gruplarına göre antimikrobiyallere karşı direnç oranları karşılaştırıldığında, 46 yaş ve üzerindeki hastalarda direnç oranları daha yüksek (p˂0.05) bulunmuştur. Aztreonam hariç tüm antimikrobiyallere karşı direncin, hastane kökenli örneklerde daha yüksek olduğu saptanmıştır (p˂0.05). Yoğun bakımdan izole edilen izolatlarda piperasilin ve sefepim hariç değerlendirilen tüm antibiyotiklere karşı direncin yüksek olduğu görülmüştür (p˂0.05). İzolatların 667’sinde (%33.5) çoklu ilaç direnci (ÇİD) ve 485’inde (%24.4) yaygın ilaç direnci (YİD) tespit edilmiştir. ÇİD ve YİD izolatların oranlarının yoğun bakım izolatlarında yataklı servis ve poliklinik izolatlarına göre daha yüksek olduğu görülmüştür (p=0.0001). Hastane kökenli izolatlarda toplum kökenli izolatlara göre ÇİD ve YİD oranları istatistiksel olarak anlamlı şekilde yüksek saptanmıştır (p=0.0001). Sonuç olarak, 0-45 yaş aralığında sınırlı tedavi seçeneğinin olması ve yaş ilerledikçe (46 yaş ve sonrası) ampirik tedavi seçeneğinin olmaması kaygı vericidir. Endişe verici diğer bir durum da, yoğun bakım izolatlarının ve hastane kaynaklı izolatların ÇİD ve YİD oranlarının daha yüksek olmasıdır.