AI Summary & Key Takeaways
AI InsightThe findings indicate that although childhood is valued as a positive and formative period, the child is frequently positioned as passive and open to adult guidance, described less as an individual than as a being prepared for adulthood.
📌 3 Key Takeaways
Abstract
This study aims to explore preschool teachers’ metaphorical perceptions of the concepts of “child” and “childhood” within the framework of the new sociology of childhood. Employing a phenomenological design, the study was conducted with 53 preschool teachers working in different provinces of Türkiye. Participants completed the prompts “a child is like … because …” and “childhood is like … because …”, and the data were analysed through content analysis; metaphors were coded according to their meanings and grouped into thematic categories on the basis of their similarities. Metaphors for the child were gathered under five themes: plants, nature, objects, time and process, and emotion. Metaphors for childhood were gathered under nine themes: colour, film and literature, time and life, nature, emotion, purity and innocence, discovery and the unknown, objects, and food and drink. Across these themes, teachers emphasised the child’s malleability and need for care, whereas childhood was construed largely through transience, purity and emotional value. The findings indicate that although childhood is valued as a positive and formative period, the child is frequently positioned as passive and open to adult guidance, described less as an individual than as a being prepared for adulthood. The active and participatory image of the child advanced by the new sociology of childhood therefore occupies only a limited place in teachers’ perceptions. The study points to a need to revisit teachers’ understandings of childhood and to strengthen perspectives that recognise children as individuals in their own right.
Özet
Bu araştırmanın amacı, okul öncesi öğretmenlerinin “çocuk” ve “çocukluk” kavramlarına ilişkin algılarını metaforlar aracılığıyla ortaya koymak ve bu algıları yeni çocukluk sosyolojisi perspektifinden değerlendirmektir. Nitel araştırma desenlerinden fenomenolojik desenin kullanıldığı çalışma, Türkiye’nin farklı illerinde görev yapan 53 okul öncesi öğretmeni ile yürütülmüştür. Katılımcılardan “çocuk … gibidir çünkü …” ve “çocukluk … gibidir çünkü …” ifadelerini tamamlamaları istenmiş, elde edilen veriler içerik analiziyle çözümlenmiştir. Analiz sürecinde metaforlar anlamlarına göre kodlanmış ve benzerliklerine göre tematik kategoriler altında gruplandırılmıştır. Çocuğa ilişkin metaforlar bitki, doğa, nesne, zaman ve süreç ile duygu olmak üzere beş tema; çocukluğa ilişkin metaforlar ise renk, film ve edebiyat, zaman ve yaşam, doğa, duygu, temizlik ve saflık, keşif ve bilinmezlik, nesne ile yiyecek-içecek olmak üzere dokuz tema altında toplanmıştır. Temalar arasında çocuğun şekillendirilebilirliğine ve bakıma muhtaçlığına yapılan vurgu öne çıkarken, çocukluk ağırlıklı olarak geçicilik, saflık ve duygusal değer üzerinden anlamlandırılmıştır. Bulgular, öğretmenlerin çocukluğu olumlu ve değerli bir dönem olarak gördüklerini, ancak çocuğu çoğunlukla pasif ve yönlendirilmeye açık bir varlık olarak değerlendirdiklerini göstermektedir. Öğretmen metaforlarında çocuk, birey olarak değil; yetişkinliğe hazırlanan bir varlık olarak betimlenmiştir. Bu durum, yeni çocukluk sosyolojisinin savunduğu aktif ve katılımcı çocuk imgesinin öğretmen algılarında sınırlı düzeyde yer bulduğunu göstermektedir. Araştırma, öğretmenlerin çocukluk anlayışlarının gözden geçirilmesine ve çocukların birey olarak görülmesini merkeze alan anlayışların güçlendirilmesine ihtiyaç olduğunu ortaya koymaktadır.