AI Summary & Key Takeaways
AI InsightDeveloped within a conceptual framework, this study offers guidance for future research and policymaking, highlighting the necessity of interdisciplinary collaboration to ensure that AI not only enhances efficiency but also promotes justice, well-being, and sustainability.
📌 3 Key Takeaways
Abstract
This study examines the transformative impact of artificial intelligence (AI) on the future of work from a human-centered, interdisciplinary perspective. Drawing on insights from sociology, ethics, education and organizational behavior studies, it highlights how AI reshapes job roles, skills, workplace dynamics and labor identities. The paper emphasizes that AI is not a neutral or inevitable force but a socio-technical system shaped by power, culture and policy. Key challenges include algorithmic management, digital exclusion, emotional labor and a lack of ethical opacity. To address these issues, the study advocates for policies that prioritize transparency, inclusivity and human agency through educational reform, robust labor protections and ethical AI governance. Furthermore, the paper underscores that social scientists should not remain mere observers of these processes but can act as active agents in shaping a fair and equitable integration of AI into work life. Developed within a conceptual framework, this study offers guidance for future research and policymaking, highlighting the necessity of interdisciplinary collaboration to ensure that AI not only enhances efficiency but also promotes justice, well-being, and sustainability.
Özet
Bu çalışma, yapay zekânın (YZ) çalışma hayatı üzerindeki dönüştürücü etkilerini insan merkezli ve disiplinlerarası bir bakış açısıyla incelemektedir. Sosyoloji, etik, eğitim ve örgütsel davranış alanlarından yararlanarak, YZ’nin iş rolleri, beceriler, işyeri dinamikleri ve emek kimliklerini nasıl yeniden şekillendirdiğini ortaya koymaktadır. Çalışma, YZ’nin tarafsız veya kaçınılmaz bir güç değil; aksine iktidar, kültür ve politika tarafından biçimlendirilen sosyo-teknik bir sistem olduğunu vurgulamaktadır. Bu bağlamda, YZ dönüşümünde karşılaşılabilecek başlıca zorluklar arasında algoritmik yönetim, dijital dışlanma, duygusal emek ve etik şeffaflık eksikliği yer almaktadır. Bu sorunları aşmak adına ise çalışmada, eğitim reformu, güçlü iş gücü korumaları ve etik YZ yönetişimi aracılığıyla şeffaflık, kapsayıcılık ve insan iradesini önceleyen politikaların geliştirilmesi savunulmaktadır. Ayrıca, çalışmada sosyal bilimcilerin yalnızca gözlemci olarak bir rol oynamadığı, aynı zamanda adil bir YZ entegrasyonunu şekillendiren aktif aktörler olarak rol alabilecekleri sunulmaktadır. Kavramsal bir çerçevede hazırlanan bu çalışma, gelecekteki araştırmalar ve politikalar için bir çerçeve sunmakta; YZ’nin verimliliği artırırken aynı zamanda adalet, refah ve sürdürülebilirliği de teşvik etmesini sağlamak için disiplinlerarası iş birliğinin gerekliliğini vurgulamaktadır.