AI Summary & Key Takeaways
AI InsightIn this respect, our study is important for understanding the influence of traditional values on gender norms.
📌 3 Key Takeaways
Abstract
Epic is a literary genre that blends the cultural and collective values of societies, historical experiences, and idealized heroes with extraordinary characteristics, transmitting them from generation to generation. Gender stereotypes are culturally constructed normative judgments that limit an individual’s behaviors, attitudes, and expectations according to male and female roles. These judgments have taken their place and left their mark in epics, as in many other areas of life. This study aims to identify how gender stereotypes are included in epics, based on the roles of men and women in Kurdish epics. Discourse analysis and critical discourse analysis, which are qualitative research methods, were used in the study. Discourse analysis examines how language is produced and gains meaning within a social context. Critical discourse analysis, on the other hand, is an analytical method that aims to reveal the relationship between discourse and power, ideology, and social inequalities. As a result, it can be said that the gender stereotypes expected from women in Kurdish epics portray them as passive, emotional, self-sacrificing, shy, and secondary, whereas the expectations for men portray them as brave, fearless, and authoritative. In the analyzed epic texts, examples contradicting gender stereotypes were also encountered, such as men being emotional, crying, and being shy. Examining gender stereotypes in Kurdish epics helps us understand how the roles of women and men have been constructed in cultural and historical terms. In this respect, our study is important for understanding the influence of traditional values on gender norms.
Özet
Destan, toplumların kültürel ve kolektif değerlerini, tarihsel deneyimlerini, idealize edilmiş kahramanları olağanüstü özelliklerle harmanlayarak nesilden nesile aktaran edebi bir türdür. Toplumsal cinsiyet kalıpyargıları, kadın ve erkek rollerine göre bireyin davranışlarını, tutumlarını, beklentilerini sınırlandıran, kültürel olarak inşa edilmiş normatif yargılardır. Bu yargılar, hayatın pek çok alanında olduğu gibi destanlarda da yer edinmiş ve izler bırakmıştır. Bu çalışma, Kürt destanlarındaki kadın ve erkek rollerinden yola çıkarak, toplumsal cinsiyet kalıpyargıların destanlarda ne şekilde yer aldığını bulmayı amaçlar. Çalışmada nitel araştırma yöntemlerinden söylem analizi ve eleştirel söylem analizi yöntemleri kullanılmıştır. Söylem analizi, dilin toplumsal bağlam içinde nasıl üretildiğini ve anlam kazandığını inceler. Eleştirel söylem analizi ise söylem ile güç, ideoloji ve toplumsal eşitsizlikler arasındaki ilişkiyi ortaya koymayı amaçlayan bir çözümleme yöntemidir. Sonuç olarak çalışmamızda görülmüştür ki Kürt destanlarında kadınlardan beklenen toplumsal cinsiyet kalıpyargıları onların pasif, duygusal, fedakâr, utangaç, ikincil olmaları iken, erkeklerden beklenenler ise onların cesur, korkusuz ve otoriter olmalarıdır. Yalnız incelenen destan metinlerinde toplumsal cinsiyet kalıpyargılarına aykırı örneklere de rastlanmıştır: erkeklerin duygusal olmaları, ağlamaları ve utangaç olmaları gibi. Kürt destanlarında toplumsal cinsiyet kalıpyargılarının incelenmesi, kadın ve erkek rollerinin kültürel ve tarihi anlamda nasıl yapılandırıldığını anlamamıza yardımcı olur. Bu yönüyle çalışmamız, geleneksel değerlerin toplumsal cinsiyet normları üzerindeki etkilerini anlamak açısından önemlidir.