AI Summary & Key Takeaways
AI InsightImaging strategies should be tailored to local healthcare realities to ensure timely management of stone disease.
📌 3 Key Takeaways
Abstract
Background: Prompt imaging is essential in the diagnosis and management of urinary stone disease. While international guidelines recommend ultrasonography (US) as the first-line modality due to its safety and accessibility, delays in imaging and treatment are common in overcrowded healthcare systems. This study aimed to compare the clinical timelines and outcomes of patients undergoing initial US versus direct non-contrast computed tomography (NCCT). Materials and Methods: This retrospective study included 120 adult patients who presented to the urology department of a tertiary care hospital in Türkiye with suspected urinary stone disease. Patients were categorised based on their initial imaging modality. Time intervals from admission to imaging and from admission to definitive treatment were recorded. Treatment rates and return visits were also evaluated. Logistic regression and receiver operating characteristic (ROC) analyses were performed to identify predictors of treatment. Results: The median time to initial imaging and to definitive treatment was significantly shorter in patients who underwent direct NCCT compared to those who underwent initial US (4 vs. 10 days and 15 vs. 33.5 days, respectively; p < 0.001 for both). Multivariate analysis showed that longer imaging delays were independently associated with reduced odds of receiving treatment (OR: 0.859; 95% CI: 0.770–0.958; p = 0.006). ROC analysis demonstrated moderate predictive performance (AUC = 0.658). Conclusions: In resource-limited, high-volume settings, US may lead to diagnostic and therapeutic delays despite guideline recommendations. Direct low-dose NCCT may offer a more efficient alterna-tive without significantly increasing radiation exposure or cost. Imaging strategies should be tailored to local healthcare realities to ensure timely management of stone disease.
Özet
Amaç: Üriner sistem taş hastalığının tanı ve tedavisinde hızlı görüntüleme büyük önem taşımaktadır. Uluslararası kılavuzlar, güvenliği ve erişilebilirliği nedeniyle ilk basamak görüntüleme yöntemi olarak ultrasonografiyi (USG) önermektedir. Ancak, özellikle yoğun sağlık sistemlerinde görüntüleme ve tedavi süreçlerinde gecikmeler sıkça yaşanmaktadır. Bu çalışmanın amacı, ilk görüntüleme yöntemi olarak USG ile doğrudan kontrastsız bilgisayarlı tomografi (NCCT) uygulanan hastaların klinik zaman çizelgelerini ve sonuçlarını karşılaştırmaktır. Materyal ve Metod: Bu retrospektif çalışmaya, Türkiye’de bir üçüncü basamak hastanenin üroloji bölümüne üriner sistem taşı şüphesiyle başvuran 120 erişkin hasta dahil edildi. Hastalar, ilk uygulanan görüntüleme yöntemine göre gruplandırıldı. Başvuru ile görüntüleme ve kesin tedavi arasındaki süreler kaydedildi. Tedavi oranları ve tekrar başvuru sıklıkları değerlendirildi. Tedaviyi öngören değişkenleri belirlemek amacıyla lojistik regresyon ve ROC analizleri uygulandı. Bulgular: İlk görüntüleme olarak doğrudan NCCT uygulanan hastalarda, USG yapılanlara kıyasla görüntü-leme ve kesin tedaviye ulaşma sürelerinin anlamlı derecede daha kısa olduğu belirlendi (sırasıyla 4 vs. 10 gün ve 15 vs. 33.5 gün; her ikisi için p < 0.001). Çok değişkenli analizde, görüntülemede yaşanan gecikmelerin tedavi alma olasılığını bağımsız olarak azalttığı görüldü (OR: 0.859; %95 GA: 0.770–0.958; p = 0.006). ROC analizi, orta düzeyde öngörü performansı gösterdi (AUC = 0.658). Sonuç: Kaynakların sınırlı olduğu ve hasta yoğunluğunun yüksek olduğu sağlık sistemlerinde, kılavuzlara rağmen USG tanı ve tedavide gecikmelere yol açabilir. Düşük doz NCCT, radyasyon maruziyetini veya maliyeti önemli ölçüde artırmadan daha verimli bir alternatif sunabilir. Taş hastalığının zamanında yönetimi için görüntüleme stratejileri yerel sağlık sistemi koşullarına göre uyarlanmalıdır.