AI Summary & Key Takeaways
AI InsightFindings indicated that job satisfaction levels were above average, while emotional burnout levels remained within normal limits.
📌 3 Key Takeaways
Abstract
Job satisfaction and work-related emotional burnout among care staff providing institutional services to individuals diagnosed with intellectual disabilities are key determinants of care quality. This study aims to determine the levels of job satisfaction and emotional burnout among caregivers working with intellectually disabled individuals in institutional settings, and to examine the relationship between these variables. It also investigates whether these levels vary according to participants’ demographic characteristics. Designed as a descriptive, quantitative study, the research employed a survey method and was conducted with a full census of 132 care staff. Data were analyzed using IBM SPSS 22.00 and AMOS 24.00. Independent samples t-tests and one-way ANOVA were used to assess group differences. Findings indicated that job satisfaction levels were above average, while emotional burnout levels remained within normal limits. Emotional burnout significantly differed by gender, age, and years of service; job satisfaction differed by age, marital status, and work experience. A significant negative correlation was found between burnout and job satisfaction, and burnout was identified as a significant predictor of job satisfaction. The results suggest that micro-, meso-, and macro-level interventions aimed at reducing emotional burnout and enhancing job satisfaction may serve as a vital foundation for the sustainability of institutional care services.
Özet
Öz Zihinsel yetersizlik tanılı bireylere kurumsal bakım hizmeti veren bakıcı personellerin iş tatmini ve işe bağlı duygusal tükenmişlik düzeyleri, sunulan hizmetin kalitesinde önemli etkenlerdir. Bu çalışma, zihinsel yetersizlik tanılı bireylere kurumsal bakım hizmeti sunan bakıcı personelin işe bağlı duygusal tükenmişlik ve iş tatmini düzeylerini belirlemek ve bu değişkenler arasındaki ilişkiyi incelemek amacıyla hazırlanmıştır. Ayrıca katılımcıların demografik özelliklerine göre bu düzeylerin farklılaşıp farklılaşmadığı da araştırılmıştır. Açıklayıcı tipte hazırlanan bu çalışmada, nicel temelli tarama deseni kullanılmış ve tam sayım yöntemiyle 132 bakıcı personele anket uygulanmıştır. Veriler IBM SPSS 22.00 ve AMOS 24.00 yazılımlarıyla analiz edilmiş, gruplar arası farklılıklar için bağımsız iki örneklem t-testi ve tek yönlü ANOVA kullanılmıştır. Bulgular, personelin iş tatmini düzeyinin ortalamanın üzerinde, işe bağlı duygusal tükenmişlik düzeyinin ise normal sınırlar içerisinde olduğunu göstermektedir. Tükenmişlik düzeyinin cinsiyet, yaş ve çalışma yılına, iş tatmininin ise yaş, medeni durum ve çalışma yılına göre anlamlı farklılıklar gösterdiği belirlenmiştir. Ayrıca tükenmişlik ile iş tatmini arasında negatif yönlü anlamlı bir ilişki bulunmuş, tükenmişliğin iş tatmini üzerinde anlamlı bir etkisi olduğu ortaya konmuştur. Sonuçlar, işe bağlı duygusal tükenmişlik düzeyini azaltmaya ve iş tatminini desteklemeye yönelik mikro, mezzo ve makro düzeyli uygulamaların, kurumsal bakım hizmetlerinin sürekliliği açısından önemli bir dayanak oluşturduğunu ortaya koymaktadır.