Dergiler / Ankara Üniversitesi SBF Dergisi / 2026 / Cilt: 81 Sayı: 2
Kitap İncelemesi: Byung-Chul Han, Anlatının Krizi , Ketebe Yayınları, 2024, 82 sayfa
- Sayfa
- 409–413
- Yayın Tarihi
- 2026-06-10
Özet
Byung-Chul Han, Anlatının Krizi (2024) adlı eserinde, kökleri moderniteye kadar uzanan ve dijitalleşme faktörü ile birlikte zirveye ulaşan "anlatı yitimi"ni felsefi ve sosyolojik bir bakış açısıyla irdelemektedir. Söz konusu metin, anlatının etimolojik kökenindeki "anlama" ve "hafıza" bağının koptuğuna; bu bağın yerini bağlamsız, anlık ve hızla tüketilen enformasyona bıraktığına dikkat çekmektedir. Han’a göre, bireyi varlıkla ilişkilendiren ve zamanı bir bütün olarak yapılandıran anlatıların yok oluşunu , sadece kültürel bir değişim olarak değil, varoluşsal bir krizdir olarak ele almaktadır. Bir başka deyişle, neoliberal kültürde hikâye anlatıcılığı (storytelling), artık topluluğu birleştiren bir eylem olmaktan çıkıp, "hikâye satıcılığına" (storyselling) evrilmiştir. Anlatının Krizi eseri, enformasyonun "çıplak", mesafesiz ve anlık doğası ile anlatının deneyime dayalı derinliği arasındaki keskin zıtlığına vurgu yapmaktadır. Dijital çağın yeni öznesi olarak eserde bahsedilen, Phono Sapiens, akıllı cihazlar aracılığıyla zamanı parçalı ve atomize edilmiş anlar olarak deneyimlemektedir. Homo Sapiens’in "Yaşa ya da Anlat" mottosu, yerini "Yaşa ya da Paylaş"a bırakmıştır. Bu süreçte Walter Benjaminci manada dönüştürücü ve sarsıcı "deneyim" (Erfahrung), yerini dijital platformların pürüzsüz yüzeyindeki anlık "yaşantı"ya (Erlebnis) ve sığ beğeni kültürüne bırakmaktadır. Bu çalışmada anlatı krizi Jean-François Lyotard’ın "büyük anlatıların çöküşü" tespitiyle ilişkilendirilmektedir; ancak bunu bir özgürleşme olarak değil, dünyayı bütünlüklü kavrayan teori ve hakikatin parçalanması olarak ele alınmaktadır. Hakikatin veriye indirgendiği şeffaflık toplumunda, toplumsal bağlar çözülmekte ve bireyler izole birer "kullanıcı"ya dönüşmektedir. Bu çalışma ile, Han'ın bu kötümser tespitlerini aktarırken, failliğini yitirmemiş bireylerin dijital araçlarla (podcast vb.) yeni anlatı formları oluşturma ihtimalini de bir şerh olarak düşmektedir.
Abstract
Byung-Chul Han, in The Crisis of Narrative (2024), examines the “loss of narrative,” which has its roots in modernity and has reached its peak with the factor of digitalization, from a philosophical and sociological perspective. The text in question draws attention to the severing of the link between “meaning” and “memory” in the etymological origin of narrative; this link has been replaced by contextless, momentary, and rapidly consumed information. According to Han, the loss of narratives that connect the individual to existence and structure time as a whole is not merely a cultural shift but an existential crisis. In other words, in neoliberal culture, storytelling has evolved from being an action that unites the community to “story selling.” The Crisis of Narrative emphasizes the sharp contrast between the “naked,” immediate, and instantaneous nature of information and the experiential depth of narrative. The new subject of the digital age mentioned in the work, Phono Sapiens, experiences time as fragmented and atomized moments through smart devices. Homo Sapiens' motto of “Live or Tell” has been replaced by “Live or Share.” In this process, the transformative and disruptive ‘experience’ (Erfahrung) in the Walter Benjamin sense is giving way to the instantaneous “experience” (Erlebnis) on the smooth surface of digital platforms and a shallow culture of likes. This study relates the crisis of narrative to Jean-François Lyotard's diagnosis of the “collapse of grand narratives”; however, it approaches this not as an emancipation, but as the fragmentation of theory and truth that comprehends the world as a whole. In a transparent society where truth is reduced to data, social bonds are dissolving, and individuals are becoming isolated “users.” While conveying Han's pessimistic observations, this study also notes the possibility that individuals who have not lost their agency may create new narrative forms using digital tools (such as podcasts).
Bu Makaleye Atıf Yap
Kaynakça (12)
- Baudrillard, J. (2003). Simülakrlar ve simülasyon. (O. Adanır, Çev.). Doğu Batı Yayınları.
- Baudrillard, J. (2021). Sessiz yığınların gölgesinde ya da toplumsalın sonu. (O. Adanır, Çev.). Doğu Batı Yayınları.
- Bauman, Z. (2001). Bireyselleşmiş toplum. (Y. Alogan, Çev.). Ayrıntı Yayınlar
- Caputo, J. D. (2024). Hakikat: Postmodern çağda bilgelik arayışı. (R. Yılmaz, Çev.). Kapı Yayınları.
- Clauson, G. (1972). An etymological dictionary of pre-thirteenth-century Turkish. Oxford University Press.
- Gülensoy, T. (2007). Türkiye Türkçesindeki Türkçe sözcüklerin köken bilgisi sözlüğü. Türk Dil Kurumu Yayınları.
- Han, B.-C. (2024a). Anlatının krizi. (M. Erşen, Çev.). Ketebe Yayınları.
- Han, B.-C. (2024b). Sürünün içinden: Dijital dünyaya bakış. (Z. Sarı Kartal, Çev.). İnka Yayınları
- Lyotard, J.-F. (2013). Postmodern durum. (İ. Birkan, Çev.). Bilgesu Yayıncılık.
- Ricoeur, P. (1984). Time and narrative (Vol. 1). (K. McLaughlin & D. Pellauer, Çev.). University of Chicago Press.
- Weber, M. (1996). Sosyoloji yazıları. (T. Parla, Çev.). İletişim Yayınları.
- White, H. (1980). The value of narrativity in the representation of reality. Critical Inquiry, 7(1), 5–27.