Dergiler / Namık Kemal Tıp Dergisi / 2017 / Cilt: 5 Sayı: 1
Acil Servise Travma Nedeniyle Başvuran Çocukların Cinsiyet Farklılığı Açısından Değerlendirilmesi
- Sayfa
- 16–25
- DOI
- —
Özet
Acil servise travma nedeniyle başvuran çocukların önemli bir bölümü önlenebilir nedenlerden kaynaklanmaktadır. Kazalara bağlı yaralanmalar, çocukluk çağındaki ölümlerin en sık nedenidir. Çalışmamızda 502 travmalı çocuk demografik ve travmaya ilişkin özellikleri açısından prospektif olarak incelendi. Erkek/kız oranı 1,52 olarak tespit edildi (p=0,868). Yaş ortalamaları ise erkek çocuklarda 7,74±4,97, kız çocuklarda ise 7,67±5,25 olarak saptandı. Direkt grafilerinde fraktür saptanan olguların cinsiyete göre dağılımları erkekler için %17,2; kızlar için ise %21,1 olarak bulundu (p=0,306). Üst ekstremite fraktürlerine, diğer fraktürlere göre çok daha fazla sıklıkta rastlanıldı. Travmaya uğrayan tüm olgular içinde düşme sıklığı % 69,3 ile ilk sırada yer aldı. Tüm olgular içinde cinsiyete göre dağılım göz önüne alındığında bu oranlar erkeklerde % 42,4, kızlarda ise % 26,9 olarak bulundu (p=0,559). Sırasıyla erkek ve kızlar için, üst ekstremite zararlanmaları için % 19,9 ve % 15,7 (p=0,126); baş yaralanmaları için ise % 22,5 ve % 12 (p=0,177) olarak saptandı. Vücuttaki zararlanmalar, türlerine göre değerlendirildiğinde, kontüzyon % 60’lık bir grubu oluşturuyordu. Bu yaralanma türünün cinsiyetlere göre tüm olgular içindeki dağılımı, erkeklerde % 36,3 kızlarda ise % 23,7 olarak saptandı (p=0,952). Travmaya uğrayan olguların ebeveynlerinin eğitim durumları incelediğinde en büyük grubu ilkokul mezunu ebeveynler oluşturuyordu. İlkokul mezunu olan annelerin oranı %41,4 (p=0,080); babaların ise %37,3 (p=0,008) olarak saptandı. Travmaya uğrayan çocukların % 46,0’ı ailelerin birinci çocukları idi. Tüm olguların içerisinde cinsiyetlerine göre değerlendirildiğinde, olguların % 27,3’ünü erkekler, % 18,7’sini ise kız çocuklar oluşturuyordu (p=0,657). Çalışmamızın sonuçları değerlendirildiğinde, her iki cinsiyette de okula başlanan ilk yıllarda çevre faktörlerindeki değişiklikler nedeniyle travma sıklığında belirgin bir artış olduğu; erkek çocukların daha aktif ve dış çevre ile daha fazla ilgili olmaları nedeniyle travmaya daha fazla maruz kalabildikleri; her iki cinsiyet için de hareketli bir yaşamın bir sonucu olarak düşme olgularının oranında ciddi bir yükseklik olduğu ve düşmeye bağlı olarak yere daha uzak olması nedeniyle vücudun üst bölgeleri olan baş ve üst ekstremite yaralanmalarının, özellikle de kontüzyon biçimindeki zararlanmaların çok daha fazla görüldüğü; babanın eğitim durumunun olgular üzerinde etkili bir demografik faktör olduğu ve daha henüz çocuk yetiştirilmesinde yeterli tecrübelerinin olmaması nedeniyle, travmaya uğrayan çocukların genelde ailelerin ilk çocukları olduğu tespit edildi. Çalışmamızda, ülkemizde ve dünyada travmalı çocuk sayısının azaltılabilmesi için bireysel ve toplumsal düzeyde konuya ilişkin bilinçlendirmeye yönelik eğitimlerin artırılmasının yanı sıra güvenli bir çevre kavramının oluşturulabilmesi için gerekli ev içi ve dışı çevresel kazalardan koruyucu önlemlerin alınması konularına olan önem vurgulandı.
Abstract
A significant proportion of pediatric trauma patients admitted to the emergency department are injured by preventable causes. Accidental injuries are the most common causes of deaths in childhood In our study, 502 pediatric trauma patients were evaluated prospectively for their characteristics of exposed trauma and demography. The boy / girl ratio was found to be 1.52 (p = 0.868). The mean ages were 7.74 ± 4.97 in boys and 7.67 ± 5.25 in girls. 17.2% of the boys and 21.1% of the girls were detected fracture on direct radiographs (p=0,306). Upper extremity fractures were encountered more frequently than other fractures. The frequency of falls was the first among all cases of trauma with the rate of 69.3%, 42.4% of which occurred in boys and 26.9% in girls (p=0.559). The rates of upper extremity injuries were 19.9% for boys and 15.7% for girls (p=0.126). The rates of head injuries were 22.5% for boys and 12% for girls (p=0.177). When the type of injury was evaluated, the rate of contusion was 60%, 36.3% of which occurred in boys and 23.7% in girls (p=0.952). When the parents of the pediatric trauma patients were classified according to their educational status, the largest group consisted of primary school graduated parents with rates of 41.4% for mothers (p=0.080) and 37.3% for fathers (p=0.008). 46.0% of the pediatric trauma patients were the first children of their families, 27.3% of which were boys and 18.7% were girls (p=0.657). When the results of our study were evaluated, the following were found: 1: there was a marked increase in the frequency of trauma in both genders due to changes in environmental factors during the first years of the school, 2: boys might be more exposed to trauma because they are more active and interested with the external environment, 3: there was a serious increase in the rate of falls as a consequence of anactive life for both genders, 4: the injuries of the upper part of the body and upper extremity, particularly in the form of contusions, were more frequently seen because of their distance to the floor during the fall, 5: educational state of the father was an important demographic factor and 6: pediatric trauma patients were generally the first children of the families because of lack of adequate experience in child-rearing. In our study, we emphasized the importance of raising awareness about the issue at the individual and community-based level and the necessity of increasing the protective measures for indoor and outdoor accidents in order to be able to create a safe environment so that the pediatric trauma patientscan be reduced in our country and in the world.