Dergiler / Namık Kemal Tıp Dergisi / 2018 / Cilt: 6 Sayı: 1
Böbrek Tümörlerinde Cerrahi Yaklaşım ve Tedavi Sonuçlarımız
- Sayfa
- 21–27
- DOI
- —
Özet
Giriş: Günümüzde böbrek tümörü tedavisinde cerrahi altın standart tedavi seçeneğidir. Böbrek tümörü cerrahisi, açık radikal nefrektomi, açık parsiyel nefrektomi, laparoskopik radikal nefrektomi veya laparoskopik parsiyel nefrektomi şeklinde yapılabilmektedir. Her tekniğin kendi içinde avantaj ve dezavantajları bulunmaktadır. Çalışmamızda, kliniğimizde uygulanan böbrek tümörü cerrahi teknikleri ve hastalardan elde edilen onkolojik verilerin değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Gereç ve Yöntem: Çalışmaya Temmuz 2011-Ocak 2018 tarihleri arasında radyolojik olarak renal kitle tespit edilip böbrek tümörü ön tanısıyla cerrahi uyguladığımız toplam 92 hasta dahil edildi. Bu hastaların verileri klinik, patolojik ve onkolojik sonuçlar açısından retrospektif olarak incelendi. Elde edilen veriler kullanılan cerrahi tekniğe göre değerlendirildi. Bulgular: Renal kitlesi olan 39 hastaya açık parsiyel nefrektomi, 38 hastaya açık radikal nefrektomi, 14 hastaya laparaskopik radikal nefrektomi ve 1 hastaya laparoskopik parsiyel nefrektomi operasyonu uygulandı. Patolojik incelemelerde en sık izlenen tümör tipinin renal hücreli karsiom berrak hücreli tip (n:56), en sık izlenen T evresinin T1b (n:39) ve en sık izlenen tümör derecesinin Fuhrman grade 2 (n:34) olduğu görüldü. Açık parsiyel nefrektomi uygulanan hastaların ortalama tümör kitle boyutu 3,3±1,8 cm olup radikal cerrahi yaklaşımlara göre anlamlı derecede daha küçük boyutta olduğu görüldü(p<0,05). Laparoskopik cerrahi yaklaşımlarda peroperatif kanama miktarı ve postoperatif yatış süresi açık cerrahi yaklaşımlara göre daha düşük bulundu (p<0,05). Hastaların takiplerinde sadece 3 hastada tümör nüksü izlenmiş olup açık, parsiyel ve laparoskopik yaklaşımlar arasında anlamlı fark tespit edilmedi. (p>0,05). Sonuç: Böbrek tümörlerinde cerrahi operasyonlar onkolojik açıdan en önemli tedavi seçeneği olma özelliğini korumaktadır. Parsiyel ve laparoskopik radikal nefrektomi, seçilmiş hasta gruplarında açık radikal nefrektomi ile benzer onkolojik sonuçlara sahiptir. Kliniğimizde uygulanan böbrek tümörü cerrahileri literatür ile benzer özellik taşımaktadır.
Abstract
Introduction:Surgery is the gold standard therapy method in renal tumors. Renal tumor surgery can be performed as open radical nephrectomy, open partial nephrectomy, laparoscopic radical nephrectomy or laparoscopic partial nephrectomy. Each technique has its own advantages and disadvantages. In this research, it was aimed to evaluate the renal tumor surgery techniques in our clinic and the oncologic data obtained from the patients. Material and Methods: A total of 92 patients with a radiologically proven renal mass were underwent surgery between July 2011 and January 2018. The clinical, oncological and pathological results of these patients are evaluated according to their surgical approach retrospectively. The obtained data were evaluated according to the surgical technique. Results:The patients who have renal mass underwent partial nephrectomy (n:39), radical nephrectomy (n:38), laparoscopic radical nephrectomy (n:14) and laparoscopic partial nephrectomy( n:1). The most common pathologic tumor type is clear cell carcinoma (n: 56), the most common T stage is T1b (n: 39) and the most common tumor grade is Fuhrman grade 2 (n:34). Average tumor mass size of open partial nephrectomy patients are 3,3±1,8 cm, significantly smaller than the radical surgeries (p<0,05). In laparoscopic cases, peroperative bleeding volume and postoperative hospitalization time is lower than the open surgeries (p<0,05). By the means of follow up of the patients, only 3 patients have tumor recurrence and there is no significant difference between open, laparoscopic or partial surgeries (p>0,05). Conclusion:Surgery is still the best type of oncological treatment in renal tumors. Partial and laparoscopic radical nephrectomy has similar oncologic results with open radical nephrectomy in selected cases. Kidney tumor surgery results in our clinic have similar characteristics with the literature.