Dergiler / SDÜ Tıp Fakültesi Dergisi / 2021 / Cilt: 28 Sayı: 4

BENİGN KEMİK DIŞI KAYNAKLI KRANYOVERTEBRAL BÖLGE LEZYONLARI VE YAKLAŞIM

BENIGN EXTRA-OSSEOUS LESIONS IN CRANIOVERTEBRAL JUNCTION AND APPROACH

Sayfa
579–583
DOI
—

Özet

Amaç Kranyovertebral bileşkede (KVB) birçok farklı patoloji görülebilmektedir. En sık menengiom olmak üzere, schwannom, ependimom, hemanjioblastom bu bölgede yerleşen kemik dışı kaynaklı benign lezyonlardır. Bu çalışmada, kliniğimize başvuran kranyovertebral bileşkede kemik dışı kaynaklı lezyonu olup, vertebral artere hakim olabilmek ve stabilizasyonun korunabilmesi için posterior yaklaşım yapılan ve enstrüman kullanılmayan hastaların değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Gereç ve Yöntem Süleyman Demirel Üniversitesi Nöroşirürji kliniğine 2020 yılında başvuran ve opere edilen 3 hastanın verileri değerlendirildi. Hastaların 2’si erkek, 1’i kadın ve yaş ortalamaları 47 idi (37-66). Posterior yaklaşımla hemilaminektomi sonrası intraoperatif nöromonitör kullanılarak mikrocerrahi ile intradural lezyonlar çıkarıldı. Bulgular İki hastada patolojik tanı schwannom, bir hastada ise menengiom olarak rapor edildi. Hastalarda postoperatif dönemde nörolojik defisit gelişmedi. Her 3 vakada da başlangıç motor evoked potansiyel (MEP) değerlerine göre kapanış MEP değerlerinde düzelme gözlendi (%4,3; %6,7; %9,4 düzelme). Sonuç Bu bölge lezyonlarına anterior ve posteriordan farklı şekillerde yaklaşımlar bildirilmiştir. Cerrahi teknikler değerlendirilirken mümkün olan en geniş ve en güvenli tümör rezeksiyonu yapabilmek öncelikli amaç olmalıdır. Stabilitenin korunduğu dorsal yerleşimli lezyonlarda enstrümansız posterior yaklaşım tercih edilebilir.

Abstract

Objective Various pathologies can be seen in craniovertebral junction. Menengiomas, the most frequent, and schwannoma, ependimoma, hemangioblastoma are the benign extra-osseous lesions localized in this region. In this study, we aimed to evaluate the patients admitted to our clinic with an extra-osseous lesion in craniovertebral junction, and operated via posterior approach to dominate vertebral artery and preserve stabilisation, without an instrument. Material and Methods The data of 3 patients, admitted and operated in the neurosurgery department of Süleyman Demirel University, were evaluated. Two of the patients were male, and one of them was female, and the mean age was 47 (37-66). Microsurgical intradural lesion excision was done with posterior approach via using intraoperative neuromonitoring after hemilaminectomy. Results The pathological diagnosis was schwannoma in 2 patients and meningioma in 1 patient. No neurological deficit was observed in the patients during postoperative period. Improvement was observed in closure motor evoked potansiyel (MEP) values (4.3%; 6.7%; 9.4% improvement) compared with initial values in all patients. Conclusion Various approaches from anterior and posterior were reported in this region lesions. Performing the most possible extensive and reliable tumor resection should be the initial aim during the evaluation of surgical techniques. In the lesions localized dorsally posterior approach without instrumentation can be preferred with the protection of the stability.

Anahtar kelimeler: kemik dışı, kranyovertebral bileşke, posterior yaklaşım, Menengiom, Schwannom