Dergiler / Folklor/Edebiyat / 2020 / Cilt: 26 - Sayı: 104

Kaygı ve Ritüel: Radcliff-Brown ve Malinowski’nin Teorileri

Kaygı ve Ritüel: Radcliff-Brown ve Malinowski’nin Teorileri

Sayfa
1003–1011
DOI
—

Özet

Yazar, Malinowski tarafından açık ve kesin olarak ifade edildiği gibi büyü ve din arasındaki ayrımın yararlı olup olmayacağından endişelidir. Akılcılaştırmalardan uzaklaşmak için büyü; avcılık, balıkçılık, hayvancılık gibi pratik faaliyetlerle yakından ilişkili olan ritüel olarak tanımlanabilir. Bu durumda din, Katolik Kilisesi’nin ekmek ve şarap ayininde olduğu gibi pratik faaliyetle ilişkili olmayan ritüel olurdu. Fakat belirtildiği gibi, birçok toplumda büyü ve din arasında bir ayrım yapılabilir mi? Antropologlar bu konuda uyanık olacaklar ki birçok ilkel toplumda yerli muhbirler en temel ve kutsal ritüelleri genellikle dini olarak adlandırırlar, eğer bunları yapmazlarsa gıda tedariklerinin başarısız olacağını bilirler. Bu ritüeller pratik faaliyetlerle yakından ilişkili midir? Gıda tedariki kesinlikle pratik bir konudur. Bu yüzden bir kez daha yerel akılcılaştırmalara katılıyoruz. Bir bakıma bu ritüeller hem büyüsel hem de dinidir. folklor / edebiyat 1006 Bununla birlikte, Malinowski’nin genel büyü teorisi sağlam görünmektedir. Ve onun şu ifadelerinden birini özet olarak belirtmek iyi olabilir: Tüm içgüdülerin ve duyguların, tüm pratik faaliyetlerin, bilgisindeki boşlukların, erken gözlem ve akıl gücünün sınırlamalarının insanları çıkmaza götürdüğünü ve çok önemli bir anda onlara ihanet ettiğini gördük. İnsan organizması buna, ilkel davranış ve biçimleri ve onların doğurduğu etkilere ilişkin ilkel inançların ortaya çıktığı kendiliğinden patlamalarla tepki verir. Büyü, bu inançlara ve ilkel ritüellere odaklanır ve onları daimi geleneksel kalıplarda standartlaştırır.8 Burada, açıklayıcı bir söze ihtiyaç duyuluyor. Mevcut makale, duygudan kaynaklandığı için kaygı dediğimiz ritüel ile ilgilidir. Ancak bunun, kaygının yanı sıra diğer duyguların da ritüel davranışa yol açmayacağı gibi bir anlamı yoktur. Radcliffe-Brown’ın, Malinowski’nin ritüel teorisine yaptığı başka ve daha önemli eleştiriler de vardır. O, bunları akıllıca Andaman Adaları’ndaki doğum ritüeli olan gerçek bir olayı dikkate alarak temellendirir. Tartışmasını takip etmek için öncelikle onun şu malzemesine atıfta bulunulmalıdır:

Abstract

Bu tartışma, Profesör Radcliffe-Brown’ın ilk ele aldığı konudur ve onun eleştirisi yazara haklı görünmektedir. O, büyü ve din arasındaki bu ayrımı uygulamadaki zorluğun “kesin, pratik amaç” ile ne kastedildiğine dair belirsizlik içinde olduğuna dikkat çekiyor. Gerçekten, büyüsel bir ritüelin kesin ve pratik amacı nedir? Batı uygarlığındaki bir antropolog için, ifadenin olağan anlamında büyüsel bir ritüel ve dini bir ritüel kesin ve pratik sonuçlardan eşit ölçülerde yoksundur. Aralarındaki bu ayrım, başka gerekçelere dayanıyor olmalıdır. Büyüsel bir ritüelin amacını belirlemek için kullandığımız yöntemlerin incelenmesi, ritüelin amacı olarak ele aldığımız şeyin yerli bir muhbir tarafından belirtilen amaçla aynı olduğunu gözler önüne sermektedir. Yerli, bir ritüel gerçekleştirir ve bunun kesin ve pratik bir amacı olduğunu söyler. Başka bir ritüel gerçekleştirir ve bunun bir gelenek meselesi olarak yapıldığını söyler. Eğer ilkini büyüsel ritüel, ikincisini de dini ritüel olarak adlandırırsak, ayrımımızı yerli halkın ritüeller hakkında yaptığı sözlü ifadeler arasındaki farka dayandırmalıyız.

Anahtar kelimeler: kaygı, rituel, Malinowski