Dergiler / Rize İlahiyat Dergisi / 2022 / Sayı: 21

Hanefî Fıkıh Yazıcılığında Hâşiye Geleneği: Ahîzâde’nin Zahîratü’l-Ukbâ Adlı Eseri Örneği

Sayfa
124–157
DOI
—

Özet

Klasik telif türleri umumiyetle bir metin üzerine yapılan çalışmalarla gelmiş ve gelişmiştir. Bu bağlamda esas alınan metnin niçin tercih edildiğinin birçok sebebi vardır: Kısalığı, dil itibariyle muhkemliği, ders kitabı olması, kolay ezberlenebilirliği, müellifinin ilmi kuvveti, kutsallığı veya bereketli kabul edilmesi bunlar arasındadır. İlim anlayışı, geleneği sürdürme, hoca-talebe münasebetleri gibi başkaca etkili unsurlar da bu çerçevede değerlendirilebilir. Bu sebeplerden hareketle metinler üzerine şerh ve haşiye türü eserler kaleme alınmıştır. Bu makalemizde hâşiye kavramı üzerinde durulduktan sonra kısaca Ahîzâde’nin hayatı ve ilmi kişiliğinden bahsedilecektir. Makalenin devamında ise Zahîratü’l-ukbâ adlı eserin tanıtımı yapılacaktır.

Anahtar kelimeler: Ahîzâde, Sarüşşerîa, Zahîratü’l-ukbâ, Şerhu’l-Vikâye, Hâşiye

Hanefî Fıkıh Yazıcılığında Hâşiye Geleneği: Ahîzâde’nin Zahîratü’l-Ukbâ Adlı Eseri Örneği — AJindex