Dergiler / A+Arch Design International Journal of Architecture and Design / 2016 / Cilt: 2 - Sayı: 3

Osmanlı’da Darüşşifalar ve Mimar Sinan Eseri Süleymaniye Külliyesi Darüşşifa’ sı ve Tıp Medresesi

Hospitals in the Ottoman Period and the Work Of Sinan the Architect: Suleymaniye Complex Dar Al-Shifa and the Medical Madrasa

Sayfa
1–9
DOI
—

Özet

Türk-İslâm vakıf kültürü içerisinde önde gelen sosyal yardım kuruluşlarından biri olan Darüşşifalar, tıp mesleğinin uygulanmasına yönelik mimari anlayış gerektiren yapılar, kentlerin şekillenmesinde önemli etkisi bulunun yapı türlerindendir. Osmanlı İmparatorluğu’ndan önce de, İslâm dünyasında önemli bir yeri olan bu kuruluşlar, cami, mescid, tekke, medrese, hamam gibi varlıklarını vakıfları ile korumuşlar ve sürdürmüşlerdir. İlk kuruldukları dönemlerde sadece hasta tedavi eden bu kurumlar zamanla tıp ilminin de tahsil edildiği araştırma ve akademik birimler haline gelmişlerdir. Selçukluların özellikle Anadolu’da ortaya koyduğu darüşşifalar Türk tıp tarihi açısından önem taşımaktadırlar. Bunların içerisinde Selçuklu Hükümdarı II. Kılıçaslan’ın kızı Gevher Nesibe Sultan adına Kayseri’de yaptırılan Gevher Nesibe Tıp Medresesi ve Şifahanesi (1205-1206) ile Anadolu Selçuklu Sultanı İzzeddin Keykâvus tarafından (1217 – 1218) yaptırılan Sivas Darüşşifası hakkında, tıp tarihi açısından yapılan araştırmalardan önemli bilgilere ulaşılmıştır. Tıp mesleğinin uygulanmasına yönelik özel mimari çözümlemeler içeren Osmanlı Dönemi sağlık kuruluşları da, biçimsel olarak Selçuklu sağlık yapılarını anımsatır. Bu çalışma kapsamında, genellikle, merkezi ve üzeri açık bir orta avlu çevresine dizilmiş oda sıralarının oluşturduğu plan şemasına sahip Osmanlı dönemi darüşşifalarından, Mimar Sinan’ın yaptığı Süleymaniye Külliyesi’nin bir parçası olan Tıp Medresesi ve Darüşşifa yapıları incelenecektir.

Abstract

The hospitals, dar al-shifas, one of the leading welfare associations in the Turkish-Islamic foundation culture, which required an architectural understanding of the application of medical profession, had a great impact on the formation of the cities. These establishments, which had an important place in Islamic world even before the Ottoman period, were able to preserve and maintain their entities such as mosques, prayer rooms, lodges, madrasas and baths with the help of their foundations. In time, the establishments, which were only treating patients in their earlier days, evolved into research and academic units where medical science was taught. Particularly, the dar al-shifas introduced by the Seljuks have a great importance in the history of Turkish medicine. During the studies with regard to the history of medicine, important data was collected about Gevher Nesibe Hospital and Medical Academy (1205-1206), built in Kayseri on behalf of the Seljuk Emperor Kilicaslan II’s daughter Gevher Nesibe Sultan, and Sivas Hospital, built by the Anatolian Seljuk Emperor Izzeddin Keykâvus (1217 – 1218). The Ottoman period health care organizations, which include special architectural resolutions aimed at the application of medical profession, are similar to the Seljuk health care organizations in style. Within the scope of this study, among the Ottoman period hospitals with a general plan scheme of rooms aligned around a central open atrium, the Medical Madrasa and Dar al-shifa structures, which are parts of the Suleymaniye Complex built by Sinan the architect, will be examined.

Anahtar kelimeler: Süleymaniye Külliyesi, Osmanlı dönemi, Darüşşifa, Tıp medresesi