Dergiler / BEÜ İlahiyat Fakültesi Dergisi / 2019 / Cilt: 6 - Sayı: 2
ABBASİLERİN İLK YÜZYILINDA “MEVALİ”
- Sayfa
- 281–306
- DOI
- —
Özet
Bu çalışmada Emevilerden Abbasilere geçen dönemden itibaren mevalinin yönetim kademelerinde ve toplumdaki statüsü üzerinde durulmaktadır. Gerçekleştirdikleri fetihlerle geniş bir coğrafya bırakan Emevilerin coğrafi, nisbeten siyasî mirası üzerinde kurulan Abbasi hilafeti kendi yönetim paradigmasını oluştururken ihtilali destekleyen millet ve kabilelere öncelik vermeyi tercih etmiştir. Arapların da destek verdikleri Abbasi ihtilalinin ardından gelişen şartlar ve tercihler Arapların ikinci planda kalmalarına sebep oldu. Güçlenen Horasanlılar ve mevali geçmiş mağduriyetlerinin de etkisiyle şuubiyye hareketini başlattılar. Siyasî, kültürel yönleri belirgin bir anlayış olan bu hareket Müslüman dünyanın parçalanmasında etkili unsurlardan biri oldu. Saray hayatında halifenin yakınında yer tutan mevali, elde ettikleri mevkilerle iyice güçlendiler. Bunların bir kısmı Emeviler döneminde mevali olarak nitelendirilen insanlardı. Diğer bir kısmı da kölelerdi. Bu dönemde ise valilik ve mütercimlik yaptılar. Sarayda ve haremde köle/cariyelere rastlanır. Saray hayatında ümmü veled olan kadınların etkinliğinin de bu dönemde kendisinden söz ettirdiği söylenebilir.Abbasiler döneminde Arapların rolü, bütün alanlarda olduğu gibi orduda da azaldı. Onlar durdurulamayacak bir gelişmeyi hızlandırmışlardı. Abbasi ihtilalinin zafere ulaşmasında başlıca etken olan ordu Horasanlıydı. Askerlik hayatında ise belirleyici rol oynadılar. Mevaliden oluşan hassa ordusunda Türkler etkin oldular. Hatta bu dönemde mevalinin Türklerden oluştuğu söylense yanlış olmaz. Halifeler özellikle garnizon şehirlerde barındırmak üzere bir ordu kurmaya başlayınca, bunun doğal sonucu olarak kentlere doğru bir mevali akını başladı. Toplumun değişim yaşadığı ve toplum katmanları arasında hızlı geçişlerin olduğu, yönetimin dayandığı esasların değiştiği bu dönemde Emevilerin bıraktığı devlet, toplum ve askeri düzenin ne şekilde değiştiği de bu çalışmada ortaya konulmuştur. İslâm medeniyetinin teşekkül devrinin son büyük devleti sayılan Abbasilerin ilk yüzyılında mevali kavramının kazandığı önem hilafet iddiasının da çöküşünün habercisiydi. Çünkü soya dayalı iddia artık mevalinin etkinliği ile gittikçe zayıflayacak, merkezi yönetim gerilerken çevredeki unsurlar güçlenecekti.
Abstract
This study focuses on the status of the mevâlî in the administrative levels and society during the early period of the Abbasid Caliphate. The Abbasid Caliphate which founded on the geographical and relatively political legacy of the Umayyad Caliphate who left large lands with their conquests, chose to give priority to the nations and tribes that supported the revolution while forming their own management paradigm. The conditions and preferences developed after the Abbasid revolution, which was supported by the Arabs, caused the Arabs to remain secondary. Strengthened Khorasan people and mevâlî launched the Şuûbiyya movement under the influence of their past sufferings. This movement, which had a clear understanding in terms of its political and cultural aspects, has been an influential factor in the disintegration of the Muslim world. Mevâlî, who had a place in the palace life near the caliph, was strengthened by the positions they gained. Some of them were people who were described as mevâli during the Umayyad period. The rest were slaves. During the early period of Abbasid they served as governor and translator. It can be also said that the ex-mevâlî women who had son became very effective in the palace life in this period. The role of Arabs decreased in the military in the Abbasid period as in all other fields. The main factor in the victory of the Abbasid revolution was the Khorasan army. They played a decisive role in the military life. Over time, the Turks became active in the sovereign army which were consisting of the mevâlî. In fact, it would not be wrong to say that Mevalî was composed of Turks during this period. When the caliphs began to establish an army to be hosted in garrison cities, a surge of mevâlî toward cities began. In the early period of the Abbasid dynasty which is considered the last great state of the formation of Islamic civilization, the importance of the concept of mevali became a precursor to the collapse of the claim of caliphate. The activities of mevali weakened this family-based claim, and the peripheral forces became stronger as the central government lost power.