Dergiler / PHILIA / 2016 / Cilt: Suppl. 1
Leto, Kurbağalar vb. Hakkında. Versay ve Hattuşa Arasındaki Bağlantılar
- Dergi
- PHILIA
- Sayfa
- 761–779
- DOI
- —
Özet
Tanrıça Leto’nun Lykia’da, Ksanthos yakınındaki ünlü tapınağının modern tarihi, Charles Fellows’un buradan geçtiği 17 Nisan 1840 günüyle başlar. Tapınağın Eskiçağ tarihi ise büyük ihtimalle, büyük torunu Erbbina’nın sunduğu bir adakta adı geçen erken dönem dynastı Kuprlli’ye kadar geri gitmektedir. Tanrıça’nın çocuklarını yıkamak istediği Melite ismindeki kaynak, Yunanca bir isim taşımakla birlikte, Anadolu dillerinde de bal anlamında belgelenen bir kelimeden türetilmiştir. Bu isim Apollonia’dan Yunanca bir yazıtta Mlidanase ve yine bir kadını onurlandıran Tlos’tan Lykçe bir yazıtta mlttaimi formlarında belgelenmiştir. Lykçe yazıtta karşımıza çıkan mlttaimi formu, İ.Ö. 9. yüzyıla tarihlenen hieroglif Luwice ile kaleme alınmış olup bir kralı onurlandıran malirimiš gibi “ballı” anlamına geliyor olmalıdır. Dolayısıyla Leto’nun çocuklarını yıkamak istediği kaynak Melite’ye benzeyen Lykçe bir isim taşımış olmalıdır. Antoninus Liberalis’in aktardığı bilgiye göre Lykia adlandırması da Leto mitosuyla bağlantılıdır: Buna göre bölgeye bu ad bizzat Tanrıça tarafından kendisine Lykia’lı çobanlardan daha nazik davranan kurtlara (Yunanca lykoi) izafeten verilmiştir. Bu Yunanca adlandırma için Yunan Dünyası’dan getirilen bu açıklama semantik bakımdan olası gözükmese de – zira bölgede kurtlara hala rastlanmakla birlikte, bunlar Lykia kültüründe herhangi bir rol oynamamışlardır – dilbilimsel açıdan kusursuzdur. Lykia adlandırması için getirilen “Işık Ülkesi” veya benzeri modern ve yaygın açıklama 19. yüzyılda bu anlamı yine Yunanca kökten çıkaran Alman tarihçi M. Duncker tarafından geliştirilmiştir. Ama bu açıklama kesinlikle abestir. Bölge adının, Hitit kaynaklarında geçen Lukka Ülkesi ile açıklanmaya çalışılması ise daha eskiye dayanmakla birlikte iki isim arasındaki ses benzerliğine dayanmaktan daha öteye geçememektedir. Nitekim Hitit metinlerinde geçen Lukka Ülkesi ile daha sonraki dönemlerin Lykia’sının coğrafi olarak örtüştüklerine dair yeterli veri hala mevcut değildir. Yine de Lykia ve Lukka adlandırmaları, örneğin Lykaonia ve Lykia yarımadasının doğusundaki Lykai toponymon’u gibi diğer isimlerle birlikte tıpkı Anadolu dışındaki örneğin İtalya’da Lucca ve Belçika’da Water-loo benzeri birçok yer adı gibi Hint-Avrupa *luk- kökünden türetilmiş olabilirler. Lykçe yazıtlarda Leto “qla ebi’nin anası” olarak anılmaktadır. Bu ibareyle “yerel” bir qla değil, bilakis Tanrıça’nın bizzat kendisi tarafından kurulmuş, Ksanthos yakınındaki ünlü tapınağı kastedilmektedir. Ayrıca Tanrıça’nın bu unvanla değil de şiirsel bir yazıtta (TL 55) geçen ve Syria kökenli olmakla birlikte Hititler arasında da tapınım gören Hebat’a kadar geri giden Xba şeklinde adlandırılmış olması da muhtemeldir. A. Kloekhorst tarafından ileri sürülen etimolojiye göre qla, Latince aula ve Türkçe avlunun da kökeni olan Yunanca aule ile örtüşmektedir. Kaş (eski adı Yunanca Antiphellos’tan korunan Andifli) yakınında bir köy 19. yüzyılda Aule adını taşıyor ve Avrupalı gezginler tarafından da Awelan olarak biliniyordu. Yunanca ismin Türkçe uyarlaması olması muhtemel Awelan ya da Awully adı kesinlikle bugün Ağullu şeklinde yazılan Türkçe isimdir. Letoon’un Lykçe adı Pñtr-’dır. Pandaros’la hiçbir alakası olmayan bu isim büyük olasılıkla, Hattuşa’da belgelenmiş Pantarwanta yer adının başında bulunan Pantar- ile örtüşmektedir. Bunun dışında Tuthaliya IV’ün üzerinde bir anıt diktiği MONS Pa-tara/i’nın, Letoon’daki “rocky hill” (Fellows) ile özdeşliği olası gözükse de, bunun Lykçe Pttara (= Yunanca Patara) ve onun sahile yakın tepesi ile bağlantılı olması daha muhtemeldir.
Abstract
The modern history of the famous sanctuary of the goddess Leto near Xanthos in Lycia begins on April the 17th, 1840, when Charles Fellows was passing by. Its ancient history probably goes back beyond the early dynast Kuprlli, who is mentioned in a dedication by Erbbina, his great-grandson. The spring named Melite, where the goddess wanted to bathe her children, has a Greek name, but derived from a word for honey that is attested in Anatolian languages too. And it is probably also attested in Lycian by Mlidanase, the name of a woman in a Greek inscription, and by mlttaimi in a Lycian inscription honouring a woman, probably ‚honeyed‘ like malirimiš, glorifying a king in a hieroglyphic Luwian inscription of the late 9th century BC. Therefore, the spring may have had a Lycian name similar to Melite. With the myth of Leto is connected, according to Antoninus Liberalis, the name Lycia: bestowed by the goddess herself after wolves (Gr. lykoi), who were kinder to her than the Lycian herdsmen. This explanation of the Greek name by a Greek word is linguistically impeccable, albeit semantically not probable: The wolves are still there, but they did not play any role in Lycian culture. The modern, popular explanation of Lycia as a ‚land of light‘, or similar, was invented by a German historian of the 19th century, deriving it from a Greek root too. But this explanation is evidently nonsensical. The current explanation by the land of Lukka in Hittite sources is somewhat older and nothing more than an equation between similar-sounding names. There is still no proper evidence for a geographic match. But both names, Lycia and Lukka, could together with other names, e.g., Lycaonia or the toponym Lykai, just on the eastern side of the Lycian peninsula, derive from the Indo-European root *luk- (as in light, in fact), like many toponyms outside Anatolia, e.g., Lucca in Italy or Water-loo in Belgium. In Lycian inscriptions Leto is called “mother of the qla ebi”, which is certainly not a ‘local’ qla, but only her sanctuary near Xanthos, virtually founded by the goddess herself. And it is possible that she is called not by this title, but by the name in a poetic inscription (TL 55): Xba, which may go back to Hebat, an originally Syrian goddess venerated by the Hittites too. Qla corresponds, according to the etymology offered by Kloekhorst, to Greek aule, whence Latin aula and Turkish avlu. A village near Kaş, or Andifli, the Greek Antiphellos, was called Aule in the 19th century, and by European travellers Awelan, probably a Turkish transformation of the Greek name, or Awully, evidently the Turkish name today written as Ağullu. The Lycian name of the Letoon’s location was Pñtr-, which has nothing to do with the hero Pandaros, but probably corresponds to Pantar- in the toponym Pantarwanta, attested in Hattusa. And the MONS Pa-tara/i, where the Hittite great-king Tuthaliya IV. erected a monument, could have been the “rocky hill” (Fellows) at the Letoon, but it is more likely to be connected with Pttara, Greek Patara, and this town’s coastal hill.