Dergiler / PHILIA / 2016 / Cilt: Suppl. 1
Karasis Kalesi Hakkında Bir Yorum
- Dergi
- PHILIA
- Sayfa
- 308–329
- DOI
- —
Özet
Karasis Kalesi üzerine yeni araştırmalar yapının inşasına Apameia Barışı’nın ardından III. Antiokhos tarafından başlanan, ama tamamlanmayan ve bir bütün olarak tek seferde inşa edilmiş, tahkimli bir saray veya rezidans olduğu yönündedir. Bu görüşün pek çok açıdan gözden geçirilmesi gerekmektedir. İhtiyaçların artmasına paralel olarak ve hem seramik hem de mimari buluntuların da işaret ettiği üzere, süreç içinde bu komplekse eklemeler yapıldığı anlaşılmaktadır. Geniş çaplı bir kazı çalışması yapılmadan ilk inşa evresinin nasıl planlanmış olduğunu kesin ifadelerle tanımlamak mümkün değildir. Ayrıca yapı kompleksinin tamamlanmadan bırakıldığı yönündeki argümanlar da güvenilir değildir. Karasis Kalesinin büyüklüğü, inşaat için ayrılması gereken bütçe ve işgücünün yanı sıra, dönemin askeri ve politik gelişmeleri incelendiğinde, bu tür bir kale kompleksinin III. veya IV. Antiokhos zamanında inşa edilme ihtimali zayıf gözükmektedir. Bunun yerine kalenin ilk yapı evresini I. Antiokhos’un hükümranlık zamanına tarihlemek ve bunu Galat tehdidiyle ilişkilendirmek akla daha yatkındır. Seleukoslar ünlü Filler Savaşı’nda Galatların Güney Anadolu için de büyük bir tehdit unsuru olduğunu deneyimlemişlerdir. Böylece Galatların Toroslar üzerindeki geçitlerden Seleukosların Syria’daki idari merkezine saldırma ihtimalleri de derin bir endişe kaynağı olmuştur. Bu nedenle Toroslar üzerindeki stratejik noktalarda Syria’ya ulaşan yolların kontrolü amacıyla aralarında Karasis Kalesi’nin de bulunması gereken kaleler inşa edilmiştir. Filler Savaşı’nda Galatların hangi güzergâhı kullandıkları bilinmemekle birlikte, hedeflerinin kraliyet başkenti, Orontes kenarındaki Antiokheia olduğu göz önüne alındığında, “hiçbir kural tanımayan” Galatların Kappadokia üzerinden en kestirme yolla Toroslar’a ulaşmaları olasıdır. Dolayısıyla Karasis Kalesi, Galatların izledikleri güzergâha da ışık tutabilecek bir özelliğe sahiptir. Karasis Kalesi’nin Galat tehdidine karşı İ.Ö. 3. Yüzyılın ikinci çeyreği başlarında inşa edildiği düşüncesi hem kalenin kendisinden hem de yakın civarından elde edilen seramik ve mimari buluntularla da uyum içindedir.
Abstract
Neuere Untersuchungen zu der Karasis-Festung sehen darin eine in einem Stück erbaute Palastanlage bzw. Residenz, die nach dem Frieden von Apameia von Antiochos III. in Angriff genommen und nicht vervollständigt wurde. Diese Sichtweise bedarf in mehrerer Hinsicht einer Revision. Keramikfunde wie auch der architektonische Befund deuten darauf hin, dass die Kernfestung mit den wachsenden Bedürfnissen im Laufe der Zeit Zusatzbauten erhielt. Ohne detaillierte Grabungstätigkeit sind jedoch Aussagen darüber, wie die erste Phase dieser Struktur gestaltet war, nicht möglich. Argumente dafür, dass die Anlage nicht vervollständigt wurde, sind nicht stichhaltig. Zieht man neben der Größe der Burg, die ein hohes Budget und gewaltige Arbeitskräfte erforderte auch die militärische und politische Entwicklung in Betracht, kommen Zweifel darüber auf, dass der Bau einer solchen Burganlage während der Herrschaft des Antiochos III. oder IV. erfolgte. Viel plausibler erscheint uns, die erste Bauphase der Festung in die Herrschaftszeit des Antiochos I. zu verlegen und mit der Galatergefahr im Zusammenhang zu bringen. Die Seleukiden hatten in der berühmten „Elefantenschlacht“ erlebt, dass die Galater eine große Gefahr auch für das südliche Kleinasien bildeten. Man rechnete damit, dass die Galater über die Tauruspässe auch das seleukidische Kernland in Syrien angreifen würden. Daher wurde an den neuralgischen Punkten des Taurus zur Überwachung der Strassen nach Syrien Festungen angelegt, zu denen die Anlage von Karasis zuzurechnen ist. Zwar ist nicht bekannt, welche Route die Galater während der Elefantenschlacht benutzt hatten. Wenn man aber davon ausgeht, dass ihr Ziel die Königsstadt Antiocheia am Orontes war, liegt es nahe anzunehmen, dass die “keine Regeln kennenden” Galater von Zentral-Kleinasien aus auf kürzestem Weg über Kappadokien in das Taurusgebirge einfielen. Deshalb besitzt die Karasis-Festung auch Eigenschaften, die diese Route der Galater aufhellt. Mit dieser Datierung der Anlage von Karasis, die zu Beginn des 2. Viertels des 3. Jh.s v. Chr. zur Abwehr der Galatergefahr erbaut wurde, stimmen auch die architektonischen und keramischen Befunde aus der Burg selbst und aus ihrer unmittelbaren Umgebung überein.