Dergiler / PHILIA / 2016 / Cilt: Suppl. 1
Bithynia Metropolü Nikaia’da Nemesis ve bir Asia Eyaleti Prokonsülü
- Dergi
- PHILIA
- Sayfa
- 1–32
- DOI
- —
Özet
Genç Plinius’un valiliği sırasında henüz tamamlanmamış olduğunu bildiğimiz Nikaia tiyatrosunda İznik Müzesi’nin denetiminde yürütülen kazılar sırasında 2012 yılında bir heykel kaidesi bulunmuştur. Kaide üzerinde yer alan yazıttan İ.S. 123 yılının consul ordinarius’u L. Venuleius Montanus Apronianus Octavius Priscus’un Asia prokonsüllüğü yaptığı 138/139 yılında onurlandırıldığı anlaşılmaktadır. Pisa kökenli bu senatörun heykelini, kendisini Nemesiastai olarak tanıtan bir topluluk dikmiştir. Onurlandırma sebebini büyük olasılıkla senatörün bu topluluğa yapmış olduğu yüklü miktarda para bağışı oluşturmaktaydı. Tiyatroda ele geçen en erken epigrafik belge niteliğine sahip bu yazıtın çevirisi şöyledir: «Hayırlı, uğurlu olsun! Tanrıça Nemesis’in müminleri, sırasıyla Salius Collinus, triumvir monetales, sexvir equitum Romanorum, praefectus Romae feriarum Latinarum makamlarına geldikten sonra Divus Traianus Parthicus’un quaestor’u, (ardından) praetor, legatus legionis primae Italicae, augur, konsül ve Asia eyaleti yöneticisi olan vatansever hemşehrimiz ve velinimetimiz, Lucius oğlu, Galeria kütüğüne kayıtlı, Lucius Venuleius Montanus Apronianus Octavius Priscus’u(n heykelini), yaptığı para bağışından diktiler.» Yazar yazıtta kendisini Nemesiatai (Nemesis müminleri) olarak tanıtan topluluğun, batı eyaletlerinden bilinen bazı örnekler doğrultusunda, gladyatör oyunları ve hayvan dövüşlerine tutkuyla bağlı Nikaia vatandaşlarından oluşan bir dernek niteliği taşıdığı sonucuna varmaktadır. Bu topluluğun Nemesis kül-tünü önemsemesi söz konusu tanrıçanın arena oyunlarındaki başat konumundan kaynaklanmaktadır. Nemesis’in Nikaia için taşıdığı önemi belgeleyen başka veriler de mevcuttur. Tiyatronun doğu parodos’unda analemma duvarına açılan iki nişe Smryna tipi iki Nemesis heykelciği dikilmiştir. Nişlerin altına kazınan ve «Uğurlar olsun! Tanrıça Nemesis’leri güneş saati uzmanı Aelianus Asklepiodotos adadı» ibaresini taşıyan kitabe parodos’un bu kısmının bir Nemeseion olarak işlev gördüğünü göstermektedir. Tiyatroların giriş kısımlarının aynı zamanda Nemesis kült alanı olarak da işlev görmesi batı eyaletlerindeki birçok amfitiyatronun yanı sıra Doğu’da Philippi tiyatrosu için de tespit edilmiştir.Nikaia tiyatrosunda Nemesis kültüne yer ayrılması ise Hadrianus ya da Antoninus Pius Dönemi’nde, yani Nemesis müminlerinin Montanus Apronianus’u onurlandırdıkları tarihe yakın bir zamanda ger-çekleşmiş olmalıdır. Antoninus Pius Dönemi’nde darp edilen Nikaia sikkelerinde de Tanrıça Nemesis’in sikke figürü olarak kullanıldığı bilinmektedir. Sonuç olarak arkeolojik, epigrafik ve numismatik veriler ışığında Tanrıça Nemesis’in Antoninler Devri’nde kentte yoğun bir tapınım gördüğü anlaşılmaktadır. Nemesis’in İmparatorluk Dönemi’yle birlikte giderek önem kazanarak geri planda bir konumdan yaygın tapınım gören başat bir konuma yükselmesi diğer doğu eyaletleri için de tespit edilmiştir. Yazar, Nemesis kültünün bu «yükselişini», batıda Roma imparatorlarının desteğiyle arenada «zafer tanrıçası»na dönüşümünün Tanrıça’nın doğudaki adalet ve intikam tanrıçası olarak «geleneksek» kimliğiyle örtüş-mesine bağlamaktadır. Her halükarda gladyatör oyunlarının doğuda da yaygınlaşması Nemesis’e olan ilginin doğu eyaletlerinde de artmasında önemli rol oynamıştır.Yazar Nemesis kült alanlarının tiyatro binalarıyla bağlantısı ve Nikaia’da Nemesis kültünün gelişimi hakkında verdiği bu bilgilerin ardından makalenin ikinci bölümünde Nikaia ve diğer Bithynia kentle-rinde gladyatör oyunlarının yaygınlığını ve tarihsel gelişimini incelemektedir. Doğu’da Augustus Dö-nemi’nde İmparator kültünün yerleşmesi gladyatör oyunları için ideolojik zemini oluşturmuştur. Augustus ve Tiberius dönemleri için Ankara rahip listeleri bu yönde önemli ipuçları vermektedir. Ancak, İ.S. 1. yüzyılda İmparator kültü rahiplerinin gladyatör oyunları tertipleme yükümlülüğü bulunmaması, böylesi kanlı oyunlara zaten alışık olmayan Bithynia soylularının gladyatör oyunlarına karşı başlangıçta çekingen davranmalarına neden olmuştur. Nitekim bu erken evrede Bithynia’da gladyatör oyunlarının sergilendiklerine dair henüz delil olmadığı gibi, belgeler daha ziyade gladyatör oyunlarının İ.S. 2. yüzyılda yaygınlaştığına ve imparator kültü rahiplerinden artık yılda en az bir kere gladyatör oyunu düzenlemelerinin beklendiğine işaret etmektedir. Buna rağmen Bithynia kentlerinde yöneticilik yapan soyluların bu tür oyunları kendi onurlarına kaleme alınan yazıtlarda anmayı tercih etmedikleri görülmektedir. Nikaia’da pahalı gladyatör ve hayvan dövüşleri sergilemekle övünen Flavius Severianus Asklepiodotos bu konuda bir istisna oluşturmaktadır. Askeri seferleri sırasında Caracalla ve Elagabal’in kış aylarını Bithynia’da geçirmelerini fırsat bilen Asklepiodotos, adı geçen imparatorlarla mahiyetlerindeki ordu mensuplarının onuruna bu oyunları düzenlemiş ve bu vakıf imparator kültü rahipliğinden bağımsız gerçekleşmiştir. Asklepiodotos’un her iki imparatora sunduğu bu hizmet karşılıksız kalmamıştır. Zira Elagabal onu Roma rahipliğine atamış ve ona ömür boyu erguvan renkli giysi giyme ayrıcalığı tanımıştır.Yazar makalede ayrıca Bolu’da ele geçip ön kısmı arena dövüşlerinde kullanılan kalkan (scutum) şeklinde betimlenmiş bir gladyatör anıtını da incelemektedir. Yaygın görüşe göre söz konusu anıt, gladyatör oyunlarını tertipleyen rahibin bu oyunların unutulmaması amacıyla yaptırdığı bir tür hypomnema (= hatırat) olarak yorumlanmıştır. Bunu Asia eyaletinin bazı kentlerinden hâlihazırda bilinmekte olan benzer anıtlarla karşılaştıran yazar, birtakım özelliklerini göz önüne alarak söz konusu anıtın imparator rahibi Secundus’un tertiplediği dört günlük arena oyunlarında hayatını kaybeden oniki gladyatör için yaptırdığı bir mezar anıtı olduğu sonucuna varmaktadır. Gladyatör ve hayvan dövüşleri Bithynia kentlerinde de en yaygın dönemlerini İ.S. 2. yüzyılla 3. yüzyılın ilk yarısında yaşamıştır. Bu oyunların Nikaia ile Nikomedeia’nın «Bithynia’nın önde gelen kenti» unvanı (proteia) içi
Abstract
A statue base discovered in the theatre of Nicaea in 2012 features an inscription honouring L. Venuleius Montanus Apronianus Octavius Priscus (cos. ord. 123). The monument was erected probably in 138/9 CE, when the honorand was proconsul of Asia, and provides us with the earliest evidence for the use of the theatre, which was still under construction when Pliny the Younger was governor. The statue of the proconsul was set up by the association of the Nemesiastai, who appear to have received a large donation from the honorand. Protected by Nemesis, they were probably citizens of Nicaea who, because of their interest in gladiatorial combats and animal fights, had joined together in a club. In the theatre the roofed part of the east parodos served as Nemeseion, which is suggested by two wall niches which, according to the inscription below the niches, had housed two statuettes of the goddess. The cult of Nemesis appears to have been particularly popular in Nicaea under the Antonines, this is evident also from the fact that under Antoninus Pius the city minted coins featuring the goddess. Under the Empire the cult of Nemesis experienced a rise in reputation throughout the eastern part of the Roman Empire, this seems to have come about only through the combining of the «Roman» Nemesis as victory goddess of the Games of Arena and the «traditional» Nemesis as goddess of law and revenge. The first chapter presents the epigraphical and archaeological evidence of Nemesis in Nicaea, the second examines the importance gladiatorial combats and animal fights had for this city, and the third explains the relationship between Venuleius Apronianus of Pisa on the one hand and Nicaea and the Nemesiastai on the other. It is likely that Apronianus held a city patronage position that had already been established by his grandfather during his proconsulship of Bithynia-Pontos under Nero. The last chapter discusses the career of Venuleius Apronianus and, with the aid of this new document, revises the extant incomplete inscription CIL XI 1525 from Lucca, on which reconstructions of the career of Venuleius Apronianus have hitherto been dependent.