Dergiler / Ortadoğu ve Göç / 2020 / Cilt: 10 - Sayı: 20

BEKİR YILDIZ’IN DEMİR BEBEK ADLI ESERİNDE GÖÇMENLİĞİN VE SINIRIN DIŞINDA KALMANIN TRAJİĞİ

Sayfa
401–419
DOI
—

Özet

Göç olgusu ve göçmen sorunları üzerine Türk romanı ve hikâyesi içerisinde yazdıklarıyla Bekir Yıldız’ın gözlem, deneyim ve kurgulamaları göz ardı edilemez. Toplumcu gerçekçi çizgisi, karakter-eylem tasarımlarını bu estetik kategoride değerlendirmemize imkan vermektedir. Bu unsurları, eserlerine gerçekçi ve yalın bir gözle yansıtmayı başarmıştır. Bekir Yıldız’ın 1975 yılında basılan Demir Bebek adlı kitabı, 10 hikâye metnini içermektedir. Bu hikâyelerden beş tanesi göçmenlik ve sınır kaçakçılığı sorunları üzerine kurgulanmıştır. Almanya’ya göçmen işçi olarak gidenlerin trajik durumları üç hikâyesinde, Türkiye-Suriye sınırında gerçekleşen trajik ölümler ise iki hikâyesinde konu edilmektedir. Göç ve göçmenlik, dönem Türkiyesi’nde yaşanan ekonomik zorlukların özellikle köylü kesiminden insanları sürüklediği bir mecburiyet olarak karşımıza çıkar. Sosyolojik ve psikolojik etkilerin hikâyeci dikkatiyle yansıtıldığı metinlerde, 60’lı yıllar sonrası, Türkiye’den Almanya’ya yapılan göçün etkileri, sosyal ve ekonomik olduğu kadar politik yönüyle de öne çıkarılmaktadır. Sınır kaçakçılığını konu edinen hikâyelerinde de ekonomik gerekçelerle kaçakçılık yapan köylülerin ölümleri ve geride kalan trajik durumlar yansıtılmıştır.

Abstract

Bekir Yıldız's observations, experiences and constructions cannot be ignored with his writings on the phenomenon of migration and immigration issues in Turkish novel and story. Its socialist realist line allows us to evaluate character-action designs in this aesthetic category. He managed to reflect these elements in his works with a realistic and plain eye. Bekir Yıldız's book, Demir Bebek, published in 1975, contains 10 story texts. five of these stories are based on immigration and border smuggling issues. Leading to the tragic situation of migrant workers in Germany in the third story, which takes place in the Turkey-Syria border tragic deaths are the subject of the second story. Emigration and immigration, especially in Turkey during the period of economic difficulties we face as an obligation that drag people from the peasant sector. Sociological and psychological effects of the narrator in the text that reflected the diligence, post-60s, the effects of immigration from Turkey to Germany, also highlighted the social and economic as well as political aspects. The deaths of the villagers who smuggled for economic reasons and the tragic situations left behind were reflected in the stories about border smuggling.

Anahtar kelimeler: Göç, Göçmen, Demir Bebek, Bekir Yıldız, Almanya, Suriye