Dergiler / Journal of International Eastern European Studies / 2019 / Cilt: 1 - Sayı: 2

Osmanlı-Rus Ticarî İlişkileri ve Türkiye’deki Rus Markaları

Ottoman-Russian Commercial Relations and Russian Trademarks in Turkey

Sayfa
367–386
DOI
—

Özet

XV. yüzyılın sonlarına doğru Osmanlı Devleti ile diplomatik ilişkiler kurarak Karadeniz ve Osmanlı ülkesindeki ticareti geliştirmeyi hedefleyen Ruslar, 1774 Küçük Kaynarca Antlaşması ile ilk defa kendi gemileri ile Karadeniz ve Akdeniz’de ticaret yapabilme hakkına sahip olmuşlardır. Ruslar ilerleyen yıllarda Osmanlı-Rus Ticaret Antlaşması (1783), Edirne Antlaşması (1829), Hünkâr İskelesi Antlaşması (1833), Osmanlı-Rus Ticaret Antlaşması (1846) ve Osmanlı-Rus Ticaret Antlaşması (1862) ile devamlı olarak kendi lehlerine ticarî imtiyazlar elde etmişlerdir. Rusya ile imzaladığı antlaşmaları İngiltere ve Fransa gibi diğer Avrupa ülkeleri ile de imzalayan Osmanlı Devleti, XIX. yüzyılın ikinci yarısından itibaren uluslararası ticarî sisteme entegre olmuştur. Özellikle yabancı şirketlerin zorlamasıyla Osmanlı devlet adamları, ticarî ürünler ile ilgili başta taklitçilik olmak üzere sahtecilik, dolandırıcılık gibi hususların önüne geçmek için 1871 tarihli “Eşya-yı Ticariyyeye ve Alamet-i Farikalara Dair Nizamname”si ile markalaşma sürecini başlatmışlardır. Bu nizamname çerçevesinde şirketler markalarını Alamet-i Farika Defterleri’ne kaydettirmişler ve bu defterler 1931 yılına kadar tutulmuştur. Bu dönem içerisinde Rus şirketleri de petrol, gaz, benzin, sigara kâğıdı, iplik, yumak, dikiş makinaları, kozmetik ve ayakkabı gibi farklı sektörlerde ürünlerini tescil ettirmişlerdir. Bu çalışmada öncelikle Türk-Rus ticarî ilişkilerinin arka planı incelenecek, daha sonra Osmanlı ve Cumhuriyet dönemlerinde marka tescili yaptırılan Rus markaları üzerinde durulacaktır. Ayrıca bu markaların dağılım gösterdikleri sektörler üzerinde analizleri yapılarak, elde edilen istatistiki verilerle, Türk-Rus ticarî ilişkilerine farklı bir perspektiften bakılacaktır.

Abstract

Russians, aiming to establish diplomatic ties with the Ottoman Empire and to build up their trade in the Black Sea region and Ottoman territories towards the end of the 15th century, has gained for the first time the right to trade in the Black Sea and the Mediterranean with their own vessels with the Treaty of Küçük Kaynarca of 1774. In later years, Russians has gained commercial benefits continuously by Ottoman-Russian Trade Agreement of 1783, Treaty of Adrianople of 1829, Treaty of Hünkar İskelesi of 1833, Ottoman-Russian Trade Agreement of 1846 and 1862. Signing similar trade agreements with other European states, Ottoman Empire had integrated to an international commercial system in the second half of the 19th century. Especially with the promotion of foreign companies Ottoman statesmen had started the branding process in 1871 with the regulation named “Eşya-yı Ticariyyeye ve Alamet-i Farikalara Dair Nizamname” in order to prevent imitation, counterfeiting and fraud. In accordance with this new regulation, companies started to register their brands to Alamet-I Farika Registers and these registers were kept records till 1931. In this era, Russian companies had also registered their brands in the sectors of raw materials, rolling paper (for cigarettes), confection, cosmetics and shoe. In this work, firstly the background of Turco-Russian commercial relations will be investigated and afterwards Russian brands which were registered in the Ottoman and Republican eras will be emphasized. Also a sectoral analysis will be carried on and with the statistical data, a new perspective of Turco-Russian commercial relations will be shown.

Anahtar kelimeler: Osmanlı Devleti, Rusya, marka, ticaret, Alamet-i Farika