Dergiler / Vakanüvis - Uluslararası Tarih Araştırmaları Dergisi / 2017 / Cilt: 2 - Sayı: 1 #85030
“Hasta Adam” Osmanlı Devleti Karşısında Başarılı Bir İtalyan Diplomasi Örneği: Trablusgarp Savaşı
- Sayfa
- 78–118
- DOI
- —
Özet
19. yüzyılın ikinci yarısında millî birliğini sağlayan İtalya, 1815 Viyana Kongresi’nin Avrupa siyasetinde ortaya çıkardığı güçler dengesi içinde kendisine bir yer edinmeye ve aynı zamanda diğer büyük güçlerin sömürgecilik faaliyetlerinden geri kalmamaya gayret göstermiştir. Bu minvalde ilk hedefi, 1789 Fransız İhtilâli ile yayılan milliyetçilik akımlarının olumsuz etkileri karşısında istikbâlini tehdit eden sorunlarla mücadele eden ve bu sorunlara çözüm arayışı içinde olan ‘hasta adam’ Osmanlı Devleti’nin Kuzey Afrika’daki toprakları olmuştur. Geçmişten itibaren elde etmek istediği Trablusgarp için Avrupa’nın diğer büyük güçleri arasında son derece yoğun ve gizli bir diplomatik çaba sarf eden İtalya, Osmanlı Devleti’nin bu durumundan istifade ederek amacına ulaşmıştır. Önce Fransa ve İngiltere son olarak da İtalya’nın Afrika’nın kuzeyindeki Osmanlı topraklarını almaları ile birlikte 16.yüzyıldan itibaren bu toprakların mâliki olan Osmanlı Devleti’nin Afrika’daki varlığı sona ermiştir. Yürüttüğü açık ve gizli diplomatik faaliyetler ile sürecin kendi lehine olgunlaşmasını başarıyla sağlayan İtalya, Osmanlı Devleti’nin bu faaliyetlerden bîhaberliği ve içinde bulunduğu durumun bîçareliği karşısında sadece Trablusgarp’ı elde etmekle kalmamış özellikle günümüze kadar uzanan bir sorun niteliği taşıyan Ege Denizi’ndeki adaların akıbeti gibi stratejik konularda da söz sahibi olmayı başarmıştır. Osmanlı Devleti ise Afrika’daki varlığına son veren Trablusgarp Savaşı’nın ardından gerçekleşen Balkan Savaşları ile Balkanlardan, I. Dünya Savaşı sonucunda ise tarih sahnesinden çekilmek zorunda kalmıştır.
Abstract
Italy who secured its national unity in the second half of the 19th century, endeavoured to gain a position in the balance of power constituted by Congress of Vienna (1815) in European politics and also to catch up the colonial activities of other great powers. In this manner, its initial objective had been the North Africa territories of ‘the sick man of Europe’, Ottoman Empire who had been contending with the problems that threaten its future as a result of the bad influences of French Revolution’s (1789) nationalist movements. Italy who endeavoured longstanding, vigorous and secret diplomatic efforts to land Tripoli among the other great powers of Europe, achieved this goal by taking the advantage of Ottoman Empire’s situation. The presence of Ottoman Empire in Africa, as the owner of these territories since the 16th century, ceased as a result of the invasion of the Ottoman territories in the North Africa, first by France and Britain and finally Italy. Italy who ensured the process to turn into its favour both with the implicit and explicit diplomatic activities, not only invaded Tripoli as a result of wretchedness and obliviousness of the Ottoman Empire of these activities, but also has achieved to have a voice in strategic issues such as the fate of the islands in Aegean Sea which are still on the agenda. Ottoman Empire had to withdraw the Balkans by Balkan Wars occurred following the Tripoli War and has fallen out off the dusty pages of history in the wake of the World War I.