Dergiler / Vakanüvis - Uluslararası Tarih Araştırmaları Dergisi / 2017 / Cilt: 2

Kafkasya’da Türk Varlığının Başlangıcı Üzerine

On the Beginning of Turkish Existence in Caucasia

Sayfa
558–575
DOI
—

Özet

Kafkasya, dünyanın üç kıtadan oluştuğu düşünülen zamanlarda Asya ve Avrupa’nın geçiş yeri konumundaydı. Karadeniz’in kuzeyindeki düzlükler iki kıtayı birleştiren ara bölge gibiydi. Günümüzde dünyanın çok daha geniş bir yer olduğu öğrenilmesine rağmen bölgenin iki kıta arasındaki geçiş yeri olma konumu hâlâ devam etmektedir. Bu özelliği yüzünden tarihin ilk zamanlarından itibaren Kafkasya’da pek çok farklı topluluk görmek mümkündür. Hint-Avrupaî, İranî ve Turanî kökenli halklar bu bölgede çok eski dönemlerden itibaren bir arada bulunabilmiştir. Kafkasya’nın çok uluslu yapısı günümüzde de varlığını korumaktadır. Kafkasya XIX. yüzyılın ortalarından itibaren büyük güçlerin hâkimiyet mücadelesine sahne olmuştur. Bu rekabetin bir sonucu olarak bölgenin tarihi ve kültürünü sahiplenme eğilimi ortaya çıkmıştır. Avrupa’da yapılan çeviri faaliyetlerinde yöre kaynakları yabancı dillere aktarılırken tenkide tâbi tutulmadığından Orta Çağ tarihçilerinin dinî ve millî hislerin etkisiyle kaleme aldığı eserlerdeki iddialar günümüze taşınmıştır. Siyasi rekabetin tesiriyle günümüzde yazılan pek çok eserde Gürcü, Ermeni veya Türklerin bölgenin kadim halkı olduğu, uygarlık temelini attığı ileri sürülmüştür. Haliyle birbirinden çok farklı görüşler kaleme alınmıştır. Bu ideolojik ve kültürel zeminde Kafkasya’daki Türk varlığının ne zaman başladığı meselesiyle ilgili olarak da pek çok görüş ileri sürülmüştür. Türkistan ve Türklükle bağlantıları konusunda son yıllarda ele geçen bilgi ve belgeleri görmezden gelen belirli çevreler bu varsayıma soğuk baksa da Kimmer ve İskitler, Kafkasya’da Türklüğün öncüleri olarak kabul edilmelidir. Onlardan önce bölgede Türk bulunduğuna dair iddiaların temeli bugün için zayıftır. Kıpçaklar bu topluluklardan sonra Kafkasya’ya gelen ikinci bir grup olarak kayıtlara geçmiştir. Hunlardan itibaren ise Kafkasya’daki Türk varlığını kesintisiz olarak takip etmek mümkündür.

Abstract

Caucasia, when the earth was considered as three continents, was a passageway of Asia and Europe. The plains in the north of Black Sea were like an intermediate range combining two continents. Although it is learned today that the earth is a much larger place the district is still regarded as a passageway. Due to this quality it is possible to see many different societies in Caucasia since the beginning of the early history. Aryan, Iranian, Turanian origin people have been together in the region since ancient times. This multi-national structure of Caucasia is still available today. Since the mid-19th century, Caucasia witnessed fight for hegemony between great powers. As a consequence of this rivalry, there has been a tendency to own the history and culture of the region. In the translations done in Europe the allegations, in the works historians that were done under patriotic and religious influences by middle age historians, were carried to modern days as the local resources weren’t put to criticism while transferring foreign languages. By the effects of political rivalry, it is claimed that the Georgian, the Armenian or the Turkish people were the ancient people of the region and laid the base of civilization in the region. Thus there has been many different point of views. In this ideological and cultural base there has been many views as to when the Turkish existence in Caucasia started. Although some specific circles, ignoring the information and documents about Turkistan and its relation with turkishness tend to disagree with this hypothesis, Cimmerians and Scythians should be regarded as pioneers of Turkish existence in the region. Before them, the claims of Turks in the region are rather weak. Kipchaks were recorded as a second group coming to the region. After Huns it is possible to pursue the existence of Turks in Caucasia continuously.

Anahtar kelimeler: Kafkasya, Türk, Kimmer, İskit, Kıpçak, Hun