Dergiler / The Journal of International Scientific Researches / 2017 / Cilt: 2 - Sayı: 7
Osmanlıda Vakıfların Yeri ve Önemi
- Sayfa
- 119–128
- DOI
- —
Özet
Toplumsal ilişkilerde yardımlaşma ve dayanışma ruhunun güçlendirilmesi ve sosyal sermayenin arttırılabilmesi için inşa edilen vakıf müesseseleri geçmişten günümüze, gündelik hayatın vazgeçilmez toplumsal kurumlarından birisi olmuştur. İslamiyet öncesinde vakıfların varlığından söz edilebilse de vakıflar, İslamiyet’i kabul eden Arap medeniyetinde kurumsal bir oluşum olarak ortaya çıkmıştır. Türklerin İslamiyet’i kabul etmesinin ardından Türk dünyasında da yaygın hale gelmiştir. Vakıf müesseselerinin ve sundukları hizmetlerin kapsamı, İslam’ın daha geniş coğrafyalara yayılması ve özellikle Türk-İslam sentezi içerisinde vakıf kültürünün genişlemesiyle beraber en parlak dönemlerini yaşamıştır. Vakıflar yüz yıllar boyunca özellikle barınma, eğitim, sağlık hizmetleri başta olmak üzere sosyal dayanışmayı güçlendiren, toplumsal ihtiyaçları karşılayan ve diğer yandan taraflara doğrudan ya da dolaylı olarak ekonomik etkileri olan faaliyetleri devam ettirmişlerdir. Ayrıca vakıflar devlet idaresinden şehirleşmeye kadar pek çok siyasal ve sosyal alanda da nüfuz elde etmiş müesseseler olmuştur. 20. yüzyılda sosyal refah devleti anlayışının egemen olmasıyla birlikte daha önce vakıflar tarafından yürütülen toplumsal hizmetlerin pek çoğu artık çağdaş devletlerin sunduğu kamu hizmetlerine dönüşmüştür. Bu çalışmada Osmanlı dönemindeki vakıflar, vakıflar aracılığıyla verilen hizmetlerin içeriği ve sosyal hayattaki yansımaları analiz edilmektedir.
Abstract
From past to present, foundations (Vakıfs), which are constituted in order to strengthen assistance and solidarity spirit and to increase social capital in social relations, have been one of the indispensable social institutions of everyday life. Although it is possible to assert the existence of foundations in Pre-Islamic era, they essentially rise as an institutional entity in the Arabic civilisation that embraced Islam. They become common also in Turkish world after Turks embraced Islam. The foundations and services they provide experienced the golden age after Islam spread to wide geographies and foundation culture developed within Turkish-Islamic synthesis. Throughout the centuries, they have maintained facilities that empower social solidarity such as sheltering, education and health services, that meet the social needs and that affect the economy directly or indirectly. Moreover, they have penetrated into political and social ground from state administration to urbanisation. Most of social services that are conducted by the foundations previously have turned into public service after social welfare state understanding dominated in 20th century. In this study, foundations in the Ottoman era and their services with content and reflections in social life are analysed.