Dergiler / PESA Uluslararası Sosyal Araştırmalar Dergisi / 2017 / Cilt: 3 - Sayı: 1

Türkiye'nin Yakın Dönem Dil Politikaları

Sayfa
57–66
DOI
—

Özet

Modern zamanlarda milliyetçiliğin evrensel bir ideoloji haline gelmesiyle birlikte aynı siyasal sınırlar içinde ortak dilin mevcudiyeti bir zorunluluk olarak algılanmıştır. 19. yüzyılda ayrılıkçı milliyetçiliklerin tehdidi altında kalan Osmanlı devleti, parçalanmaya karşı Türkçeyi yaygınlaştırmaya çalışmış, ancak bu çaba başarıya ulaşamamıştır. Türkiye Cumhuriyeti ise, daha küçük siyasal sınırlar içinde göreli planlı ve ısrarlı bir çaba sergilemiştir. Ancak 2000'li yılların başlarından itibaren Türkiye'deki bu resmî tek-dillilik politikası, bir yandan küreselleşmenin, diğer yandan AB'nin baskısıyla gevşeme sürecine girmiştir. Bu çalışma sözü edilen gevşeme sürecinin boyutlarını, nedenlerini ve tarihini analiz etmeyi amaçlamaktadır. Modern zamanlarda milliyetçiliğin evrensel bir ideoloji haline gelmesiyle birlikte aynı siyasal sınırlar içinde ortak dilin mevcudiyeti bir zorunluluk olarak algılanmıştır. 19. yüzyılda ayrılıkçı milliyetçiliklerin tehdidi altında kalan Osmanlı devleti, parçalanmaya karşı Türkçeyi yaygınlaştırmaya çalışmış, ancak bu çaba başarıya ulaşamamıştır. Türkiye Cumhuriyeti ise, daha küçük siyasal sınırlar içinde göreli planlı ve ısrarlı bir çaba sergilemiştir. Ancak 2000'li yılların başlarından itibaren Türkiye'deki bu resmî tek-dillilik politikası, bir yandan küreselleşmenin, diğer yandan AB'nin baskısıyla gevşeme sürecine girmiştir. Bu çalışma sözü edilen gevşeme sürecinin boyutlarını, nedenlerini ve tarihini analiz etmeyi amaçlamaktadır.

Anahtar kelimeler: Dil Politikası, Türkiye Cumhuriyeti, Çok-dillilik, Resmî Tek-dillilik Politikası, Gayrı-resmî Çok-dillilik Politikası