Dergiler / Necmettin Erbakan Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Dergisi / 2019 / Cilt: 1 - Sayı: 1
Uluslararası Hukuk Bağlamında Din ve Vicdan Hürriyetinin Korunması
- Sayfa
- 80–91
- DOI
- —
Özet
Toplumsal hayatın hemen her alanında değişik şekillerde karşımıza çıkan din ve vicdan kavramları ulusal hukukun mutlak konuları olmanın yanında uluslararası hukukun da yadsınamaz unsurlarıdır. Esasen bu kavramlar ulusal hukukun üstesinden gelmekte yetersiz kalabileceği izlenimi uyandırmaktadır. Devletler özelinde artan önemine rağmen, din ve vicdan hürriyetinin korunması uluslararası hukuk bağlamında geri plana itilmiştir. 16. ve 17. yüzyıllarda din ekseninde savaşlar yaşanmasına rağmen, aydınlanma hareketinin ortaya çıkışıyla din ve uluslararası hukuk yeni ortaya çıkan ulus devletlerde birbirinden ayrışmaya başlamıştır. Din ve vicdan özgürlüğü 20. yüzyılın ikinci yarısında insan hakları temelinde daha fazla önem kazanmıştır. Soğuk Savaşın sona ermesiyle beraber uluslararası hukuk, din ve vicdan hürriyetinin korunmasını insan haklarının korunması bağlamında ele almaya başlamıştır. Bu çalışmada din ve vicdan hürriyetinin uluslararası hukuk bağlamında korunmasının alan yazın açısından detaylı bir şekilde taraması yapılmış olup, din ve vicdan hürriyeti temelli sorun ve hukuki tartışmanın kendisine uluslararası hukuk kapsamında çözüm aranması konusu araştırılmıştır. Din, dil, ırk ayrımı gözetmeksizin dünya üzerinde yaşayan her bir bireyin din ve vicdan hürriyetinin uluslararası hukuk bağlamında korunmasının sağlanması sorunsalının tarihsel anlamda analizi de yapılmaya çalışılmıştır.
Abstract
The concepts of religion and conscience, which are encountered in various ways in almost all areas of social life, are the absolute subjects of national law as well as undeniable elements of international law. Essentially, these concepts give the impression that national law may be insufficient to overcome. In spite of its increasing importance for the states, the protection of freedom of religion and conscience has been pushed to the background in the context of international law. Although there were wars on the axis of religion in the 16th and 17th centuries, with the emergence of the enlightenment movement, religion and international law began to be distinguished from each other in the emerging nation-states. Freedom of religion and conscience gained more importance on the basis of human rights in the second half of the 20th century. With the end of the Cold War, international law began to deal with the protection of freedom of religion and conscience in the context of the protection of human rights. In this study, the protection of freedom of religion and conscience in the context of international law has been searched in detail in terms of literature, and the issue of freedom of religion and conscience based on freedom of conscience has been investigated. It has also been tried to make a historical analysis of the problem of ensuring the protection of freedom of religion and conscience in the context of international law of every individual living in the world without distinction of religion, language and race.